İki Cami Arasında Aşk Mihrimah ile Sinan-Mürvet Sarıyıldız

Mürvet Sarıyıldız’ın En Çok Satan Romanlarından.

Mürvet Sarıyıldız’ın tarihi kurgu romanı İki Cami Arasında Aşk Mihrimah ile Sinan yazarın en çok satan romanlarındandır.

Kurgu ağırlıklı bir roman olması ile ön plana çıkan bir aşk hikayesi.

Mürvet Sarıyıldız’ın İki Cami Arasında Aşk Mihrimah ile Sinan kitabı Sayfa6 Yayınları etiketi çıkan eser 176 sayfadan oluşmaktadır.

Bazen sınırları aşk belirler… Sinan, düşüncelere daldı, eskilere gitti, gecelere şerh düştü gözyaşlarından. Sabah gün doğmadan uyandı, doğan günden önce zamana koşmak istedi. Haykırmak istedi sevgilisine zamanın ne kadar yakıcı olduğunu. İçinde ne varsa her şeyi yakıp kül ettiğini.

Ne zaman dinledi onu ne de hayalindeki sevgilisi. Ağladı Sinan, sabaha karşı, gün doğmadan. Zamana yetişemeyeceğini anlayınca yeminler etti, aşkı üstüne. İçindeki ateşi yeryüzüne kazıyacaktı.

Kendi arzusuyla devşirilip payitahta getirilen Sinan’ın hayatı Karaboğdan Seferi sırasında değişecektir. On üç gün gibi kısa bir sürede sağlam bir köprü yapıp Osmanlı ordusunu saplandığı Prut bataklığından kurtarması ona mimarbaşı olma yolunu açar. Bu sure zarfında Kanuni ile Hürrem’in dillere destan aşklarının güzeller güzeli meyvesi Mihrimah Sultan’a da gönlünü kaptırır. Ancak Sinan kırk sekiz yaşındadır ve üstelik de evlidir. Mihrimah Sultan ise Rüstem Paşa ile evlendirilecektir. Güneş de ay da tüm umutlarıyla birlikte batmıştır artık. Sinan’ın bu imkânsız aşkı yaşatmak için sultanını kalbine ve yaptığı eserlere gizlemekten başka çaresi kalmamıştır. Aşkının küllerinden iki cami vücuda getirir Sinan. Öyle ki bu camilerin birinde güneş batarken diğerinde ay doğmaktadır. Bu iki camide asırları aşan zamansız bir aşk her gün sonsuzluğa karışır. İmkânsız bir aşka duyduğu umudun bir ustayı nasıl dünya çapında ünlü bir mimar haline getirdiğini daha önce de yüz binler satan bu kitapta okuyacaksınız.

Mola Kitap etiketi ile çıkan Mürvet Sarıyıldız’ın İki Cami Arasında Aşk Mihrimah ile Sinan kitabı 255 sayfadan oluşmaktadır.

18 Yaşında kendi arzusu ile devşirilip payitahta getirilen Sinan, Karaboğdan Seferi sırasında gördüğü Mihrimah Sultan’a aşık olur. Bu aşk, Sinan’a önce Prut Nehrini on üç günde geçilecek köprüyü yaptırır.

Payitahta dönüşte Mihrimah Sultan’ın evlendirilmesine karar verilir. Sinan ve Rüstem Paşa aday olur. Hürrem Sultan, siyasi nedenlerle kızı Mihrimah’ı Rüstem Paşa ile evlendirir.

Elli yaşında ve evli olan Sinan, bu evlilik üzerine kendini sanatına verir. Sarayın baş mimarı olur. Aşkını payitahtta yaptığı hanlar, hamamlar ve camilere yansıtır. Özellikle de aşkını Edirnekapı ve Üsküdar’da yaptığı iki cami arasına gizler.

Dünyaca ünlü mimar, Mimar Sinan’ın ve büyük aşkı Mihrimah Sultan’ı anlatan sürükleyici bir roman.

Mürvet Sarıyıldız’ın İki Cami Arasında Aşk Mihrimah ile Sinan kitabından alıntılar:

Aşk acısı sabredenlere yeni ufuklar açardı. Aşk çaresiz bir derdin içinde kaybolmak mıydı, kaybolduğu sanılan çaresizliğin içinde bir çare bularak yarayı sarmak mı?

Dudağından yeryüzüne sadece bir ”Ah” düştü, hiçbir vak’anüvisin şerh düşmediği, mürekkep izlerinin olmadığı, tanığının bir kendi ve gecenin olduğu ”Derin bir ah.”

Aşk ki sonunda yolunu Allah’a çevirir insanın. O kudretin de ‘bir ol’ demesi yeter.

Aşk sen olduğun için aşk.

Biz ki sevdamızı içimizde taşıdığımızı sanırdık, paşa. Oysa aşk perdenin altında bile saklanmazmış.

Aşkın yaktığı can, acısını döker ellerine. Acı dökülen el ise yıkılan kalbi onarmak için inşa eder her şeyi.

Gönül bir aşka bağlandığında ne kadar çırpınırsa o denli batar.

Vuslat artık mahşere kaldı.

Ay ve yıldızlar, geceleri uyuyamayan insanlara sadece ilham verir. Sevgilisinden ayrı şairlerin şiirlerini yazmasını kolaylaştırır. Aşıkların ise acısını dindirmek yerine kat be kat artırır. Gece, karanlığıyla aslında insanın kendine itiraf edemediklerini aydınlığa çıkarır.

Ah deli gönül, ne vardı kollarının arasında sana âşık olan kadına âşık olsaydın. Her şeyini sana sunan, yollarını gözleyen, sen gelmeden uyumayan, sen gelmeden yemeyen şu zavallı kadına âşık olsaydın.

Yârin olmadığı şehir, yâri görmeyen göz, ona ulaşmayan söz ne işe yarardı, acıyı artırmaktan başka.

Ya bu güzellik bana ay ve güneş kadar uzak kalırsa? Ona bir türlü yetişemez ve ulaşamazsam?

3/5 (14)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.