Farfara-Sezgin Kaymaz

Sezgin Kaymaz’ın Farfara Adlı Romanı Çıktı.

Yazar Sezgin Kaymaz’ın Farfara kitabı raflarda yerini aldı.

Sezgin Kaymaz’ın Farfara romanı April Yayıncılık etiketi ile okurlarla buluştu. Sezgin Kaymaz’ın Farfara kitabı April Yayıncılık tarafından 2017 yılının Ocak ayında yayımlandı. April Yayıncılık tarafından yayımlanan Sezgin Kaymaz’ın Farfara romanı 416 sayfadan oluşmaktadır.

Sezgin Kaymaz’ın Farfara Kitabının Künyesi:
Yayınevi: April
Yazar: Sezgin Kaymaz
Özgün adı: Farfara
Türü: Roman
Sayfa: 416
Ebat: 14×21
1. Baskı Ocak, 2017
Kağıt: Enzo 60
ISBN: 978-605-5162-80-1
Fiyat: 26 TL

Sezgin Kaymaz’ın Farfara kitabından alıntılar:

Charles M. Schulz der ki mutluluk sıcacık bir köpek yavrusudur.

Hisarlı Ahmet der ki dünya dedikleri bir gölgeliktir.

Neşet Ertaş der ki bu oyun havası değil ya, düğüne giden oynar. Aklı yetenler bu sırrı anlar, aklı yetmeyenlerin kusuruna bakılmaz.

Misket mızrak, bozlak çatlak bir roman: Farfara.

Ankara kocaman bir patlak kâse, onlar da ateşini almış patlamış mısır, o yana bu yana sıçrayıp duruyorlar.

Luki’nin romanı bu. Veya Madonna’nın veya Lucky’nin veya Matahari’nin; kısaca itin tekinin.

Ne anasının başı kurtulduydu belâdan ne de yavrusunun kurtuldu.

Ne anasının ağına düşenler kurtarabildiydi yakasını aşktan, ne yavrusunun ağına düşenler kurtarabildi.

”Al sana bir yavru köpek. Oynaş, eğleş!” deyip verdi Allah bunlara bir yavru köpek, o yavru köpek de tuttu bir güzel oynaştı alayıyla; dalgasını geçti.

Mücellâ… Tahsin Bey’in kaybıyla yıkılan, kendini uykuyla iyileştirmeye çalışan, sitemkâr sır küpü bir Ankara hanımefendisi.

Gidip gidip bir milyoncuya yazılan, Kocabeyoğlu Pasajında ne kadar döküntü tişört, defolu pantolon varsa toplayıp toplayıp gelen, dibinde mis gibi grosmarket dururken pazar pazar dolanıp yemek yapmasını bilirmiş gibi evi ucuz sebzeyle dolduran, Olgunlar’ın korsan kitabına, Yüksel’in uyduruk kol saatine, cıncık boncuğuna meftun Bûse.

En sinirine giden şey: her şey!

Kemalettin… Kir pasak içinde ikide birde bitli horozlar gibi Buse’nin üstüne hoplayıp ”Hadi beste yapalım canoş!” diye sulanan, beceriksizler kralı.

Zil kapı tanımaz taksiciler, belalı Batıkent efrâdı, içi dışı sevgi kokan yosmalar, tutkulu Ankara bebeleri.

Ve âlemin hayatını değiştiren pas lekeli, sivri kafalı, rugan gibi bir yağlı kayış. Luki.

Anasının kızı işte, kuyruğunu sayma.

Kimi dürülü kimi bükülü kimi serili, boklu sidikli gazetelerin arasından manevra yapa yapa, maceradan sırra, aşktan ölüme, hayattan hayata bir roman: Farfara.

Şu çocuk bahçesinde oynayıp duruyoruz hepimiz, koşup gideceğiz annemiz çağırınca.

Ne yapalım,  emir büyük yerden, çağrıldın mı gideceksin.

O güne kadar, yapacak bir şey yok, oy farfara farfara!

3.45/5 (22)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.