Direniş Karatay-Selman Kayabaşı

Tarihi Romanların Ünlü Yazarlarından Selman Kayabaşı’dan Direniş Karatay Romanı.

Selman Kayabaşı tarihi romanları ile ünlü bir yazardır. Selman Kayabaşı’nın yeni tarihi romanlarından Direniş Karatay romanı da diğer romanları gibi kısa sürede çok satan kitaplar listesinde kendine yer bulmuştur.

Selman Kayabaşı’nın Direniş Karatay romanı KTO Karatay Üniversitesi Yayınları etiketi ile okurların karşısına çıktı.

Selman Kayabaşı’nın Direniş Karatay kitabı KTO Karatay Üniversitesi Yayınları tarafından 2017 yılının Şubat ayında yayımlandı.

KTO Karatay Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanan Selman Kayabaşı’nın Direniş Karatay kitabının sayfa sayısı 272 sayfadır.

Asya’dan yola çıkan ve Batı’ya doğru yayılan bir ordu: Moğollar.

Buhara ve Horasan’dan sonra Anadolu’yu istila etmek için Selçuklu topraklarına girdiler. Şehirleri, kervansarayları, kütüphaneleri yakıp yıkıyorlardı. Türk ve İslam medeniyeti tehdit altındaydı. Selçuklu Hakanı ve Abbasi Halifesi kollarını Konya’ya ve Bağdat’a uzatan akına karşı ortak bir karar aldı. Halife’nin Başdanışmanı Ömer Sühreverdi, gizli bir pusulayla Bağdat’tan Konya’ya gönderildi. Pusula, tarihin akışını değiştirecek büyük bir planın ilk adımıydı.

Halife’nin mesajı Sultan Alaaddin Keykubad’ın sırdaşı Emir Celaleddin Karatay’a ulaştığında Ahi Teşkilatının, Fütüvvet Teşkilatının ve Bacıyan’ın içinde olduğu yeni bir dönem başladı. Konya, canı pahasına Moğollara direnecek, başarılı olamazsa Ahiyan ve Bacıyan yeni bir devlet kurmak için harekete geçecekti.

Sultan Alaaddin Keykubad’ın sarayında, Ahi Evren’in Ahi ocağında, Sadreddin Konevi’nin dergâhında ve Fatma Bacı’nın zaviyesinde bir devletin yıkılmasını, yeni bir devletin kurulmasını anlatan Direniş: Karatay, devlet-i ebed müddet inancının Karatay Medresesi etrafında nasıl şekillendiğini anlatıyor.

Payitaht Abdülhamid ve Kurtlar Vadisi Pusu dizilerinin danışmanı, Selman Kayabaşı’nın kaleminden…

Selman Kayabaşı’nın Direniş Karatay kitabından alıntılar:

Kızıl ok, sefer haberi getiren ulakların taşıdığı mesaj değil miydi? Sultanlar, hanlar hanı hakanlar ne zaman küffara karşı cihat ilan etseler hanlarına, beylerine kızıl bir okla haber gönderirdi, bilirdim. Üzerinde ”Karatay” serlevhası bulunan, ulağın ismini de ”Murad” diye koynunda taşıyan deri parçasını okumaya başladım.

Atadan aldığını alplık sanma, değildir, hatta erenlik de!

Nerede mazlum belde varsa oraya seyahat ettim.

Düşmek de var, kalmak da… Aç kalmak da var, açıkta bırakılmak da… Derler ki bu kapı insanın kalbindedir, kalbin temizse cennete açılır, kirliyse cehenneme…

Bu sırrı bir tek sen bileceksin yoksa nefesin tozla değil, topuzla kesilir! Sultan’ı da Karatay’ı da ben vuracağım! Ne Moğol ne Bizans, Hanedan’ı ben yıkacağım. Yazabilirsen. Selçuk tarihini, bensiz yaz.

Nereye gidersen git, İsfahan’a inmeden neye yarar, demedim mi!

3.2/5 (55)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.