Sineklerin Tanrısı-William Golding

Sineklerin Tanrısı Romanının Yazarı Kimdir, Sineklerin Tanrısı Filminin Oyuncuları Kimlerdir, William Golding’in Sineklerin Tanrısı Romanının Karakterleri, William Golding’in Sineklerin Tanrısı Romanının Konusu, William Golding’in Sineklerin Tanrısı Romanının Özeti, William Golding’in Sineklerin Tanrısı Kitabından Sözler, William Golding’in Sineklerin Tanrısı Kitabının Konusu Özeti, William Golding’in Sineklerin Tanrısı Kitabından Alıntılar.

Sineklerin Tanrısı; Orijinal adı Lord of the Flies olan Nobel Edebiyat Ödüllü İngiliz romancı ve şair William Golding’in 1954 yılında yazdığı alegorik romanıdır. William Golding’in özgün adı Lord of the Flies olan romanı Türkiye’de bazı yayınevleri tarafından Sineklerin Tanrısı, bazı yayın evleri tarafından İşte Bizim Dünya adı ile yayımlanmıştır.

Özellikle 1970’lı yıllarda William Golding’in Sineklerin Tanrısı romanı Türkiye’de yabancı dille eğitim yapan devlet okullarında İngilizce versiyonu olan Lord of the Flies İngilizce derslerinde okutulmuştur.

William Golding’in Sineklerin Tanrısı romanı aynı adla iki defa sinemaya uyarlandı. Birincisi 1963 yılında ikincisi ise 1990 yılındadır.

1963 yılında çekilen ilk Sineklerin Tanrısı filmi, Peter Brook’un çektiği filmdir. Siyah beyaz olarak çekilen bu filmin kitaba daha sadık olduğu belirtilmektedir. 1963 yapımı orijinal adı Lord of the Flies olan Sineklerin Tanrısı filminin IMDB puanı 7,0’dir.

1963 yapımı Sineklerin Tanrısı filminde; Ralph karakterini James Aubrey, Jack karakterini Tom Chapin, Piggy yani Domuzcuk karakterini Hugh Edwards, Simon karakterini Tom Gaman, Roger karakterini Roger Elwin, Robert karakterini Nicholas Hammond canlandırmıştır.

1990 yılında çekilen Sineklerin Tanrısı filmi de yönetmen Harry Hook tarafından çekildi. Renkli olan bu film ilki kadar beğenilmemiştir. 1990 yapımı özgün adı Lord of the Flies olan Sineklerin Tanrısı filminin IMDB puanı 6,4’dür.

1990 yapımı Sineklerin Tanrısı filminde; Ralph karakterini Balthazar Getty, Jack Merridew karakterini Chris Furrh, Piggy yani Domuzcuk karakterini Danuel Pipoly, Roger karakterini Gary Rule, Simon karakterini James Badge Dale canlandırmıştır.

1969 yılında Habora Kitabevi tarafından yayımlanan ve Özay Süsoy tarafından Türkçe çevirisi yapılan roman İşte Bizim Dünya adı ile yayımlandı.

1979 yılında Milliyet Yayınları tarafından yayımlanan Sineklerin Tanrısı romanının Türkçe çevirisini Mina Urgan yaptı.

Yine aynı yıl içinde; 1979 yılında Adam Yayınları tarafından yayımlanan Sineklerin Tanrısı romanının Türkçe çevirisini Mina Urgan yaptı.

1983 yılında Deniz Kitaplar Yayınevi tarafından yayımlanan İşte Bizim Dünya, Sineklerin Tanrısı romanının Türkçe çevirisini Müge Tayşi yapmıştır.

2001 yılında ve 2015 yılında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan Sineklerin Tanrısı romanının Türkçe çevirisini Mina Urgan yapmıştır. 2015 yılında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan Sineklerin Tanrısı romanı 261 sayfadır.

Sineklerin Tanrısı, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini göz önüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken “Sineklerin Tanrısı”; daha çok Conrad’ın kısa romanı ‘’Karanlığın Yüreği’’ni andırır. Golding’in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşır, korkunç bir kişiliğe bürünürler. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı’nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışmasıdır. Akşit Göktürk

Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne’ın Mercan Adası’nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısı’nın başlıca iki kişisine Mercan Adası’ndaki çocuklardan aldığı Ralph ve Jack adlarını verir. Mercan Adası’nda Ballantyne, oldukça duygusal ve biraz da bön bir iyimserlikle, gemileri battıktan sonra Pasifik Okyanusu’nda ıssız bir adaya sığınan üç İngiliz gencinin, Büyük Britanya uygarlığının oldukça başarılı bir küçük örneğini nasıl yeniden kurduklarını anlatır. Golding’in Sineklerin Tanrısı’nda da bir mercan adası ve İngiliz çocuklar vardır. Ama altı ile on iki yaş arasında olan bu çocuklar, gelecekteki atom savaşı sırasında, güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak bir saldırıya uğradığı için bu mercan adasına düşmüşlerdir. Ve bu mercan adasında olup bitenler, Ballantyne’ın romanında olup bitenlere hiç mi hiç benzememektedir.

Sineklerin Tanrısı Kitabının Konusu: Britanyalı bir grup çocuğu nükleer savaşının etkisinden kurtarmak için taşıyan uçak, ıssız bir adaya düşer. Issız bir adaya düşen bir grup çocuk yaşam savaşı vermek için kendi aralarında kuvvetlenirler. Bu arada bu gruba adanın başka köşelerine düşen çocuklar da katılınca, bir yönetim ihtiyacı doğar. Kargaşanın çözümünü lider seçmekte bulurlar. Sonunda lider olarak Ralph’ı seçerler. Ralph, iyi huylu ve zeki bir çocuktur. Domuzcuk lakaplı şişman ve gözlüklü çocuk ise tam tersine korkmaktadır. Domuzcuk adada mantıklı olarak düşünebilen tek çocuktur. Adadan nasıl kurtulacaklarını düşünmekte ve adada kaç kişi olduğunu saptamak ve hemen bir iş bölümü yapmaları gerektiğine inanır. Bunun için Ralph’in denizden çıkardığı deniz kabuğunu öttürmesini ve uçaktan kurtulan herkesin toplanmasını sağlamasını ister. Ralph ilk başka pek önemsemese de Domuzcuk’un dediğini yapar ve uçaktan kurtulan çocuklar adanın kıyısına gelirler. Çocuklarla hemen bir toplantı yapılır ve toplantıda deniz kabuğunu kim tutuyorsa onun konuşmasına izin verilir. Böylece toplantıların demokrat bir düzen içinde sürdürülmesi sağlanır. Deniz kabuğunu öttürerek tüm çocukları bir araya toplayan Ralph, bu özelliği sayesinde adanın şefi seçilir. Bu karar Jack’ın pek hoşuna gitmez. Jack kilise korosunun başkanıdır ve kendi grubuna liderlik etmektedir. Jack ve grubu hayatta kalmak için avcılığa önem verilmesini savunurken, Ralph ve Domuzcuk ise kurtulabilmek için devamlı yanan bir ateşin olması ve duman sayesinde gemilerin onları kurtarabileceğini savunurlar. Bu anlaşmazlık nedeniyle adada liderlik bölünür. Jack ve ekibi avcılıkla ilgili konulardan sorumlu, Ralph ise düzeni sağlamaktan yükümlü olur.

William Golding’in Sineklerin Tanrısı romanından alıntılar:

Sarı saçlı çocuk, kayadan indi, lagüne doğru yöneldi. Okul üniformasının ceketini çıkarmıştı. Elinde tuttuğu ceketin ucu yerlerde sürünüyordu. Ter içindeydi; kurşuni gömleği gövdesine, saçları alnına yapışmıştı.

En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır.

Korku sizlere zarar vermez, düşlerin zarar veremediği gibi.

Belki bir canavar vardır. Belki o sadece biziz.

Cahilliklerini bilmenin utancı içindeydiler ve bilgisizliklerini nasıl açıklayacaklarını da bilemiyorlardı.

Ralph açıklamak istiyordu; hiç kimsenin tam sanıldığı gibi olmadığını anlatmak istiyordu.

Maske, istediğini yapmaya zorluyordu onları.

Ralph, kirli bedeni, karmakarışık saçları, silinmemiş burnuyla, çocukluk döneminin bitmesine, insan yüreğinin karanlığına ve Domuzcuk denilen o gerçek, o akıllı arkadaşın havalarda uçup ölmesine ağladı.

Düşünce değerli bir şeydi, sonuçlar veren bir şeydi.Sineklerin Tanrisi romani William Golding

Her yolu kendin bulmak zorunda olduğun ve çoğu zaman ayağını nereye bastığına dikkat etmen gerektiği böyle bir yerde yaşamanın, onu ne denli bezdirdiğini anlayıvermişti.

Ben öyle uzun yataklarda yattım ki, düşünmeye vakit buldum. İnsanları bilirim ben. Kendimi bilirim. Onu da bilirim.

Eğer bir yüz üstten ya da alttan ışık aldığına göre değişiyorsa, neydi bir insan yüzü? Her şey neydi?

Her şey iyiydi eskiden; güler yüzlü ve dostçaydı her şey.

3.96/5 (52)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺