Şahmelek-Merve Akıncı

Wattpad‘ın Çok Okunan Hikayelerinden Şahmelek Kitap Oldu.

Wattpad‘ın sevilen hikayelerinden Şahmelek adlı hikaye Müptela Yayınları etiketi ile kitap olarak yayımlandı.

Wattpad yazarlarından Merve Akıncı’nın Müptela Yayınları tarafından yayımlanan Şahmelek romanının sayfa sayısı 496’dır.

Merve Akıncı’nın Şahmelek eserinin ilk yayımlanma tarihi 2014 yılıdır.

Merve Akıncı’nın Şahmelek kitabının kapak tasarımı Şükrü Karakoç’a aittir.

Ailesi, kız kardeşinin tedavisi için Amerika’ya gittikten sonra Balkanlı Ailesi’nin evinde yaşamaya başlayan İde’nin hayatı, bir gün rüyasında evin oğlu Aslan’ı görmesiyle tamamen değişir. Herkese, her şeye ve özellikle aşka karşı soğuk ve ilgisiz görünen Aslan Balkanlı’ya yavaş yavaş âşık olmaya başlayan İde, tutulmaya başladığı adamın buzlarını eritebilecek midir? Yaralı bir aşkın hayaletiyle boğuşan Aslan ise onun seven bir kadının varlığını kabul edebilecek midir?

Merve Akıncı’nın Şahmelek kitabından alıntılar:

Sana aşık olacağım… Sen beni sevmek zorunda değilsin. Ama ben senin olacağım…

Dilber Teyze sorgusuz sualsiz ve tereddüt etmeden yanına almıştı beni. Üstelik kendi evi bile değildi. Dilber Teyze bundan iki sene önce, kocasının vefatından sonra, beş yıldır yanlarında çalıştığı Balkanlı ailesinin villasında kalmaya başlamıştı. Başka da kimsesi yoktu zaten… Ailem de beni gözü kapalı bu tatlı kadına emanet etmişlerdi. Başka gidebileceğim bir yer yoktu. Aynı zamanda kalmak zorunda olduğum evin aşçı annesiydi Dilber Teyze… Ton ton yanakları, bana anne şefkatini sunuyor ve yabancı olduğum bu evde ufacık da olsa tanıdıklık hissini tatmamı sağlıyordu.

Elimden gelse hâli hazırda kenetlenmiş ellerimizden güç alıp onu bu evden kaçırırdım. Denizi görebileceğimiz bir yere giderdik belki… Hiç konuşmazdık. Dudaklarımız değil, dokunuşlarımız konuşurdu bizim yerimize… Başımı onun geniş omzuna yaslayıp burnumu boynuma gömerdim. Onun o tatlı kokusunu doya doya içime çekip gözlerimi yumardım. İnanıyorum ki birlikte olsak her şey daha güzel olacaktı. Belki daha kolay…

Nilüfer çiçeği ve yasemin senin kokun. Bu evde başka kimse senin gibi kokmuyor. Geldiğini anlamak o kadar kolay ki…

Ruhumu temizleyen ve onaran şeylerden biri de tartışmasız kitaplardı.

Sarılmak, bir bedende iki kalp atışını hissetmekti. Öyle bir elektrikti ki sarıldığınızda her şey silinirdi yeryüzünden. Sadece o an olurdu. Sonsuz bir huzur kaplardı havayı… Tutku, istek ya da şehvet değildi.

Şiir gibi bir adamdı… Onunla aynı havayı solumak, ya benim cezamdı ya da yirmi ikinci yaşımın hediyesi… O, Aslan Balkanlı’ydı. Reddedilmez bir adam ama insafsız bir reddediciydi.

Bir kere gördüğüm kabusun ardından uyandıysam, tekrar uykunun kollarına sarılmak imkansız hale geliyordu. Yapabilecek en iyi şeyse, gri gökyüzünün yavaş yavaş yerini tatlı bir ışıltıya bırakmasını izlemekti.

Gözlerime… Sadece gözlerime bakıyor bir şeylerin cevabını ararcasına…

Her defasında dudaklarından kaçan emirle karışık cümlelerine boğun eğiyor, doğrusu eğmek zorunda kalıyordum.sahmelek-merve-akinci

Küçük kardeşim Sıla, Kistik Fibrozis denen o illete sahipti. Keza ben de öyle… Genetik bir lanetti üstümüzdeki ve ömür boyu da taşımak zorundaydık sırtımızda bu yükü. Sıla, bu hastalıkla en ağır şekilde cebelleşiyordu. Sıla doğduğundan beri bir Kistik Fibrozis hastasıyken, ben taşıyıcı konumundaydım. Ama hastalığın belirtilerini, Sıla kadar olmasa da bir şekilde yaşıyordum.

Oldum olası karanlığı, griyi sevmezdim zaten. Gündü insanıydım daha çok, aydınlığı ve gözümün her şeyi seçebileceği bir ortamı tercih ederdim…

2.7/5 (10)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺