Virginia Woolf Sözleri

Virginia Woolf’un Sözleri, Virginia Woolf’un En Güzel Sözleri, Virginia Woolf Kimdir, Virginia Woolf’un Kadınlar Hakkındaki Sözleri, Virginia Woolf’un Feminist Sözleri, Virginia Woolf’un Özlü Sözleri, Virginia Woolf’un Kitap Sözleri, Virginia Woolf’un Kadın Sözleri.

İngiliz feminist yazar ve eleştirmen Virginia Woolf‘un sözleri:

Sevmek, insanı yalnız kılıyor.

Ve yine de tek heyecan verici yaşam düşsel olandır.

Aslında yalnızca yaşadıkları anın tadını arttıracak kadar bir incelik, bir bağlılık, bir sevecenlik vardır insanlarda. Sürüler halinde ava çıkarlar. Çölü tarar, haykırarak dalarlar bozkıra. Düşenlere dönüp bakmazlar bile. Yüzlerinde alçıdan maskeler vardır.

Birileri ölmeli ki kalanlarımız hayatın daha fazla kıymetini bilelim.

Edebiyattan daha soylu bir vakit geçirme, daha dinlendirici arkadaş, daha nefis kendinden geçme var mıdır?

Neden sürekli içinden gelmeyen bir şeyi hissetmeye çalışıyordu? Bu da bir çeşit kâfirlikti.

Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın.

Ama gerçek hikâye hangisi? Bunu bilmiyorum. Bu yüzden cümlelerimi, bir gardıropta asılı, birinin gelip kendilerini giymesini bekleyen elbiseler gibi tutuyorum. Böyle bekleyerek, böyle fikir yürüterek, kâh şunu kâh bunu not ederek hayata tutunuyorum.

Hepimiz birer mahkûm değil miydik? Geçenlerde çok iyi bir oyun okumuştu, oyundaki adam hücresinin duvarına bir şeyler çiziyordu, hayat da böyleydi işte. Boyuna duvara bir şeyler çiziyorduk.

Kimi zaman, cennet, sürekli ve tükenmeyen bir okuma diye düşünüyorum.

Ne tuhaftır, insan çoğu kez postadan önemli bir şey çıkmayacağını bilir de yine dört gözle mektup bekler.

Yaşamın anlamı nedir? İşte bu kadarcıktı basit bir soru. İnsan yaşlandıkça zihnini büsbütün uğraştıran bir soru. Göklerden beklenen o yüce açıklama belki de hiç gelmiyordu. Onun yerine ufak tefek günlük tansıklar, aydınlatmalar, umulmadık bir anda karanlıkta çakılan kibritler vardı; işte onlardan biri de buydu.

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostlar sadece onun başlığını okuyabilir.

Kadın kalbi mezar gibidir; giren dışarı çıkmaz. Erkek kalbi bakkal gibidir; giren çıkanın hesabı olmaz.

Zaman direklere çarpar. Kalakalırız. Duygudan yoksunuzdur, insanın gövdesini ayakta tutan, artık alışkanlıkların iskeletidir. O da bomboştur zaten.

Resim yapmaya, yazmaya, akşamları saat dokuzda çay yerine kahve içmeye kararlıydık. Her şey yeni, her şey başka olmak zorundaydı. Her şey denendi.

Gerçeklik, sesini duyurabilmek için mantıkla dile getirilmelidir.

Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum. – Kocası Leonard Woolf’a bıraktığı intihar mektubundan, 18 Mart 1941 –

Zihinden geçen düşünceleri izlemek, not edilemeyecek kadar hızla konuşan bir sesi izlemek gibiydi.

3.67/5 (12)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.