Bin Hüzünlü Haz-Hasan Ali Toptaş

Hasan Ali Toptaş’ın ”Bin Hüzünlü Haz” adlı romanında alıntılar:

Sonra, işte onlar böyle kaybolunca, ben kendimi bir boşlukta buldum.

Ama bu, kaybolan şeylerin yokluğundan değil de, benim birkaç saniyelik duraksayışımdan, ait olduğum zamanın dışına çıkmak isteyişimden, ya da o anda gövdemin sınırlarını hissedemeyişimden doğan bir boşlukta sanki ve içinde, o güne dek yaşadıklarımın bende kalan kırıntılarından, küçücük de olsa iz yoktu. Ne oldum olası benimle ömürlerini paylaşan dostlarıma bütün gerçekler gibi gerçekdışı gözüken gerçeklerimin derinliğinden, ne ruhumda dev yaralar açan günlük hayatın küçük cinayetlerinden, ne korkularımdan, ne hayallerimden, ne de şehir denen o cehennemin içinde Alaaddin’i aramakla geçen günlerimden.

İşte o zaman ben, çeşitli suçların işlendiği göz kamaştırıcı bir dünyadan başka bir dünyaya sessiz sedasız göçmüş gibi oluyorum. Hayatın akıl almaz derecede oyuna dönüştüğü, hayallerin sınırı aşıp aşıp gerçeklere karıştığı, yerini göğünü ne idüğü belirsiz kıpırtılarla uzun kuyruklu, güzel güzel yalanların doldurduğu ve her şeyin kelimelerle öldürüldüğü, acayip ve soluk renkli bir dünyaya diye konuşmasını sürdürüyordu Alaaddin.

Herkes leblebi yer gibi sinir hapı atıyor ağzına, herkes gazetelerin birinci sayfasında pıhtılaşan kanlara göz ucuyla bakıp bakıp susuyor ve herkes adımını ileriye değil de, kendi içine doğru atıyor.

Benimkisi, hiçbir zaman hiçbir şeyle açıklanamayacak kadar derin, hiç kimsenin anlayamayacağı ölçüde karmaşık ve acayip bir yorgunluktu.

3.5/5 (2)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.