Veda-Ayşe Kulin

Veda Dizisinin Oyuncuları Yönetmeni Senaristleri Kimlerdir, Veda Romanının Yazarı Kimdir, Ayşe Kulin’in Veda Romanın Konusu, Ayşe Kulin’in Veda Romanının Özeti, Ayşe Kulin’in Veda Kitabından Sözler, Ayşe Kulin’in Veda Kitabından Alıntılar.

Ayşe Kulin’in Everest Yayınları tarafından yayımlanan Veda romanı 390 sayfadan oluşmaktadır.

Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul’da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor.

Ayşe Kulin’in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubu ile okurlarının elinden bırakamayacakları bir kitap bu. Günümüz Türk edebiyatında neredeyse eşsiz olan, biyografik veriler ile roman tekniğini birleştirmekteki ustalığını bir kez daha sergileyen Kulin, bu kez bir İstanbul öyküsü bir imparatorluk tarihini birlikte ele alıyor.veda dizisi

Ayşe Kulin’in Veda adlı romanı aynı adla 2012 yılında televizyon dizisi olarak uyarlanmıştır.

Veda Dizisinin Konusu: 20’li yılların İstanbul’u. Birinci Dünya savaşı sonrası, işgal yılları. Yoksulluk ve zorluklar içerisinde bir ülke, bir kent; İstanbul. Maliye Nazırı Mehmet Reşat; padişaha sadakat ve ülkesini işgal edenlere baş kaldırma arasında sıkışmış, vicdani yükleri ile boğuşan dürüst bir bürokrat, bir Osmanlı aydını.

Evin hanımı, Mehmet Reşat Bey’in eşi Behice ve ona sonsuz mutluluğun garantisi gibi görünen konağında kalıcı bir misafire dönüşen, Valide Saraylı Hanım. Evdeki düzen Mehmet Reşat Bey’in yeğeni Kemal’in bir gün aniden, eve gelmesi ile değişir. Kemal ağır hastadır. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın en büyük kayıplarını yaşadığı cephesi Sarıkamış’ta savaşmış, esir düştüğü öğrenilmiş, bir daha kendisinden haber alınamamıştır. Sarıkamış’a gönüllü olarak yazılmadan önce padişah ve hükümet aleyhine yazılar yazmış, hakkında davalar açılmış, birkaç tane de tutuklama kararı çıkmıştır. Mehmet Reşat Bey, Kemal’i evde istemez. Çünkü Kemal, Mehmet Reşat Bey’in sadakatle bağlı olduğu padişaha karşıdır. Valide Hanım, torunu Kemal’in iyileşinceye kadar evde saklanması için elinden geleni yapacaktır. Kemal’in bakımı ile Mehpare görevlendirilir. Mehpare, Valide Hanım’ın evinde büyümüş, yoksul bir akraba kızıdır.

İki genç birbirine aşık olur. Ancak bu aşkın önünde büyük engeller vardır: Örneğin Kemal’in verem olma olasılığı. Ayrıca Kemal bir kaçaktır. Ne vakit özgür olacaktır belirsizdir. Ve tabi Mehpare’nin evin beslemesi olması…

Evin beslemesi ile küçük beyi arasındaki aşkı kimse kabul etmeyecektir. Özellikle de Kemal’in anneannesi Valide Hanım. Mehmet Reşat Bey tüm bunlar olurken, bir gün eski bir tanıdığa rastlar. On yedi yaşında bıraktığı, genç ve çok güzel bir kadın olarak bulduğu komşu kızı Eirene… Eşi 3. çocuğuna hamile iken, o gönlüyle aklı arasında sıkışıp kalmıştır. Behice, çok sevdiği eşini, konağını ve ailesini koruyabilecek mi? Zaman, Kemal ve Mehpare’nin önünü açacak mı? Esir bir kentte aşk özgür olabilir mi? Mehmet Reşat Bey teslim olmuş bir iktidarın parçası olarak özgürlüğü hayal edebilecek mi? Ülkesi için, kendisi için… Aşk, esir bir adama özgürlük getirebilecek mi?

Veda Dizisinin Oyuncuları: Fahriye Evcen, Mehmet Aslantuğ, Volga Sorgu, Jale Arıkan, Irmak Örnek

Veda dizisinin yönetmeni Merve Girgin’dir. Veda dizisinin senaristleri ise Funda Çetin ve Sündüz Haşar’dır.

Ayşe Kulin’in Veda Esir Şehirde Bir Konak romanından alıntılar:

Uyumak, ölmeye yatmak demekti Sarıkamış’ ta.

Akıllanmak için Azrail’in nefesini ensesinde hissetmesi şan mıydı?

Ayrılığın acısı da ölüm acısı gibi keskin.

Çinlilerin bir lafı vardır, iki efendisi olan köpek açlıktan ölür derler.

Elveda İstanbul! Elveda şehrim!

Hava karardığı halde Mehpare’nin hala eve dönmemiş olması, gelin kaynana arasında sürdürülen gizli savaşın o günkü galibini çoktan tayin etmiş bulunuyordu.

İnsanlar sevdikleri veya mukaddes addettikleri kimselerin kusurlarına karşı kör olur.

Sanki bu vatan bir karpuz da her geçen gün elindeki dilimden, ağzının suları akarak, bir parça daha ısırıyor gavur.

Ters giden bir şeyler varken, hayat yolundaymış gibi nereye kadar yaşanabilir?

Hayat ona, hazır sular akarken elleri yıkamanın akıllıca bir iş olduğunu pek çok tecrübeyle öğretmiş bulunuyordu.

Uyumak! Uyumak! Uyumak sonsuza kadar! Sonsuza kadar. Beyaz bir kelebek gibi savrularak rüzgârın önünde, yedi kat göğü aşmak. Uçuşan bir kar tanesi olmak. Kar olmak. Beyaz ve sonsuz olmak. Sonsuz olmak!

Hayatın boyunca seveceğin bir hayale sahipsin. O tamamen seninken kaybettin onu.

Tüm bunlara rağmen bazıları işgale direnmeye azimliydiler. Ankara’da bir hükümet kurulmuş ve varlığı Avrupa devletlerine resmen ilan edilmişti. Gerçi İstanbul hükümeti Ankara’da kurulan hükümetin başkanı Mustafa Kemal için idam kararı çıkartmış, padişah da bu kararı imzalamıştı ama kimse Ankara ‘ya gidip Mustafa Kemal’i tutuklamaya cesaret edemiyordu.

Her okuduğunda içine ferahlık veren dua, nedense yüreğini rahatlatmadı bu sefer. Sesinin Allah’a ulaşmadığını düşündü. Pekâlâ, o da öğle namazında mescide iner, orada ederdi duasını. Olmadı, ikindi namazında bir kere daha denerdi. Sonunda nasılsa duyacaktı onu Allah.

İnsan başına gelmeden bilemiyor ama her musibet, dayanma gücüyle birlikte geliyor.veda asye kulin

Tuhaf bir mahlûktu insanoğlu. Belki en büyük gücü, başka çıkar yol olmadığını hissettiğinde, araziye uyum sağlamasıydı.

Ölüme meydan okumak, hayata asılmaktı, Allah’ın verdiği emaneti Azrail’den sakınmaktı. Bir nefes daha alabilmekti, ciğeri bir kez daha havayla doldurup boşaltabilmekti. Bir kez daha atmasıydı kalbin, kanın damarda bir sefer daha dolanmasıydı, bir an, bir saniye, bir salise daha yeryüzünde kalmaktı, onca acıya, ıstıraba, çılgına çeviren soğuğa rağmen.

3.31/5 (26)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺