Talip Kazgı Röportaj

40’lar Kulübü Yazarlarından Talip Kazgı İle Yapmış Olduğumuz Röportaj:

Merhaba Talip Bey Öncelikle Sizi Yakından Tanıyabilir miyiz,  Talip KAZGI Kimdir? Kendinizden Kısaca Bahsedebilir misiniz?

Efendim bendeniz 1969 yılında Osmaniye’nin Haruniye (Düziçi) ilçesinin Akçakoyunlu köyünde toprak damlı bir evde doğmuşum. İlkokulu Yarbaşı İlkokulunda Orta Okulu Osmaniye İmam Hatip Lisesinde okudum. 1986 yılında ise Osmaniye Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Akabinde imtihanla bir kamu kuruluşuna girdim ve halen göreve devam etmekteyim. Şu an görevim itibarı ile Konya’da ikamet etmekteyim. Evli ve 3 çocuk babasıyım. İki oğlum ve bir kızım var. Onlarla bir arada bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Huzuru evinde bulanlardanım.

Yazarlık Süreciniz Nasıl Başladı? Yazar Olmaya Sizi Teşvik Eden Oldu Mu?

İlkokul bitiminde 1982’li yıllarda ilk şiirlerimi karalamaya başladım. Heceyle henüz tanışmadığımdan daha çok başımızda kavak yellerinin esmesinden dolayı serbest şiire takıldım. Malumdur o dönem şiirlerimiz sevgiliye ulaşmak için her şeyi mubah gören bir tarzda olduğundan gökleri yıkan, denizleri kurutan, yıldızlardan çiçek devşiren süpermen tarzı bir yaratık oluyorduk. O ilk şiirlerime baktığım da hala gülerim kendime. Akabinde Yunus ile tanışınca, onun bestelenmiş ilahilerini dinleyince Yunusvari şiirler kaleme almaya başladım. İlk hece şiirlerim 4+4 tarzında oldu. Akabinde Necip Fazıl, Yahya Kemal Beyatlı, Aşık Veysel gibi şairler dikkatimi celbetti. Lise yıllarımda bir şiir defterim vardı daha dün gibi hatırlarım. 30-40 kadar vezinli şiirler. Amatörce kaleme alınmış fakat yine de yanımda değeri olan ciğerparelerim gibiydi onlar. Kaybettim o defteri şimdi. Hala yanarım. Lise yıllarından sonra uzun yıllar şiire ara verdim. Okudum, okudum, okudum… Okumak şiirin önüne geçti bir zamanlar. Bir şair dostumun ikazı ile küllenmiş duygularımızı tekrar açığa çıkardık. Nesir yanında Nazım türü de okumaya başladık. Bu arada serbest şiirler de kaleme almaya başladım. Hemen hemen her konuda şiir yazmaya çalıştım. Şiirde kendimi buldum. Bu arada çeşitli sitelerde makaleler yazmaya ve edebiyatdefteri.com sitesinde ‘’Talibi’’ mahlası ile şiirler yazmaya devam ettim. Halen bu sitede şiirlerimi yayınlamaya devam etmekteyim.

Şu An Herhangi Bir Yayın Organında Yazı Yazıyor Musunuz?

Edebiyatdefteri.com’ da şiir, Bedraka.com’da ise makaleler yazıyorum.

Facebook, Twitter, Instagram Gibi Sosyal Medyaları Kullanıyor Musunuz?

Instagram’ı hiç merak etmedim. Twitter ise sınırlı sayıda kelime kabul ettiğinden düşüncelerimi yeterince açıklayamayacağımı düşünerek aktif olarak kullanmadığım bir alan. Hesabım var fakat nadiren giriyorum. Facebook ise nerede ise olmazsa olmazımız gibi bir şey olmuş. Şiir, deneme, makale, fotoğraf vs hemen her konuda aktif olarak kullanmaya çalıştığım yegâne sanal sosyal grup burasıdır. Facebook sayesinde nice şair-yazar-akademisyen ve çeşit çeşit gruplardan insanlarla arkadaşlıklarımız olmuştur. Facebook’un beğenmediğim yönü ise her şeyi ‘’beğen’’ üzerine olduğundan ‘’beğenmiyorum’’ seçeneğini de ortaya koymamasıdır. Her insan her şeyi beğenmek zorunda değildir

En Çok Beğendiniz Şairler ve Yazarlar Kimlerdir?

Yazar babında Ahmet Lütfi Kazancı, Mustafa Necati Bursalı, Ahmet Günbay Yıldız, Sinan Yağmur, Ahmet Turgut, Senai Demirci, Talha Uğurluel, Mustafa Armağan, Erhan Afyoncu, Amin Maalouf, Robin Sharma, Paulo Coelho ilk aklıma gelenlerdir. Fakat okumak hastalığına yakalanmış olduğumdan bende virüs gibi bağışıklık yapan birçok yazar daha vardır. Şimdilik bunlar yeterlidir. Şairle konusuna gelince; Necip Fazıl ve Mehmet Akif’i en büyük favorilerim olarak bir kenara koyacak olursak, Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Akif İnan, Erdem Beyazıt, Cahit Zarifoğlu, Abdurrahim Karakoç, Nurullah Genç sevdiğim şairler arasındadır. Sezai Karakoç, Abdurrahim Karakoç ve İsmet Özel’e ise ayrıca ilgim vardır. Şiir yazan her bireyin şiirlerini bir şekilde okuyup anlamaya çalışmak, ortaya konulmuş bir eseri bir şekilde değere layık bulmak gayesini güderim. Her yazılan çoğu zaman şiir gibi olmasa da, bir bireyin bir düşüncesi olması hasebiyle yine de bir okunmaya, dinlenmeye değeri olduğunu düşünüyorum. Çünkü herkes kendi zannınca değerlidir ve bu göz ardı edilmemelidir. Alçak gönüllülük kalp kırmayı değil saygıyı gerektirir.

Sizi En Çok Etkileyen Kitap Hangisidir?

Belki size ilginç gelecektir ama en çok hangi yazarları seversiniz? Sorusuna verilen cevapta yer bulmayan yazarlardan birisinin eseridir bu. Ayşe Kulin’in ‘’Adı Aylin’’ isimli çalışması, beni oldukça etkilemiştir. Uçuk kaçık bir bayanın başından geçmedik olaylar kalmaması ve trajedik bir şekilde ölümü. Kitabı bitirip bir kenara koyduğumda beni bayağı etkilemişti. Bir de Osmanlı Padişahları içerisinde çok genç yaşta trajedik bir şekilde isyancılar tarafından katledilen Genç Osman ile ilgili kitaplar her okuduğumda beni derinden etkilemiştir.

Şimdiye Kadar Yayımlanmış Kaç Kitabınız Vardır?

Kırklar Kulübünde ortak projelerde yaklaşık 3 eserde yer aldık ve 4 eserde yer aldığımız proje ise henüz devam ediyor haldedir. Ayrıca ortaklaşa arkadaşlarla Bab-ı Şiir ve Bab-ı Şiir Gülistan isimli iki şiir kitabımız neşredilmiştir. Çeşitli antolojilerde şiirlerimiz yayınlanmıştır. Bağımsız olarak henüz bir kitap bastırmak nasip olmamıştır. Hikaye, makale, deneme, şiir, tarih, inceleme konularında sık sık yazmaya devam etmekteyim.

‘’İslamın Kırk Şehri’’ Kitabınızdan Biraz Bahsedebilir Misiniz?

Kitap şahsımıza ait bir baskı değildir. Kırk gönüllü kalemin yüreğinden kırk İslam beldesinin anlatıldığı kırklar kulübü yayını olan bir kitaptır. Bu eserde şu an itibari ile hayatımızı idame ettirdiğimiz Konya şehrinin tarihini ve İslam beldeleri arasındaki yerini, önemini yazmak bize nasip olmuştur. Konya’yı zaten seviyorum. İnsanın sevdiğine bir şeyler karalaması doğal olarak ta içten ve güzel oluyor tabi ki.

Sizce Şiir ve Kitap Yazarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Şiir tamamen içsel bir kıpırtı ile başlarken tamamen öz ve mana yüklü bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin üstad Necip Fazıl’ın tek bir mısrada ifade etmeye çalıştığı; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir. Şu söz üzerine ciltler dolusu kitap yazılabilir, mütalaalar edilebilir. Şiir de mısra zamk gibi kuvvetli ise o manaya güç yetirmekte çok zordur. İki saatte anlatmaya çalıştığınızı güçlü bir şair güçlü bir mısrası ile 2 saniye de ifade edebilir. Şiir atom bombası gibidir, patladığı anda binlerce manalar savrulur içerisinden.

Şiirde serbest dahi yazarken bir ahengi tutturmak zorundasın. Akordu yapılmamış saz gibi tıngırdamaya çalışmak şiirin kalitesini düşürdüğü gibi, şairini de sıkıntıya sokabilir.

Kitap konusunda ise eser vermek niyetinde olan arkadaşların tıpkı şiir de olduğu gibi bol bol eser verecekleri konu üzerinde okuma ve araştırmalar yaparak yazması gerektiğini düşünüyorum. Eser bir bilim kurgu olmayacaksa çok ta absürt olmamalı aklın sınırlarını fazla zorlamamalıdır. Bir plan dâhilinde ele alınıp başlangıcı ile bitişi birbirine fazla karıştırılmamalıdır. Eseri okuyan bir insan eserde kendinden bir parça bulursa bu daha lezzetli olur kanaatindeyim.

Ne Türde Kitaplar ve Şiirler Yazıyorsunuz?

Hikayelerimiz hayata, yaşanmışlığa dairdir. Roman denememiz devam ediyor olup macera tarzındadır. Denemelerimiz güne gündeme dair, araştırmalarımız daha çok tarihe dairdir. Şiirlerin konusuna gelince. Allah hak getire yok yok diyelim.

Hayranlarınıza Söylemek İstediğiniz Bir Şey Var Mı?talip kazgi roportaj

Hayranlarım olduğunu sanmıyorum. Çünkü şöhret sahibi değilim! Yine de esememiz olmadığı halde hasbel kader halde bizden bir parça okuyan veya okumamış tüm arkadaşlara hayırlı ömürler, hayırlı ameller dilerim elbet.

Röportaj İçin Teşekkür Ederiz. Eklemek İstediğiniz Bir Şey Var Mıdır?

Bizleri tanıtma fırsatı verdiğiniz için sizlere teşekkür ederim.

Bu güzel röportaj için Talip Kazgı’ya bizler çok teşekkür ederiz.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺