Kilitli Oda-Paul Auster

Paul Auster’in Kilitli Oda Kitabını Oku, Paul Auster’in The New York Trilogy Serisini Oku, Paul Auster’in New York Üçlemesi Serisini Oku, Paul Auster’in Kilitli Oda Kitabından Sözler, Paul Auster’in Kilitli Oda Kitabının Konusu, Paul Auster’in Kilitli Oda Kitabının Özeti.

Dünyaca ünlü yazar Paul Auster’ın orijinal adı ‘’ The New York Trilogy’’ olan ve Türkçe’ye ”New York Üçlemesi” olarak çevrilen eserinin ilk kitabı olan orijnal adı ‘The Locked Room’’ Türkçe’ye ise ‘’ Kilitli Oda’’ ismiyle çevrilen kitabından alıntılar:

Öyküler ancak onları anlatabilecek olanların başından geçer demişti biri bir gün: Aynı şekilde belki yaşantılar da onları yaşayabilecek olanlara sunarlar kendilerini.

Her yaşam alt tarafı bir takım rastlantısal olayların toplamından, rastlantıların, öylesine gelişigüzel oluveren ve kendi amaçsızlıklarından başka bir şey yaymayan olayların kesişmesinin güncesinden başka nedir ki zaten.

Fanshawe’un gerçek anlamda düzenli bir işi hiç olmamış. Paraya pek önem vermezmiş ve mümkün olduğunca da parayı düşünmemeye çalışırmış. Sophie’yle karşılaşmadan önce, her şeyi denemiş; ticaret filosunda görev yapmış, bir ambarda çalışmış, özel ders vermiş, takma isimle yazılar yazmış, garsonluk ve badanacılık yapmış, bir nakliye şirketinde mobilya taşımış, ama her işi geçici olmuş, birkaç ay geçinebileceği kadar para kazandıktan sonra işi bırakıyormuş. Sophie’yle birlikte yaşamaya başladığında, Fanshawe çalışmıyormuş. Sophie ise bir özel okulda müzik öğretmenliği yapıyormuş ve maaşı her ikisini de geçindirmeye yetiyormuş. Kuşkusuz, biraz hesaplı olmaları gerekiyormuş ama sofradan yemek eksik olmazmış ve ikisi de durumlarından yakınmıyormuş.

İçinde tek tük eşya olan, demiryoluna bakan, dört odalı, küçük bir daireydi. Odalardan birinde kitaplar ve bir çalışma masası duruyordu, bir oturma odası, iki de yatak odası vardı. Ev, ayrıntılara girince biraz eski püsküydü ama derli topluydu ve oldukça rahattı. Öyle görünüyordu ki, Fanshawe zamanını para kazanmakla geçirmemişti. Ama ben zaten evin eski püskü oluşuna burun kıvıracak biri değildim. Benim evim bundan daha döküntü ve daha karanlıktı ve her ay kirayı ödeyeceğim diye canım çıkıyordu.

Yine de, Sophie aklına iyi olasılıkları da getiriyormuş. Belleğini yitiren insanlar olduğunu duymuş ve bir süre bu olasılığa bel bağlamış: Fanshawe bir yerlerde kim olduğunu bilmeden dolaşıp duruyor olabilirmiş, kendinde değilse de hâlâ hayatta, belki de her an kendine dönmek üzere olabilirmiş.

3.6/5 (25)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.