Deja Vu-Susan Fraser

Susan Fraser’in orijinal adı ”Déjà Vu” olan aşkı ve ikinci şansı etkileyici bir şekilde anlattığı kitabından bazı alıntılar:

Bazı şeyler sadece olur, bunların ne yapıp ne yapmamış olabileceğinle ilgileri yoktur.

O zamandan beri hikâyenin nasıl geliştiğini defalarca tartıştık. Marc bunu daha farklı anlatıyor. Ama Toulouse’da, geri dönerken arabada ve sonunda evde, Charlie’nin yanında birlikte olmamıza rağmen sanın m bu beklenilen bir durum. Ya da biz öyle sanıyorduk.

Geçmişe dönmek mümkün olsaydı, hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?

Yağmur yağarken, otobanda arabamızla Toulouse’dan dönüyorduk. Yolun iki şeride düştüğü yerde olmuş olmalı bu; daracık iki şeride. Hemen yanı başımızda sağ şeritte uzanan, İspanya’dan, hatta ta Portekiz’den gelen dev gibi fırlardan oluşan konvoyu sollarken her zaman nefesimi tutardım. Ve o akşam, silecekler deli gibi çalıştığı halde yağmur ve yanlarından geçerken fırlardan sıçrayan çamurlarla durum daha da kütüydü. Kör gibi gidiyorduk.

Bu huzurlu, küçük, sessiz yerde zaman sanki durmuş gibiydi. Eskimiş taşları pembemsi bir beyaza, panjurları bulutlu bir gündeki gökyüzünün rengine benzer soluk bir çelik mavisine dönmüş dizi dizi evler ve elma ağaçlarıyla, gururla kabaran horozlarla dolu köhne bahçeler… Köyün gururu olarak, kraliyet tacı gibi yükselen bir ortaçağ kilisesi… Heybetli bir şekilde dikilen, uzun tek saplı, gülhatmi çiçeklerinin sıralandığı geçitlere gire çıka dolaşmıştık. Çiçeklerin kan kırmızısı taç yaprakları, bir çiçekten ötekine aylak aylak vızıldayarak mutlu bir şekilde polen toplayan iri yabanarılarına kur yapıyordu.

Sorun şuydu ki, iyi büyüler ve kötü büyüler vardır. Ve bazen, bir şeyi çok fazla ararsanız, kaybettiğiniz bir şeyi bulmaya çalışıyorsanız, aradaki farkı söyleyemezsiniz.

Bir büyüteçle bakıldığında, harita üzerinde sadece küçük bir noktaydı, ıssız bir yerdi. Pastoral bir havada yeşil tarlalar ve tepelerle çevrili, otlar bürümüş engebeli patikalara doğru daralan dönemeçli yollardan uzun uzun gittikten sonra nihayet Lherm’e varırsınız; yolun sonu, son durak. Buradan tek çıkış yolu geldiğiniz yoldur. Bunun ötesinde ormanlardan başka bir şey yoktur. Cennet gibi, ne dersiniz?

Doğru, Mayıs başlarında bir akşam dar, toprak patika yoldan ilerleyip, elma ağaçlarıyla çevrili açık bir alanın köşesinden dönerek köyün ortasında park ettiğimizde, itiraf ediyorum ki ben de aynısını söylemiştim.

4/5 (2)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.