16.50 Treni-Agatha Christie

Dünyaca ünlü dedektif romanlarının İngiliz yazarı Agatha Christie‘dan müthiş bir roman daha ”16.50 Treni.”

Agatha Christie’nın ‘’16.50 Treni’’ romanın konusu; Sıradan bir günde yan yana gelen iki trende bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.

Agatha Christie’nın ‘’16.50 Treni’’ Romanın Karakterleri: Elspeth McGillicuddy, Lucy Eyelesbarrow, Bay Luther Crackenthorpe, Emma Crackenthorpe, Harold Crackenthorpe, Cedric Crackenthorpe, Alfred Crackenthorpe, Martine Crackenthorpe, Bryan Eastley, Alexander Eastley, Emektar bahçıvan Hillman, James Stoddart-West, Lady Stoddart-West, Dr. Quimper, Bay Wimborne, Anna Stravinska, Müfettiş Bacon, Müfettiş Dermot Craddock, Miss Marple

Agatha Christie’nın Türkiye’de Altın Kitaplar tarafından yayımlanan‘’16.50 Treni’’ adlı romanından alıntılar:

Lucy Eyelesbarrow adı birçok çevreler için çoktandır tanınan bir isimdi.

‘’Bu kadın dünyanın tadı tuzu!’’ dedi doktor arkasından bakarak. ‘’Hiç evlenmemiş olması ne şanssızlık. Erkeklerden oluşan bir ailedeki tek kadın olmanın çilesini çekiyor. Bildiğim kadarıyla diğer kız kardeşi on yedi yaşında evlenip kendini kurtarmış. Üstelik de Emma gerçekten güzel, alımlı bir kadın. Çok iyi bir eş ve anne olurdu.’’

‘’Çok zor bir dünyada yaşıyoruz, değil mi?’’ diye sordu. ‘’Doğru yolu bulup ayakta kalmak çok zor, demek istiyorum. Özellikle de buna göre yetiştirilmemişseniz.’’

Gerçekten de biraz kestirdim, ama düş gördüğümü sanıyorsanız, işte bunda yanılıyorsunuz. Size gözlerimle gördüğümü söylüyorum.

Bayan McGillicuddy peronda, valizlerini taşıyan hamalı izliyordu. Kısa boylu ve toplu Bayan McGillicuddy soluk soluğa kalmıştı; hamalsa uzun boyluydu ve büyük adımlarla yürüyordu. Ayrıca yılbaşı alışverişinin sonucu olarak Bayan McGillicuddy’nin kolları çok sayıda paketle doluydu. Bu eşit olmayan kişiler arasındaki bir çeşit yarıştı; kısa bir süre sonra hamal peronun köşesinde kaybolmuştu bile. Bu arada Bayan McGillicuddy ise halen peron boyunca yürümeyi sürdürüyordu.

Çok farklı birçok yönde bunakça davranışlarınız olabilir. Bazıları bütün servetlerini armağan ediyor ya da sırf insanları mutlu etmek için hiç olmamış banka hesaplarına çekler düzenliyor. Gördüğünüz gibi bunama çok iyi niyetli sonuçlara da ulaşabilir.

Sayın Bayan, Bu mektubu alınca şok geçirmeyeceğinizi umarım. Bilmem ağabeyiniz Edmund size evlendiğimizden bahsetti mi? Bana size yazacağını söylemişti. Evliliğimizden birkaç gün sonra savaşta şehit düştü. O sıralar bulunduğumuz kasaba Almanlar tarafından işgal edildi. Savaş bittikten sonra da size yazmayı ya da size yaklaşmayı düşünmedim. Edmund böyle yapmamı istemişti ama… Kendim için yeni bir yaşam kurdum ve sizi aramama gerek de olmadı. Ama şimdi koşullar değişti. Oğlumun güvenliği açısından kendimi size bu mektubu yazmaya zorunlu hissediyorum. O ağabeyinizin oğlu ve üzülerek söylüyorum ki ona hak ettiği hayatı sağlamam olanaksız. Önümüzdeki hafta başında İngiltere’ye geliyorum. Sizi ziyaret edip görüşebilir miyim? Bana bu konuda yazılı olarak 126 Elvers Crescent, No:10 adresine bilgi iletirseniz sevinirim. Bu İngiltere’deki irtibat adresim. Umarım bu mektup sizin için büyük şok olmamıştır.

‘’Biliyorsunuz Emma gibi insanlar bu dünyanın tadı, tuzudur… Emma, evet, Emma benim için çok önemli. Ona bunu asla söylemedim ama yakında söyleyeceğim. Emma’ya özen gösterin.’’

3.53/5 (17)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.