Sabret Allah Seninle-Mehmet Erol Kuloğlu

Mehmet Erol Kuloğlu’nun Sabret Allah Seninle Kitabını Oku, Mehmet Erol Kuloğlu’nun Sabret Allah Seninle Kitabından Sözler, Mehmet Erol Kuloğlu’nun Sabret Allah Seninle Kitabının Konusu, Mehmet Erol Kuloğlu’nun Sabret Allah Seninle Kitabının Özeti, Mehmet Erol Kuloğlu’nun Sabret Allah Seninle Kitabı Hakkında.

Mehmet Erol Kuloğlu’nun ‘’ Sabret Allah Seninle’’ adlı kitabından alıntılar:

Sabır ve dua ile deldi Ferhat dağları… Fatih’in sabrı olmasaydı, Peygamber tarafından müjdelenen bir komutan olabilir miydi? Ya Hz. İbrahim’in sabrı, ya Hz. Eyüp’ün sabrı veya Hz. Muhammed Efendimizin sabrı? Zorluklar karşısındaki kalkan sabır ve duadır. Sabır ve dua, şu kâinatın, gördüklerimizin, görmediklerimizin, bildiğimiz, bilmediğimiz tüm âlemlerin sahibi olan Allah’ın sana ikram ettiği bir savunma ve dayanma gücüdür. Sen Allah’a dayandıktan sonra karşında kim durabilir ki?

Sıkıntıların mı var? Terk mi edildin? Malın, mülkün paran mı kalmadı? Hasta mısın? Bil ki, Allah seni her an görmekte; sabır ve dua ile açacağın avuçlarına cevap vermek için hazır… Sen, onun bunun adaletine değil, Allah’ın adaletine sığın. Dünyevi adaletleri de vesile olarak kullan ama insanlara bel bağlama. Ondan bundan isteme. Gerçek istek kapısına yönel. Zira o kapıdan senin niyazların geri çevrilmez. Sen sabret ve Allah’a sığın. İsteklerine cevap verilecektir.

Allah (c.c.) Hz. İbrahim’i dost edinince, melekler:

“Ey Rabbimiz! İbrahim sana nasıl dost olabilir? Nefsi, malı ve evladı var. Kalbi bunlara meyyaldir…” dediler. Ardından şu ibretli manzaralara ve Hz. İbrahim’in ağır imtihanlarına şahit oldular.

İbrahim (a.s.) mancınıkla ateşe atılacağı zaman, melekler heyecanlandı. Bir kısmı Allah’tan Hz. İbrahim’e yardım et-mek için izin istediler. Melekler, Hz. İbrahim’e bir isteği olup olmadığını sorunca, İbrahim (a.s.):

“Dostla dostun arasına girmeyin!” buyurdu.

Daha sonra Cebrail (a.s.) geldi:

“Bana bir ihtiyacın var mı?” diye sordu.

İbrahim (a.s.):

“Sana ihtiyacım yok. O bana yetişir; ne iyi vekildir!” buyurdu.

Hz. İbrahim (a.s.) Allah’a verdiği andı yerine getirmek için oğlu Hz. İsmail’i kurban etmeye götürürken melekler yine heyecanlandılar:

“Bir peygamber, bir peygamberi kurban etmeğe götürüyor!” dediler.

İsmail (a.s) ise, babası Hz. İbrahim’e:

“Ey babacığım! Emrolunduğunu yap! İnşallah beni sabredenlerden bulursun. Bıçağını iyi bile; hemen kessin; can vermek kolay olur… Bıçağı çekerken de yüzüme bakma! Belki babalık şefkati ile geciktirebilirsin… Benim üzüntüm, kendi elinle kurban ettiğin evladının acısını ve hasretini ömür boyu unutmamandır…”

Baba-oğul, teslimiyet okyanusunda yüzerken, Cebrail (a.s) yetişti. Bıçağı kör etti. Cennet’ten koçu indirdi.

Allah, Hz. İbrahim’e sayılmayacak derecede koyun sürüleri ihsan etti. Cebrail (a.s.), insan suretinde gelerek sordu:

“Bu sürüler kimin? Bana bir sürü satar mısın?”

İbrahim (a.s):

“Bu sürüler Rabbimin’dir. Şu anda benim elimde emanet olarak bulunuyor. Bir kere zikredersen, üçte birini; üç kere zikredersen hepsini al, götür!” dedi.

Cebrail (a.s):

“Subbûhun, kuddûsün, Rabbüna ve Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh.” dedi.Sabret Allah Seninle mehmet erol kuloglu

İbrahim (a.s.):

“Al hepsini! Senin, al, git!” dedi.

Cebrail (a.s.):

“Ben insan değil, meleğim, alamam.” dedi.

İbrahim (a.s.):

“Sen meleksen, ben de Halil’im (Allah’ın dostuyum.). Verdiğimi geri alamam.” dedi.

3.88/5 (26)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺