Pir-i Lezzet-Saygın Ersin

Lezzet ve Entrika Dolu, Tarih İle Kurgunun Bir Arada Olduğu İştah Kabartan Bir Roman; Pir-i Lezzet!

Saygın Ersin’in Pir-i Lezzet romanı kurgusu ve olay örgüsü ile çok hoş bir kitap.

Saygın Ersin’in Pir-i Lezzet kitabı 2016 yılının Nisan ayında April Yayıncılık’tan çıktı.

April Yayıncılık tarafından yayımlanan Saygın Ersin’in Pir-i Lezzet romanı 320 sayfadan oluşmaktadır.

Nelere kadirdir bir yemek?

Hangi baharat kılavuzudur kalbe giden yolun?

Kamer, Şems, Merih ve Zühre;

Hangi yıldızlar saklıdır sıcak bir tencerede?

Ve cevza ve mizan ya da kavs;

Hangi burcun kokusudur bir tutam tarçın?

Sarmısak deva mıdır yoksa bela mı?

İsmi nedir taze ekmek kokusunun?

Bir bardak şerbet unutturur mu acıları?

Ya da bir yudum çorba açar mı kapıları?

Yıldızlar ve fısıltılarla çevrili, Topkapı Sarayı’nda başlayıp İskenderiye’ye uzanan bir serüven…

Gastronomi ile harmanlanmış, aşkla tatlandırılmış bir tarih yolculuğuna çıkıyoruz, hadi!

Saygın Ersin’in Pir-i Lezzet kitabından alıntılar:

O akşam, İstanbul’un namlı tüccarlarından Zümrützade Hüsnü Bey’in konağı, endamı da unvanı gibi kallavi bir misafiri ağırlamaktaydı. Silahdar-ı Hazret-i Şehriyari, yani Devletli Padişah’ın Silahdar Ağa’sı Siyavuş Ağa, akşam taamında Hüsnü Bey’in fakir konağını şereflendirme lütfunda bulunmuştu.

Sofra konağın görkemli selamlığına kurulmuş, dört devasa sini, hardal rengi ve gümüş işlemeli sofra bezlerinin üstüne, birbirlerine değmeyecek ama çok da ayrı durmayacak şekilde yan yana dizilmişti. Sinilerin etrafındaki minderler, tıpkı selamlığın üç duvarı boyunca uzanan geniş sedirlerin minderleri gibi mavi kadifedendi. Duvarlara raptedilmiş, her biri üçer kollu yirmi bir gümüş şamdanda yanan mumların şavkı, konukların ipek esvaplarının altın işlemelerinde oynaşıyor, sofradaki billur bardakların kesmelerinde kırılıp porselenlerin mavili yeşilli narin işlemelerinde parıldıyordu.

Hava hiç soğuk değildi. Zaten Aşçıbaşı’nı üşüten şey de dışarıdan değil, içeriden geliyordu.

Bir önceki kapı gibi Bâbü’s-Selam da bir dehlizi andırıyordu. Fakat çok daha uzundu. Öte ucundaki ışık, içeri giren kişiye akıbetini anlatmak istermiş gibi uzakta kalıyordu. Bu sarayda yaşamak, en acemi içoğlanından Padişah Hazretleri’nin şahsına kadar, Bâbü’s-Selam’ın kapı arasında sonu belirsiz bir yürüyüşe çıkmak gibiydi aslında. Yolun sonundaki ışığı görür, ona doğru yürür, ama bir türlü ulaşamazdınız. Ömrünüz, her an karanlığa düşme korkusuyla bu küçük taşlarla bezeli sonsuz yola an an, saat saat, gün gün dökülür, nihayetinde ya ecelin ya da bir celladın elinde tükenerek hiçliğe karışır ya da en fazla tozlu tarih yapraklarında birkaç satıra dönüşürdü. Dünyanın en sahte ışığıydı bu kapının ucundaki. Salt bir hayalden ibaretti. Fakat bu Aşçıbaşı’nı korkutmuyordu. Çünkü onun kavuşmak istediği ışık bu kapının değil, bir sonraki kapının ardında, henüz bilemediği, göremediği bir yerde gizliydi. Ama bulacaktı onu. Ne yapıp ne edip bulacak ve dünyasına çöken koyu karanlığı aydınlatacaktı.

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge,
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı…

Kalabalığın ikna olmaktan başka çaresi yoktu ama homurtular, azalmakla birlikte, kesilmemişti. Hiç de haksız değillerdi. Matbahı Amire’de en çok pişirilen yemek tereddütsüz pilavdı. En kıdemsiz baltacısından ağalara kadar her sınıftan Saray sakini için her gün kazanlarca, hem de sebzelisinden meyvelisine kadar envai çeşidi pişirilirdi. Tabiatıyla her usta da pilavını en âlâ, en su kaldırır pirinçten yapmak isterdi.

Zor bir işi vardı zaten Usta’nın. Zor müşterilere zor yemekler yapardı. Hayatı da kolay değildi hiç. Bir düşmüş, daha da kalkamamıştı ama susmak, sineye çekmek zorunda kalmak başka hiçbir zahmete benzemiyordu işte.piri lezzet saygin ersin

Hayatı boyunca özleyecek bir şeyi ya da kimsesi olamayan, neredeyse geçmişsiz bir kız çocuğu için ”özlemek” denen şeyin ne kadar nadide bir duygu olduğunu çok geç anlayabilecekti Aşçıbaşı…

Öyle sermestem ki idrâk etmezem dünya nedir,
Men kimem, sâki olan kimdir, mey-i sahbâ nedir?

Adı üstünde, Darü’z-Zevk, bir insana yeryüzünde yaşayabileceği tüm zevkleri tattırmak için hizmet veren bir yerdi.

3.29/5 (14)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺