Rumeysa Serter Röportaj

40’lar Kulübü Yazarlarından Rumeysa Serter İle Yapmış Olduğumuz Röportaj:

Merhaba Rumeysa Hanım Öncelikle Sizi Yakından Tanıyabilir Miyiz, Rumeysa Serter Kimdir? Kendinizden Kısaca Bahsedebilir Misiniz?

1996 yılında Denizli’de dört çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokul ve ortaokul eğitimimi Denizli’de tamamladım. Lisenin üç buçuk yılını Denizli Hasan Tekin Ada Anadolu Lisesi’nde okudum. Bu lisenin bana en büyük katkısı Comenius Projesi sayesinde İtalya’ya gitmiş olmam. Kısa süreli de olsa farklı insanlarla tanışmış, farklı bir kültür görmüş oldum. Lise sonun son dönemini Ankara’da tamamladım ve Ankara Dede Korkut Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. Şu an Antalya Akdeniz Üniversite’sinde Sosyoloji ikinci sınıf öğrencisiyim. Çevremin bütün tepkisine rağmen istediğim bölümde olduğum için mutluyum.

Yazarlık Süreciniz Nasıl Başladı? Yazar Olmaya Sizi Teşvik Eden Oldu Mu?

Açıkçası kendimi henüz yazar olarak tanımlayamıyorum. Yolun daha çok başındayım. İlkokul ve ortaokulda Türkçe sınavlarının büyük kısmı kompozisyonlardan oluşurdu ve ben sınavda o yazıları yazarak yazmayı ne kadar çok sevdiğimi keşfettim. Diğer soruları erkenden bitirir, kalan sürede bana verilen konuyu evirir çevirir ve uzun uzun kompozisyonlar yazardım. Bazen evde annemden bana on tane kelime söylemesini ister, o kelimeleri kullanarak küçük hikâyeler yazardım. Lise yıllarına geldiğimde eskiye nazaran çok daha fazla okumaya başladım ve okudukça daha fazla fikir birikti kafamda. Okudukça yazmak istiyordum. Yazdıkça eksiklikleri görüp daha da okuyordum. Lisedeki felsefe grubu hocam bir gün yazdığım yazılardan birini okudu ve onu yorumladı. Daha sonra onun rehberliğinde Sait Faik Hikâye yarışmasına katıldım. Yarışmayı kazanamasam da harika bir öğretmen kazanmış oldum. Bunu ona da söylemiştim, o benim sadece felsefe, sosyoloji, mantık ya da psikoloji hocam değil yaşam hocam oldu. Hayal gücü içeren öğeleri çok fazla kullanıp kullanmadığıma dair kararsızlık yaşarken hocamın bana ‘’Yazarken delir biraz!’’ deyip gülmesiyle kuşkularım bitmiş oldu. Lise üçüncü sınıfta resim yeteneğim olmamasına rağmen seçmeli ders olarak resim seçtim. Resim yeteneğim gelişmemiş olsa da ikinci muhteşem hocayı kazanmış oldum. Bir resim öğretmeninden öte ikinci anne oldu bana. Hala konuşurken bile hem hocam diye seslenirim hem anne diye. Eğer bu yazıyı okuyacak olurlarsa ikisi de mutlu olur umarım. Beni teşvik eden ve destekleyen üç kişi annem, resim hocam ve yaşam hocamdır. 2015 yılının Ağustos ayında 40’lar Kulübü ile tanışmamla da amatör yazarlığa adım atmış oldum.

Facebook, Twitter, Instagram Gibi Sosyal Medyaları Kullanıyor Musunuz?

Twitter bir süre kullandım ama sonra kullanmayı bıraktım. Facebook ve Instagram kullanıyorum. Her ne kadar teknolojinin pek benlik bir şey olmadığını düşünsem ve bağımlı olmasam da ister istemez bazı şeylerden haberdar olmak için kullanıyorum.

En Çok Beğendiniz Şairler ve Yazarlar Kimlerdir?

Şiir konusunda İkinci Yeni akımı şairlerini çok seviyorum. Günümüzde yaşıtlarımın bazılarının her yerde gerekli gereksiz paylaştığı basitleşmiş şiirler olarak görülse de benim için hepsi çok özel şiirler. ‘’Şiir Sokakta’’ modasından sonra insanlar İkinci Yeni’nin daha çok farkına varmaya başladı.

Yazar olarak Ahmet Ümit, Alev Alatlı, Hüseyin Nihal Atsız, Aldous Huxley‘in kitaplarını severek takip ediyorum.

Sizi En Çok Etkileyen Kitap Hangisidir?

Ahmet Ümit- İstanbul Hatırası. Okuma hevesimi daha da arttıran ve gerçekten emek verilirse ortaya ne kadar güzel eserler çıkacağını gösteren bir kitap bana göre. Lise 1’de okumuştum ve o zaman olay örgüsünün kusursuzluğu, karakterlerin ve mekânların özenle seçimi, romanın sonu beni kendine hayran bırakmıştı. Beni bu derece etkileyen ilk kitap olduğu için daha sonraları her ne kadar çok çok güzel kitaplar okumuş olsam da İstanbul Hatırası bu konuda ilk göz ağrım diyebilirim.

Şimdiye Kadar Yayımlanmış Kaç Kitabınız Vardır?

40’lar Kulübü aracılığıyla çıkan bir kitabım var ki o da tamamen benim yazılarımdan oluşmuyor. İçerisindeki 40 yazardan biri benim yalnızca. ‘’Aliya’nın İzinde Bosna’ya 40 Adım’’.  Basılmak üzere olan bir kitapta daha yazım olacak ve başka bir yazım da hazırlık aşamasında şu an için.

Aliya’nın İzinde Bosna’ya 40 Adım Kitabının Yazarlarından Birisi Olarak Kitap Hakkında Biraz Bahsedebilir Misiniz?

‘Aliya’nın İzinde Bosna’ya 40 Adım’ kitabı 40 farklı kalemden, 40 farklı gönül, 40 farklı manzara, 40 farklı tecrübeden Aliya İzzetbegoviç’i, onun Bosna üzerindeki etkisini, günümüzdeki yansımalarını, Bosna’nın yakın tarihte çektiği acıları anlatan bir kitap. Fırsat verildiğinde amatör genç kalemlerin de ne kadar güzel şeyler yazabildiğinin kanıtlarından biri bu kitap.

Röportaj İçin Teşekkür Ederiz. Eklemek İstediğiniz Bir Şey Var Mıdır?aliyanin izinde bosnaya kirk adim

Öncelikle bize bu fırsatı sunduğu için Yunus Coşkun ağabeyime teşekkür ederim. Her aşamada bizim sorularımızı cevaplar ve yardımını esirgemez. Daha sonra size teşekkür ederim. Bize kendimizi ifade etme fırsatı sunduğunuz için. Beni hayatın her alanında destekleyen anneme ve yazı yazmam için desteklerini hiç esirgememiş iki hocama minnetlerimi sunuyorum.

Son olarak da genç kalemler yazmaktan hiç vazgeçmesin. Bir yazı iki yazı derken elbet kendi mükemmelliklerine ulaşacaklardır.

Bu güzel röportaj için Rumeysa Serter’e çok teşekkür ederiz.

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺