Sevgi Bağı Sıradışı Bir Kedi Hikayesi-Gwen Cooper

Gwen Cooper’ın Sevgi Bağı Sıradışı Bir Kedi Hikayesi Kitabını Oku, Gwen Cooper’ın Sevgi Bağı Sıradışı Bir Kedi Hikayesi Kitabının Konusu, Gwen Cooper’ın Sevgi Bağı Sıradışı Bir Kedi Hikayesi Kitabından Alıntılar, Gwen Cooper’ın Sevgi Bağı Sıradışı Bir Kedi Hikayesi Kitabından Sözler.

Üç kedisi olan yazar Gwen Cooper’ın kör kedisi Homeros’un kimi zaman neşelendirecek, kimi zaman hüzünlendirecek sevgi dolu hayat hikâyesi anlatıyor. Özellikle evcil hayvan sahibi olan okuyucuları derinden etkileyecek bir kitap. Hayvan sevgisini anlatan Gwen Cooper’ın ‘’ Sevgi Bağı-Sıradışı Bir Kedi Hikayesi’’ adlı eserinden bazı alıntılar ve kitaba yapılan yorumlar:

İşte bu zamanlarda Homeros, taze avını eve taşıyan, küçük ve simsiyah bir kaplanı andırırdı. Her zaman bakımlı tüyleri, öylesine parlaktı ki, gölge yerine ışık saçıyorlardı. Güneş vuran bir yere uzandığında, kapkara tüyleri, kobalt gibi ışıldıyordu. Uyurken, bir heykeltıraşın siyah mermere yonttuğu bir kedi modeli gibi görünüyordu.

Işık, saniyede 186.000 mil hızla hareket eder ama bu ışık gözünüzün merceğine çarptığında, hızı üçte ikisine düşer. Eğer bu yavaşlama olmasaydı, işlevsel olarak hepimiz kör olurduk ve bulanık ışık lekelerinin aralarına serpiştirilmiş gölgelerden fazlasını ayırt edemezdik. Işığın meydana çıkardığı şeyi, beynimiz yorumlayıp, bize görüntü olarak nakletmesine imkân veren, ışığın hızındaki bu yavaşlamadır. Ama zihnimiz bundan fazlasını yapar,; bu yansımalara mantık yükler, devamlılık sağlar, üzerindeki bozukluk ve pürüzleri giderir ve görsel merkezimizde açılan, tek tük boşlukları doldurur. Gözümüzün takip edemeyeceği kadar hızlı bir objeyi, bir karaltı olarak görmemizin sebebi de budur. Aslında obje bir karaltı değildir. Karaltı sadece zihnimizin bir nizam oluşturma şeklidir; aksi takdirde zihnimizde bir karmaşa oluşacaktır.

Kaybedecek hiçbir şeyinizin olmamasının güzel yanı, kazanabileceğiniz çok şey olabileceği anlamına gelir.

Arada sırada, onlara satılan en ucuz kedi mamasından verirdim, çünkü benim kedilerim de, evde annelerinin pişirdiği sağlıklı yemekler varken, McDonalds yemeye hevesli çocuklar gibi, ucuz şeylerden hoşlanıyorlardı.

Bazen düşünüyordum da, birilerine ne kadar gücendiğin, o insanları mutlu etmeye ne kadar önem verdiğinle doğru orantılıydı.

Ve yaşadığın sürece, yaşamın keyfini çıkarmamak aptallık olurdu.

Bir sıkıntıdan çıkış yolunu sırf sen göremiyorsun diye, bir çıkış yolu yok demek değildir.

Eğer, ne kadar yükseğe çıktığınızı göremiyorsanız, bir metre yüksekliğindeki bir koltuğa tırmanmakla, iki metre yüksekliğindeki bir perdeye tırmanmanın ne farkı vardı ki? Ve eğer zaten her sıçrayışınız, neyle sonuçlanacağını bilmediğiniz bir sıçrayışsa ve bir yerden nereye konacağınızı kestiremeden, kör talihinizden başka hiçbir şeye güvenmeden atlıyorsanız, neyin üzerinden atladığınız ne fark ederdi ki?

Vaya con dios-Tanrı yanında olsun.

Kedilerin iki takım ‘gözleri’ vardır; biri hakiki gözleri, diğeri ise bıyıkları. Kedilerin bıyıkları, geriye kalan tüm tüylerinden üç kat daha kalındır ve kökleri hepsinden daha derinlere, onların sinir uçlarına uzanır. Bıyıkları, kedilerin sürekli geribildirim duyularıdır. Bıyıkları, hava akımını tespit eder ve kedileri nesnelerin etrafında dolaşmaları için uyarır ve böylece, mobilyaların, duvarların ve diğer katı cisimlerin varlığını hissederler. Genişletilmiş bir çevresel görüş imkânı sunarlar ve neticesinde, kedilerin denge kurmasını ve boşluk içinde uyum sağlamalarını mümkün kılarlar. Kedilerin karanlıkta görebilme konusundaki ünlerinin, bir sebebi de budur.

Mağazalardan alınan o oyuncaklara düşkün değiller… İçinde yeni oyuncakları getirdiğim karton poşet, onlar için daha büyük maceraydı; büyük bir karton poşet demek, kusursuz bir kedi kalesi demekti. Oyuncakların faturası buruşturulup, etrafında koşturup kovalayabilecekleri mükemmel bir topa dönüştürülebilirdi.

Hayvan Dernekleri’nin tahmini ölçümlerine göre, kabaca 38 milyon Amerikalının evinde yaşayan, yaklaşık 90 milyon kedi var.

Antik Yunan şairi Homeros gibi Gwen Cooper’ın kediciği Homeros’un da gözleri görmüyordur ancak ikisinin arasındaki tüm benzerlik bundan ibarettir. Örneğin İlyada destanının yaratıcısı Homeros’un, göbeğinin okşanmasından hoşlandığına ya da kedi Homeros’un yabancılarla anında kaynaşabilme özelliğine sahip olduğuna dair elde hiçbir kanıt yoktur. Cooper’ın hikâyesinde başrol, 3 kilo ağırlığında,4 ayaklı ve etrafındaki herkese bilgeliğiyle örnek olan bir kediye aittir.

Onun hayatı, dokuz sıradan hayata bedeldir… Barnes & Noble

Hayvan severler için okumaya doyamayacakları, mükemmel bir eser… Temple Grandin

Eğlenceli, kalpleri ısıtan ancak bir o kadar da hüzün yüklü… Hikâye boyunca Homeros okuyucuyu bitmek tükenmek bilmeyen merakı ve yaşam enerjisiyle eğlendiriyor. Ben kitabı elimden bırakamadım ve neredeyse kitabın yarısını etrafımdakilere yüksek sesle okuma ihtiyacı hissettim. Bu kitabı en az benim kadar ilgi çekici ve sürükleyici bulacağınızı garanti ederim… Catster

Özel bakıma ihtiyaç duyan bir kedinin evlat edinilmesiyle başlayan serüvenlerin konu edildiği bu eser, hayatta kolay kolay pes edilmemesi gerektiğini okuyucuya gözleri görmeyen bir kedi aracılığıyla öğretiyor… People

Harikulade bir kitap! Sürükleyici, yol gösterici ve oldukça neşeli bir eser olan Homeros, destansı niteliklere sahip kör bir kedinin hikâyesidir. Okuyun ve keyfini çıkarın!.. Sy Montgomery

Sevecen ve ruhu okşayan bir serüven… USA Today

Bir insan ve bir kedi arasında yaşanabilecek en dokunaklı ve yürekten sevginin portresi… Gözleri görmeyen kedi Homeros, aşılması zor güçlüklerle karşı karşıya geldiği halde hayata sımsıkı tutunuyor ve sevgi arayışı hiç bitmiyor. Cesaret, azim ve sevgiye dair büyüleyici, bir o kadar da neşeli bir ‘kedi masalı… Susan Richardssevgi bagi siradisi bir kedi hikayesi kitap

Homeros’un bu akıllara durgunluk veren mücadelesi ve azmi herkesin yüreğine taht kuracak, hayata dair çok şey öğretecek… Dr.Louise Murray

Gözleri görmeyen bir kedinin bakımını üstlenen bir kadın ve onun hayatına neşe, mutluluk getiren ve inanması güç olsa da yeni bir yön vermeyi başaran kedi Homeros’un okumaya doyamayacağınız hikâyesi… Shelf Awareness

Karşı koyamayacaksınız… The Toronto Sun

3.5/5 (2)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺