Pazarlık-Vahdettin Engin

İkinci Abdülhamid İle Siyonist Lider Dr. Theodore Herzl Arasında Geçen ”Filistin’de Yahudi Vatanı” Görüşmelerinin Gizli Kalmış Belgeleri; Vahdettin Engin’in Pazarlık Kitabında.

Prof. Dr. Vahdettin Engin’in Pazarlık kitabı yazarın en çok satan kitaplarından. Yeditepe Yayınevi etiketi ile yayımlanan Prof. Dr. Vahdettin Engin’in Pazarlık kitabının sayfa sayısı 416 sayfadır.

1890’lı yıllarda Yahudiler, Rusya başta olmak üzere Romanya ve Yunanistan’da uğradıkları baskılar yüzünden bu ülkeleri terk etmek zorunda kaldılar. Sığındıkları ilk ülke ise Osmanlı Devleti oldu. Dönemin Padişahı II. Abdülhamid, başlangıçta insani nedenlerle Yahudilerin Filistin dışındaki Osmanlı vilayetlerine yerleşmelerine izin verdi. Fakat Yahudiler ‘vaad edilmiş topraklar’ olarak kabul ettikleri Filistin’e yerleşmek istiyorlardı. II. Abdülhamid’in saltanatı süresince bu konuda yoğun çabalar harcadılar. Özellikle Rotschild ve Baron Hirsch gibi zengin Yahudiler, Filistin’de toprak satın alarak buralara göçmen yerleştirmeye çalıştılar. 1896 yılından itibaren ise sahneye Theodore Herzl çıktı. Herzl Filistin’de Yahudiler için özerk bir devlet oluşturma peşinde idi ve bunun yolunun II. Abdülhamid’i ikna etmekten geçtiğini düşünüyordu. Bu uğurda beş defa İstanbul’a geldi. Bir defasında Padişah’la görüşme imkânı buldu. Herzl’in kafasında, Osmanlı Devleti’ne bazı mali imkânlar sağlayarak hedefine ulaşmayı sağlayacak izni koparmak vardı. II. Abdülhamid ise Herzl’in şahsında, Avrupalı alacaklıları Osmanlı dış borçlarının indirilmesine ikna edecek bir destek bulmuştu. Bütün bu ilişkiler ağının ne şekilde örülüp nasıl sonuçlandığını elinizdeki kitabı okuduğunuzda öğrenebileceksiniz.

Prof. Dr. Vahdettin Engin’in Pazarlık kitabından alıntılar:

Günümüz dünyasında da Filistin adı kan, gözyaşı ve terörle birlikte anılıyor. Aslında 1990’lardan önce de Filistin adı kan, gözyaşı ve terörle birlikte anılıyordu. Yani Filistinli Araplar ve Yahudiler, yıllardır devam eden bir husumeti, her geçen gün daha da şiddetlendirerek sürdürüyorlar. Anekdotun bize hatırlattığı bir gerçek var. O da Osmanlı idaresinin Filistin’de bıraktığı derin izler ve bunların ne olduğu bilinmeden de bu sorunun çözümünün zorluğu.

Filistin yaklaşık dört bin yıldan beri tarih sahnesindedir. Bu süre o kadar çok istilaya uğramış ve toprakları o kadar çok değişiklik göstermiştir ki, Filistin adı verilen bölgeye belirli siyasi sınırlar çizmek zordu.

Tarih boyuncu birçok çatışmaya sahne olan Filistin 16. yüzyılda Osmanlı hakimiyetine girdi. Yavuz Sultan Selim 1516 yılında Mercibadık Muharebesi’nden sonra Filistin’i Osmanlı topraklarına kattığı zaman buraları Şam Beylerbeyliğine bağlı üç sancak halinde teşkilatlandırdı: Kudüs, Gazze, Nablus. Bundan sonra, Osmanlı Devleti, 16. yüzyılın başından, Birinci Dünya Savaşı’na kadar olan bir dönemde, hakimiyet kurduğu bütün coğrafi alanlarda olduğu gibi, Filistin’de de kendine özgü bir idari yöntem uyguladı. ”Pax Ottomanica” adı verilen Osmanlı barışı bölgeye hakim oldu. 19. yüzyılın ortalarından itibaren ise, bölge üzerinde hakimiyet kurmak isteyen büyük devletler, Filistin’deki dini ve etnik grupları kışkırtarak Osmanlı Devleti’ni zor duruma düşürmeye çalıştılar.

3.8/5 (69)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺