Paul Auster Sözleri

Amerikalı Yazar Paul Auster’in Resimli, Özlü, Aşk, En Güzel Sözleri.

New York Üçlemesi, Karanlıktaki Adam, Görünmeyen, Sunset Park, Ay Sarayı, Şans Müziği, Auggie Wren’in Noel Hikâyesi, Yükseklik Korkusu, Timbuktu, Yanılsamalar Kitabı, Kehanet Gecesi, Brooklyn Çılgınlıkları, Leviathan kitapları ile tanıdığımız dünyaca ünlü Amerikalı roman yazarı Paul Auster’in en güzel sözlerini bu yazımızda okuyabilirsiniz.

Paul Auster’in sözleri:

Bir güzellik yap kendine. Sadece sahip olduklarını düşün, mutlu ol onlarla. Sahip olmadıkların üzülsün seninle olamadıklarına.

Her gün yüzlerce hayal kurarsın ve hiç biri gerçek olmaz; ama bir gün bir gerçek yaşarsın, hiçbir hayale sığmaz.

Doğru insan, yanlış zaman. Doğru zaman, yanlış insan. İşte hayat böyle oyunlar oynar her zaman.

Hiçbir zaman garantisi olmayan bir mutluluk için, hayatınızda kalıcı olan şeyleri yok etmeyin. Çünkü tek üzülen siz olursunuz.

İnsanın sevdiği birini son kez görmesinden daha kötü olan tek şey; onu son kez gördüğünü biliyor olmasıdır.

Bu dünya beş para bile etmez, unutma. Kendini dünyalar kadar değerli sananlar ise kendi fiyatını belirliyor aslında.

Hayatın matematiğinin farklı olduğu hep sonradan anlaşılıyor. Ve anlıyor ki insan; değer vermek yalnızca matematikte ise yarıyor.

Güzel, çirkin, şişman, zengin, fakir. Dünyadaki tüm kadınların tek bir ortak derdi vardır: Giyecek hiçbir şeyimiz yok!

Ben 4 kişiyim: 1 ben, 2 içimdeki, 3 aynadaki, 4 kalbimdeki. Ben’i geç, içimdeki zaten deli, kır aynadakini. Ya kalbimdeki?

Ben insanın diğer yüzünü görünce, ilkini hatırlamam!

Benden nefret ettiğini duydum. Eğer seni düşünecek vaktim olsa, bende senden nefret ediyor olurdum.

Gerçekten sevmeden, seviyorum demeyi bir türlü öğrenemedim. Tek kusurum buysa; özür dilerim.

Bir insanı neden sevdiğiniz sorusuna cevap bulamıyorsanız, onu gerçekten seviyorsunuzdur.

Bir kadının canı yandığında, bir erkeğin başı belaya girmek üzeredir.

Bir kadının ne dediğine değil, ne demek istediğine kulak ver. Çünkü onlar, kimse kırılmasın diye bazı şeyleri söylemezler.

Herkesin bir ilişkisi var; ama hiçbiri sevmiyor. Herkesin bir sevdiği var; ama hiçbiri kavuşamıyor.

Biliyorum ki düşmek değildir insanları üzen. Elinden tutar gibi yapıp aslında itenlerdir insanı hayata küstüren.

Bir defa aldatan kişiyi affedersen, seni yine kullanır; çünkü ihanet bir ruh hali değil, karakterin dökülüş biçimidir.

Hayallerinin peşinden koş, bir gün mutlaka yorulacaklardır.

Durgunsa insan belki bir sebebi, suskunsa bir nedeni var. Sen suskunluğuna aldanma kimsenin; bil ki her şeyin bir zamanı var.

Fark, birileri farklı olmaya çalışırken, kendin olmaktır hayatta. Bil ki seçici olmamak, geçici olmaya mahkûm kalmaktır aslında.

Gerçek daima hayal edebildiğimizin çok daha ilerisindedir.

Kadın, doğası gereği zayıftır; ama acıya en çok o dayanır. Kadının direncini kıran tek şey; hayal ettiği erkeğin boş çıkmasıdır.

Birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir.

Biz papatya yoluyoruz seviyor mu sevmiyor mu diye. Hayatta bizi yoluyor aslında dayanacak mı dayanamayacak mı diye.

Herkes ikinci bir şansı hak eder derler ya hani. Unutma, ‘seven gerçekten sevse, ilk şansını kaybetmezdi.

Çok gereksiz şeyleri çok düşünüyorum. Sanırım o yüzden sürekli aklımdasın.

Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın. Farkınızda olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için artık yoksunuz.

Neden mutsuzsun? Dedi. Mutsuz değil, beceriksizim dedim. Sizin gibi, mutlu olduğumu sanmayı beceremiyorum. Hepsi bu!

Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum. Tam da palyaçonun dediği gibi, ağlayamadığımdan gülüyorum.

Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun kalbine ulaşmış demektir.

Hayatım boyunca sayılarla uğraştım elbette. Bir süre sonra insana her sayının kendine özgü bir kişiliği varmış gibi geliyor. Örneğin, bir on iki bir on üç’ten farklı. On iki dimdik, vicdanlı, zeki iken, on üç istediğini elde etmek için gözünü kırpmadan yasaları çiğneyebilen, yalnız karanlık bir karakter. Öte yandan on bir ormanlarda, dağlarda gezinmeye bayılan bir sportmen; on, hep kendine söyleneni yapan ağırbaşlı ve saf biri; dokuz ise buda misali uzun uzun düşünmeyi seven derin ve gizemli biri.

Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna değmediğini gördüğün andır. Ve en büyük kaybın ona harcadığın zamandır.

Kadın ilişkinin başında hep sonu düşünür, sona yaklaşınca başlangıcı özler. Erkek ise sonu ister ve bitmesini bekler.

Önemli olan dertlerden uzak durmayı nasıl başarabildiğiniz değil; başınız derde girdiğinde bunun üstesinden nasıl geldiğinizdir.

Sen onun hayatında bir seçenek isen, onun senin hayatında bir öncelik olmasına müsaade etme!

Aslında sorulmalı senin için olurum deyin sevgiliye. Sen benim için ölürsen ben kimin için yaşayacağım diye.

Bazen tüm bağları koparıp gitme cesaretini buluyorum kendimde. İşte o an, keşke nereye gideceğimi bilsem! Giderim herhalde.

Bazılarının ilişkisi var ama sevdiği yok. Bazılarının sevdiği var ama ilişkisi yok.

Madde 1: her şeye rağmen gül. Madde 2: ölümüne sev. Madde 3: onu aldatma. Madde 4: o seni aldatırsa madde 1’i hatırla.

Sizi tatlı kılacak kadar mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acınız ve sizi kullanmalarına fırsat vermeyecek kadar umudunuz.paul-auster-resimli-en-guzel-sozleri

Terk eden kişi, kendinin asla terk edilmeyeceğine inanan insandır. Heykelini dikmeye ise gerek yoktur, çünkü o zaten taştandır.

Kuşa ‘uçma’, balığa ‘yüzme’ demek gibidir. Seni çok seviyorum diyene, arkadaş kalalım demek.

Aramayacaksın kimseyi, olması gerekenler zaten yanında. Ve yanında olmayıp gidenler; ne aklında olmalı ne umrunda.

Artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum; nasıl olsa onlar zamanı gelince kendilerini tanıtıyorlar.

Asıl yalnızlık; yalnız hissetmenize sebep olan kişilerle yaşamak zorunda kalmanızdır.

Hayatı gözyaşlarınla ödüllendireceğine, gülüşünle cezalandır.

Dünyadaki gerçek yerim kendimin ötesinde bir yer oluvermişti ve bu yer benim içimde olsa bile, yeri tam tamına belirlenemezdi.paul-auster-resimli-sozleri

Kadınlar önce erkekleri değiştirmek için çaba sarf ederler. Erkek değişince de; seni artık tanıyamıyorum, çok değiştin derler.

Kent de böyle işte. Herhangi bir sorunun yanıtını biliyorum, diye düşündüğün anda, artık sorunun bir anlamının kalmadığını fark edersin.

Ne kadar seversen sev, asla belli etme sevgini. Çünkü sevdiğin kişi, sevildiği kadar üzecektir seni.

Makyajın amacı, güzelliği göstermektir; ama çok makyajın amacı, yüzünü gizlemektir.

2/5 (6)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺