Romantik İroni-Tuba Akyol

Nar Kitap tarafından yayımlanan okudukça insanın içini ısıtan güzel eğlenceli bir kitap ‘’Romantik İroni’’. Günlük şeklinde yazılmış Tuba Akyol’un Romantik İroni adlı kitabından alıntılar:

Efsaneye bu ya, bir gün bir keşiş ibadet icabı düşünürken uykuya dalar. Silkinip kendine geldiğinde bu bir anlık gaflet öyle kızdırır ki onu, bir daha asla kapanmasınlar diye gözkapaklarını kesip atar. Onların düştüğü yerde bir bitki büyür: Çay. Demek düşünenler zamansız uykulara dalmasın diye, bir keşişin kesip attığı gözkapaklarının düştüğü yerde büyümüş çay.

Ayrılık sevginin değil, hayat karşısında artık yan yana, omuz omuza, el ele durma arzusunun bitmesi demek.

Size de olmuştur. Bir gün camın önünde dikilmişsinizdir. İçinizde içe dokunan bir şarkı çalmaktadır. Dışarı bakmışsınızdır. Dışarıda hayat vardır. Siz dışarıdaki hayatın dışındasınızdır.

Dünden beri kime “oyun” desem, herkesin aklına önce “oyun, dolap, dalavere, hile, düzen, desise, entrika” geliyor. “Yok,” diyorum, “yakar top, istop, birdirbir… Sadece oyun.” Oyun sadece çocuklara bırakılmayacak kadar eğlenceli bir şey!

Ya mutluluğa programlı değiliz. Ya da hayat boyu bize öğretilen “mutluluk” tarifi hata veriyor: “Bu program geçersiz bir işlem yürüttü. Kapatılacak”

Ve şu nasihati verir: ‘’Aralarına nifak tohumları ekeceksin. Onlar birbirleriyle savaşırken sen kendini hakem olarak kabul ettireceksin. Ama anlaşmaya giden tüm yolları tıkayacaksın.’’

Konuşunca barışmış sayılırdık.

Bir şirkette çalışmaya başladığınızda ilk fark ettiğiniz şey o şirkette her işin yanlış yapıldığı oluyor.

Sokaktaki sokak çocuklarına yüzlerini buruşturanlar dizilerdeki sokak çocuklarına nasıl oluyor da büyük bir içtenlikle ağlıyor.

Seni çok özlüyorum’lar, sensiz yaşayamam’lar, her gece uyumadan önce ve sabah uyandığımda seni görmek istiyorum’lar…

Ayrılık sevginin değil, hayat karşısında artık yan yana, omuz omuza, el ele durma arzusunun bitmesi demek. Sevgiyi bitiren, nefrete dönüştüren, ayrıldıktan sonra ayrılamamak. Milliyet gazetesinin hafta sonu eklerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yapan, şimdi Psikeart dergisinde yazan ve Nar Kitapın yayın yönetmenliğini yürüten Tuba Akyoldan maydanozun, şişme botların ve kullanma kılavuzları için kullanma kılavuzu yazılmasının faydaları, rüyalar ve oyunlar, gece hayatı ve sıkıntı, tembellik ve tembel fikirler üzerine, her şey ve hiçbir şey hakkında, sonu olmayan bir kitap.

Mutlu sonlardan sonra ne olur?

Kısa bir süre bir holdingde çalıştı ve işyerlerinin çalışmaktan ziyade sosyalleşme alanları olduğunu, kariyer yapmak için çalışmaktan ziyade çalışıyormuş gibi görünmeye çalışmak gerektiğini anlayınca gerçekten çalışmayı seçti, böylece istifa edip evde çeviri yapmaya başladı.

İnsanın en büyük çelişkisi kendisi ile arasındaki mesafe. Olduğu ile göründüğü, düşündüğü ile söylediği, söylediği ile yaptığı arasındaki fark.

4/5 (1)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.