Zorba-Nikos Kazancakis

Zorba Romanının Yazarı Kimdir, Nikos Kazancakis’in Zorba Kitabından Sözler, Nikos Kazancakis’in Zorba Romanının Özeti, Nikos Kazancakis’in Zorba Romanı Kitabı Hakkında Bilgiler, Nikos Kazancakis’in Zorba Romanının Kısa Özeti, Zorba Filminin Konusu Oyuncuları Imdb Puanı, Nikos Kazancakis’in Zorba Kitabının Konusu, Nikos Kazancakis’in Zorba Romanının Kahramanları, Nikos Kazancakis’in Zorba Kitabının Karakterleri, Nikos Kazancakis’in Zorba Kitabından Sözler.

Orijinal adı Yunanca adı; Βίος και Πολιτεία του Αλέξη Ζορμπά olan Türkçe çevirisi ise Alexis Zorbas’nın Hayatı ve Maceraları olan kitap İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Zorba the Greek olan Türkçesi ise Yunan Zorba adı ile yayımlanmıştır.

Nikos Kazancakis Zorba romanı ilk kez 1946 yılında yayımladı. Daha sonra Zorba romanı İngilizce olarak ilk kez 1952 yılında İngiltere’de, 1953 yılında ise ABD’de yayımlandı. Türkiye’de ise Nikos Kazancakis’in Zorba romanı ilk kez Ataç Yayınevi tarafından 1963 yılında Aleksi Zorba adı ile yayımlandı.

Zorba ayrıca 1964 yılında sinemaya da uyarlanmıştır. Zorba The Greek orijinal adlı Zorba filminin Imdb puanı 7,8’dir.

Zorba filminde; Alexis Zorba karakterini Anthony Quinn, Basil karakterini Alan Bates, Madam Hortense karakterini Lila Kedrova canlandırmıştır.Zorba the Greek Zorba filmi Nikos Kazancakis

Roman Yunan asıllı genç bir İngiliz yazarın ağzından anlatılmıştır. Ayrıca anlatıcı olan Yunan asıllı İngiliz genç yazarın ismi romanın hiçbir yerinde geçmemektedir.

Nikos Kazancakis’in Zorba Romanın Konusu: Hayattan fazlaca bir beklentisi olmayan bu mutsuz entellektüel, bir süreliğine kendisini dinlemek ve yaşantısına çeki düzen vermek üzere kitaplarını bir kenara koyarak Yunanistan’ın Girit adasına gelir. Burada kendisine ait linyit kömürü madenleriyle de ilgilenecektir. Yazar burada aşırı davranışları olan, kaba saba ama hayata şehvetle bağlı orta yaşlı bir Yunan olan Alexis Zorba ile tanışır ve onu ustabaşı olarak işe alır. Aradan geçen birkaç aylık zamanda bu ilginç Yunan, genç yazarı derinden etkileyecektir. Zorba kendi ilginç hayat felsefesini genç yazara da kabul ettirdikçe yazarın hayata bakış açısı da yavaş yavaş değişime uğrayacaktır. Zorba’nın hayat felsefesinin bir parçası da yenilgileri umursamamaktır. Zorba’ya göre yenilgiler hayatın kaçınılmaz parçalarıdır ve ancak yenilginin sürekli olarak tadılması ile hayatın zaferlerinin tadına varılabilir.

Romanın başkahramanı Aleksi Zorba’nın aslında gerçek birisi olduğu, fakir ve felsefi bir hayat çizgisinde Girit’te yaşamış biri olarak düşünülmektedir.

Nikos Kazancakis’in Zorba kitabından alıntılar:

Zorba’yı dinlerken dünya bakirliğinin tazelendiğini hissederim. Görülmüş bütün günlük şeyler, Allah’ın elinden çıktıkları ilk günlerdeki parlaklığını alıyordu. Su, kadın, yıldız, ekmek, ilkel, esrarengiz kaynağına dönüyor ve çark amca havada yeniden dönmeğe başlıyordu.

Bir mutluluğu yaşarken onu kavramamız zordur; ancak o geçip de arkamıza baktığımız zaman, birdenbire, biraz da hayranlıkla, ne kadar mutlu olduğumuzu anlarız.

Herkes kendi yolunu izler. İnsan bir ağaç gibidir. Neden kiraz vermiyor diye incir ağacını hiç azarladığın oldu mu?

Artık dünküleri hatırlamaktan, yarınkileri istemekten vazgeçtim; şimdi, şu anda ne oluyor, o ilgilendiriyor beni.

İyi bir öğretmen şundan daha belirli bir armağan istemez: Kendinden üstün öğrencisi olmak.

Hayatımın akışında, neden rastladım sana.

Bu dünyada her şeyin gizli bir anlamı var, diye düşündüm. Her şey, insanlar, hayvanlar, ağaçlar ve yıldızlar hiyerogliftir. Onları heceleyip ne dediklerini anlayacak kişiye ne mutlu!

Bazen içimden, küçük bir anı alıp karşılığında bütün hayatımı veresim gelir.

Ruhunu sıkı tut dostum, dağılmasın!

Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir, bilir misin? Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım sevdalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir. Sonuna kadar git be insan!

Gerçek mutluluk budur: Hiçbir yükselme tutkun olmadan bütün o tutkulu olduğun yüksekliklere erişmişsin gibi köpekçesine çalışmak, insanlardan uzak yaşayıp onları sevmek ve onlara gereksinim duymamak.

Bu dünya sır dünyasıdır, insan da büyük bir canavar.

Hayatım yanlış yola sapmıştı, insanlarla olan ilişkilerimi iç konuşma haline sokmuştum. O kadar düşmüştüm ki, bir kadına âşık olma ile kitap okuma arasında seçim yapmam gerekse, kitabı seçerdim.

Her insanın kendi deliliği vardır, bana öyle geliyor ki, en büyük delilik, bir deliliğe sahip olmamaktır.

Bu kararsızlık geçidini, şarlatanlık tapınağını, bu günah testisini, bu hile otlarının dikilmiş bulunduğu tarlayı, bu cehennemin giriş yerini, bu kurnazlık taşan sepeti, bu bala benzeyen zehri, ölümlüleri dünyaya bağlayan zinciri: kadını kim yarattı?

Gerçek hoca, öğrencisinden öğrenebileceği her şeyi öğrenmeli, gençliğin ne yöne gittiğini anlamalı, o da ruhunu oraya doğru yöneltmelidir.

Kendini kurtarmanın tek yolu başkalarını kurtarmak için çabalamaktır.

Komşumuz ihtiyar bir Türk olan Hüseyin Ağa çok yoksuldu, hanımı, çocukları da yoktu. Akşam eve geldi mi, avluda diğer ihtiyarlarla oturur, çorap örerdi. Ermiş bir adamdı Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı; hayır duası eder gibi elini başıma koydu; ‘Aleksi’ dedi, ‘Bak sana bir şey söyleyeceğim, küçük olduğun için anlamayacaksın, büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum, Tanrı’yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Aleksi, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama.Zorba Nikos Kazancakis

Ölmeden Ege Denizi’ni gezen insana ne mutlu, diye düşünüyordum.

Yıldızların yer değiştirdiğini görmek mi istiyorsun, onlarla birlikte dönmen gerek.

İnsan nedensiz bir şey yapmaz mı? Şöyle keyfi için!

Kendin yarı şeytan olmazsan, şeytandan nasıl kurtulursun be?

3.5/5 (14)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺