Yılkı Atı-Abbas Sayar

1971 Yılında TRT Roman Başarı Ödülü’nü Kazanan Nail Abbas Sayar’ın Muhteşem Eseri; Yılkı Atı

Türk köy edebiyatının önemli yazarlarından şair ve yazar Nail Abbas Sayar’ın Yılkı Atı romanı yazarın önemli eserleri arasında yer almaktadır.

Abbas Sayar’ın Yılkı Atı romanı 1970 yılında Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanmıştır. Roman o zamandan bu yana birçok baskı yapmıştır.

ÖtükenNeşriyat’tan çıkan Abbas Sayar’ın Yılkı Atı kitabının sayfa sayısı 120’dir.

Abbas Sayar’ın Yılkı Atı romanında köy hayatı, köy halkının yaşantısı çok güzel anlatılmıştır.

Abbas Sayar’ın Yılkı Atı eseri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen Ortaöğretim Okullarında Okutulacak 100 Temel Eser arasında vardır.

Abbas Sayar’ın Yılkı Atı romanı alegorik bir anlatıma sahip bir eserdir.

1971 TRT Roman Başarı Ödülü sahibidir. Yılkı Atı

Güçlü, hırslı bir at kişnemesi ovanın dört bir yönüne dağıldı. Dağınık düzen otlayan sekiz on at başlarını kaldırdılar ve kulaklarını diktiler (…)

İçlerinde güçlü, kuvvetlileri vardı. Kimi kahra uğramış zavallı, kimi yılkının alışığı…

Hesaptan düşülmüş, defterden silinmiş Doru Kısrak’ın yılkıya bırakılma öyküsüdür. Kışın dağda, belde başının çaresine bakacak, çıplak tabiatla savaşacak, ömrü olur da bahara yılkıdan sağ dönerse, o zaman ona bir iş düşünülecektir. Halk dilinin zengin kelime ve deyimleriyle işlenerek, şiirsel bir anlatımla ölümsüzleştirilmiştir.

Nail Abbas Sayar’ın Yılkı Atı kitabının özetini Abbas Sayar Yılkı Atı Kitap Özeti sayfasında okuyabilirsiniz.

Nail Abbas Sayar’ın Yılkı Atı kitabından alıntılar:

Eskiler ne demiş? At yedi günde, it yediği günde…

Tokluk, hayatı düşündürür. Toklukla birlikte, hayatla olan bağlar artar, kavileşir. Tokluk bir gâvur şeydir. İyi bir gâvurluktur tokluk. Kini azaltır, hoş görürlüğü arttırır.

Her işin ivazsız olanı güzeldir. Huzur ve mutluluk ivazsızlıktan doğar.

Düşenin dostu olmaz, hele bir yol düş de gör…

Gözü kör olsun açlığın… Hepsi bir kaç lokma ekmek içindir yaptıklarının…

Cansız yumurtaya can veren Rabbim, Senden umut kesen kâfir.

Köylü milletinin ikramı, acıkana yumurta, müjdeciye tavuk.

Yazın abanı al, kışın ister al, ister alma derler. Bunun burası kış… Kırk biçime girer. Bir bakarsın, karayelden, yıldızlamadan poyrazdan esen yel, lodosa çevirir. İnsana kar gibi, kara kor gibi değer. Tüm bir beyaz dünya bir günde tüm bir siyah kesilir.

Yılkı atları ya çok soğuk, ya da tehlike karşısında birbirlerine sokulurlar. Hava ılıdı mı, tehlike kalktı mı dağınık düzene geçerler. Bulduklarını midelerine atmağa çalışırlar. yilki-ati-abbas-sayarKarınları doyunca da, ayakta durgunlaşırlar. Kıpırdamazlar, göz kapaklan aşağı düşer, soluk alışları yavaşlar. Yarım bir uykudur bu… Dinlendirici bir haldir bu…

Duyduk rüzgar efendi duyduk, kış geliyor diyorsun… Hoşgeldi sefalar getirdi! Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi? Sen öyle delicoş esip durma, işleme fakirin ciğerine! Harmanda isteriz, nazlı geline dönersin. Duyduk işte kış geliyor sen söylemeden ağaçlar söyledi onu. Baksana dere boyundaki kavaklara, bir uçlarında kaldı yaprak… Sen bilir misin ne der o yapraklar? Kış geliyor der, hem de en zorlusundan… Allah teala bilir gayrik karın kalkmasını. Mart mı der, Nisan mı der? Sen icik yavaş gel insanın üstüne… Üşüdük işte, donduk işte. Hal kalmadı çift demirini sökmeye…

2.54/5 (13)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺