Sinekli Bakkal-Halide Edip Adıvar

Sinekli Bakkal Romanının Yazarı Kimdir, Sinekli Bakkal Filminin Dizisinin Oyuncuları, Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal Romanının Konusu, Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal Romanının Özeti, Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal Kitabından Sözler, Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal Kitabından Alıntılar, Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal Romanı Hakkında.

Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal adlı romanı 1935 yılında İngilizce olarak The Clown and His Daughter yani Soytarı ile Kızı adı İngiltere’de yayımlanmıştır.

Sinekli Bakkal romanı Türkçe olarak ise 1935 yılında Haber gazetesinde yayımlanmıştır. Bir yıl sonra 1936 yılında ise Sinekli Bakkal romanı kitap halinde basılmıştır.

İngilizce olarak da yayımlanan Sinekli Bakkal romanı ayrıca birçok dilde de yayımlanmıştır.

Halide Edip Adıvar’ın 1936 yılında Can Yayınları tarafından yayımlanan roman 208 sayfadan oluşmaktadır.

Sinekli Bakkal romanı 1942 yılında CHP Roman Armağanı’nı kazanmıştır.Sinekli Bakkal Halide Edip Adivar romani

Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal romanı ayrıca aynı adla 1967 yılında sinemaya uyarlanmıştır. 1967 yapımı Sinekli Bakkal filminin yönetmenliğini Mehmet Dinler yapmıştır.

Sinekli Bakkal filminde Türkan Şoray, Funda Gürçen, Ediz Hun, Erol Günaydın, Ali Şen, Süleyman Turan, Feridun Karakaya, Kadir Savun, Mürüvvet Sim, Nubar Terziyan, Feridun Çölgeçen, Seyfi Havaeri, Hüseyin Güler, Mehmet Ali Akpınar, Samiye Hün, Oktay Yavuz rol almıştır.

Sinekli Bakkal filminde Rabia karakterini Türkan Şoray, Peregrini karakterini Ediz Hun, Kız Tevfik karakterini Erol Günaydın, Hilmi karakterini Toygar Belevi, Küçük Rabia karakterini Funda Gürçen, Vehbi Dede karakterini Kadir Savun, Sabiha Hanım karakterini Mürüvvet Sim, İmam karakterini Ali Şen, Paşa karakterini Nubar Terziyan, Rahip karakterini Feridun Çölgeçen canlandırmıştır.

Sinekli Bakkal Filminin Konusu: Din ve musiki eğitimiyle yetiştirilen Rabia ile uğruna Müslüman olan İtalyan piyanisti Peregrini’nin aşk ve evlilik öyküsü anlatılmaktadır.

Ayrıca Sinekli Bakkal romanı 2007 yılında televizyon dizisi olarak da yayımlanmıştır. Yönetmenliğini Gülçin Gülbahçe yaptığı 2007 yapımı Sinekli Bakkal dizisinde Özge Özberk, İsmail Hacıoğlu, Erol Günaydın, Uğur Polat, Tarık Pabuççuoğlu rol almıştır.

Sinekli Bakkal Dizisinin Konusu: Sinekli Bakkal, Abdulhamit devri İstanbul’unun kenar mahallelerinden birisidir. Bir geçitten çok bir toplantı yeri gibidir. Bu sokakta oturanlardan biri mahalle imamıdır. Onun kızı, Emine ise babasının istemesine rağmen “Kız Tevfik” denilen bir halk sanatçısı ile evlenir. Tevfik; orta oyunu, karagöz gibi şeylerle vakit geçirir. Ayrıca Emine ve Tevfik’le birlikte, sokaktaki İstanbul bakkaliyesini işletmektedir. Bir süre sonra Tevfik ile Emine anlaşamazlar ve ayrılırlar. Tevfik yaptığı şaklabanlıklar yüzünden sürülür. Ancak Emine hamiledir ve İnadını ve iradesini annesinden, yeteneklerini ise babasından olan bir Rabia isimli bir kızları dünyaya gelir. Emine’nin Babası Rabia’nın dedesi olan imam ise Rabia’yı biraz büyüyünce hafız yapar. Mahallenin bir de kibar konağı vardır: “Selim Paşa Konağı”. Bu konak başlı başına bir âlemdir. Selim Paşanın Hanımı dünyanın tadına varmış, yaşlandıkça ölüm korkularına kapılmıştır. Ve teselliyi nerede bulacağını şaşırmış bir kadındır. Selim Paşa ise Padişahın dostlarından ve Zaptiye Nazırı idi. Oğlu Hilmi ise babasının aksine Jön Türklerle ilgisi olan bir ihtilalcıdır. Büyüklük peşinde bir hayal adamı. Konağa giren çıkan pek çoktur. Peregrini adında ki bir İtalyan piyanist Vehbi Dede adında bir Mevlevî bunların arasındadır.

Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal romanından alıntılar:

Aşk ve kin, bunlar karanlık, aydınlık gibi birbirini itmam eden hakikatler. Bir taraftan öbür tarafa sallanan bir rakkasın ucu. Rakkasın üstünden geçtiği başka şeyler hep ikinci derecede. Yalnız aşk ve kin edebi.

Padişah terbiyeli bir adamdı. Sesini yükseltmez, kimseye kaba muamele etmez, hatta en karanlık cinayetleri bile gülümseyerek ve terbiyeli bir havada hazırlardı.

İçinde korku var, ölüm korkusu. Yaşamak o kadar tatlı ki. Hatta gözyaşları, ıstıraplarla dolu olduğu zaman bile güzel.

Bir kere annem beni dünyaya getirdi, bir kere de sen bambaşka dünyaya getiriyorsun Rabia.

Cennette ünlü bir melek olmayı, fikir hürriyeti namına feda edenin şerefine.

İnsanı ilk defa ilim ağacının yemişini yemeye sevk eden Şeytan değil mi?

Kimi terk-i nâm u şâne kimi itibare düştü.

Aynı sene Tevfik, birbiri ardınca dayısını ve anasını kaybetti. Birinden dükkân, ev ve arkasındaki bostanımsı bahçe kaldı; ötekinden yüreğine bir türlü dolmayan bir boşluk, bir hüzün yerleşti.

Sevmeyi, sevilen şeye tek başına sahip çıkmak gibi telakki etmek ne vahşi bir şeydi. Aşık bir esirci mi ? Dünyadaki servet, güzellik, sevgiler ve sevgililer herkese yeter, herkesin hakkı.Sinekli Bakkal Halide Edip Adivar

Bir zaman konuşmadılar. Altı seneyi geçen dostlukları, onları bir araya gelince mutlak lakırdı söylemek mecburiyetini hissettirmeyecek kadar birbirine alıştırmıştı.

Fakat sanatkârların sanatkarı Yaratanın işlerindeki hikmetine hangi fani akıl erdirmiş? İnsan denilen muamma resmini çizerken, kâinat ressamının neden bu kadar boyalar kullandığını, hangi zekâ idrak etmiş?

3.41/5 (22)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺