Kadran Kadraj-Koray Sarıdoğan

Kadran Kadraj Koray SaridoganKoray Sarıdoğan’ın Kadran Kadraj Kitabını Oku, Koray Sarıdoğan’ın Kadran Kadraj Kitabından Alıntılar, Koray Sarıdoğan’ın Kadran Kadraj Kitabından Sözler.

Koray Sarıdoğan’ın Esen Kitap tarafından yayımlanan Kadran Kadraj kitabından alıntılar, sözler:

Sen fotoğrafları kadrajlara sığdırıyorsun, bense saati kadranlara. İkisi de zamanı yakalamak için. İkisi de gerçekliğe inanmak için. Zaman ve gerçeklik saplantısının buluşturduğu iki insan… Fotoğrafları hafızası yapan Kumru. Kafasında saat sesleriyle yaşayan Kalender. Zamana, bilgiye, yaşama, ölüme, var olmaya ve yok olmaya saplantılı olanlar. Köyler, kasabalar, şehirler, tren yolculukları, fotoğraflar, saatler, zoraki katiller, yanlışlıkla işlenmiş cinayetler, gerçeğe tapanlar, karanlığı yaratanlar, seks bağımlıları, aseksüeller, istihbaratçılar, devrimciler, dervişler, Bektaşiler, Kalenderiler ve çok daha fazlasını birleştiren; geçmiş ile yarın, yeraltı ile gökyüzü, hayal ile hakikat arasında seyreden mistik bir roman.

Celal bir gün, kadrandaki rakamların her birinin yerine küçük küçük ‘’Şimdi’’ yazmış, Hasan Ali Usta gözlüğünün altından bakarak “Hep şimdiyi yaşıyorum diyorsun, öyle mi?” diye gülümsemişti. “Hayır” diye cevapladı ustasını Celal, “O şimdilerin hiçbiri aynı şimdi değil. Bak…” Saatin pimini çevirerek zembereği sıkıştırıp bıraktı. Zembereğe fazladan bir dişli ile bağladığı kadran, saatin ibrelerine bağlı olarak harekete geçiyor, ibreler soldan sağa dönerken “Şimdi” yazıları da sağdan sola dönüyordu. “Usta” dedi, “Gök gürlemeden önce şimşek çakar. Önce ışık, sonra ses gelir. Zaman da önce olayları, sonra hissiyatını gösterir. Asla ânı, o ânda idrak edemeyiz. Sürekli bir devir daim gibi, ânlar anılaşır. ‘Şimdi’, aynı zamanda ‘az önce’ ve ‘biraz sonra’ demek. Bu üç halkayı birbirinden ayırmak imkansız. Tanpınar bunun için: ‘Yekpâre, geniş bir ânın parçalanamaz akışı’ demiştir.”

İnanmayı başaramayanlar için zaman da, tanrı da, gerçeklik de varsayımdır. Fazlaca inanılmış tüm varsayımlar hakikat gömleğini giyer. Belki insanın zamanında, belki tanrının, belki de adı konulmamış başka bir zamanda. Ama muhakkak giyerler. Önemli olan, geri dönememe riskini göze almaktır… Bu yüzden insan, kendine her an şunu sormalıdır: Her şeyin buradan sonra başladığına seni ne ikna edebilir?

İnsan ilişkileri ile ilgili senaryoların seyri, kronolojik değil yaradılışsal. Yani daha Türkçe bir ifadeyle, ister üç ister otuz yaşında olsun mayası biraz bozuksa aynı kötülüğü her yaşta yapmaya muktedir insan. Hırs ve sinsiyet sahibi insan.

2.54/5 (13)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.