Pablo Neruda Sözleri

Şilili yazar ve şair Pablo Neruda’nın En Güzel Resimli, Aşk, Özlü Şiirleri, Sözleri.

Gerçek adı Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto olan Pablo Neruda, Şili’nin yetiştirdiği ünlü edebiyatçılardından biridiri.

Pablo Neruda’nın kitapları birçok farklı dile çevrilmiş ve Pablo Neruda, dünya edebiyatına adını yazdırmış bir şair, yazardır.

Pablo Neruda’nın sözleri:

Aşk düşünceleri içine mi düşer sönmüş volkanların? Öç eylemi midir bir krater yoksa yeryüzünün bir cezası mı?

Aşk ne kadar kısa ve unutmak ne kadar uzun.

Aşk, erkeğin ve kadının aşkı, eğer gittilerse onlar, nereye gittiler? Dün, dün sordum gözlerime: ne zaman göreceğiz birbirimizi tekrar?

Bir erkeğin sözleri sana dokunuyorsa, elleri çok uzakta değildir.

Gözyaşım kadar değerlisin; ama nasıl gözyaşlarım gözümden düştüyse şimdi sende öylesin.

Hayat sana hep ekşi limonlar sunuyorsa; Sen de Tekila ve tuz iste.

Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler. Rüyalarını gerçekleştirmek için risk

Aynı uçurumdan ölüler, tek bir koyaktan gölgeler, ta en dipten geldi böylece büyüklüğünün kucağına gerçek, her şeyi yok eden ölüm.

Eskiden hayallerimiz vardı, gerçekleştirmeyi umduğumuz. Şimdi bırakın gerçekleştirmeyi, umabilmek en büyük hayalimiz oldu.

Fakat acı çektim mi? Acı çekmedim. Sadece halkımın acı çekmesinden ötürü acı çekiyorum.

Bırak batırayım elimi derine peçeli parıltının ortasından, taştan gecenin ortasından ve bırak titresin unutulmuş yaşlının yüreği bende bin yıl tutsak kalmış bir kuş gibi.

Aslında kadın; Erkeğin beğenen bakışlarından çok, hemcinsinin kıskançlık dolu bakışlarını görünce, güzel olduğundan emin olur.

Bazen dudakların bitiremediği sözleri, gözler tamamlar.

Ağaçların dallarında niçin kalır güz yapraklar düşene dek? Ne zaman emredilir toprağın altında gülün önceden belirlenmişliği.

Gözetleyen günler geçip geçiyor gizlice, fakat düşüyor onlar ışıktan sesinin içine. Ey aşkın hükümranı, sükunetinde kurdum düşümü, içe kapanıklığımı.

Bazen yükseliyor gözyaşlarının kaderi alnıma yükseldiği gibi yaşımın orada patlıyor dalgalar ve öldüresiye vuruyor kendilerini: ıslaktır devinim, gevşek ve kesin.

Şiirlerin en hüzünlüsünü yazabilirim bu gece. Ben onu sevmiştim ve bazen o da beni sevmişti.

Tüm çiçekleri kopartabilirler ama yine de baharın gelmesini asla engelleyemezler.

Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına.

Bir kadın söyleyeceği çok şey olduğu halde susuyorsa, erkek artık tüm şansını kaybetmiştir.

En heybetli düşünceler bile çok sık duyulduğunda gülünç olurlar.

Bazı geceler vardır ki geçmek bilmez. İnsana o gece öyle uzun gelir ki sanki hiç sabah olmayacakmış zannedilir. Ve bazen sırf sevdiğiniz insan iyi geceler demediği için, çok kötü geçen geceler vardır.

Bekliyorum seni yalnız bir ev gibi, ta ki sen beni tekrar görüp içimde yaşayana kadar. O zamana kadar pencerelerim ağrıyacak.

Biz şairler nefretten nefret ederiz ve savaşa karşı savaşırız.

Bunca gün, ah bunca gün görmeyi seni böyle kırılgan, böyle yakın, nasıl öderim, neyle öderim?

Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.

Alınlar bitişik, Ağızlar bitişik, Bizi yakan sevdaya Bağlı bedenlerimizle, Bırak essin rüzgar ki götürmesin beni ötelere.

Ama ayaklarını seviyorum… Çünkü onlar; toprakta, rüzgarda, sularda yürüdüler… Benim için.

Onca gün, ah, onca gün görürüm seni. Nasıl öderim, neyle öderim onca somut ve onca yakın oluşunu?

Asla aşk acısı çeken birine aşık olmayın. O kişi yaralıdır ve yara bandı olarak sizi kullanır.

Bundandır seni sevmem ve bundan değil. Onca nedeni var ve onca nedeni yok ve böyle olmalı aşk dediğin, kapsayan ve olağan, özel ve dehşetli, bayraklı ve gamlı, yıldızlar gibi çiçeklenmiş ve bir öpüş gibi ölçümsüz.

Çünkü hüzünlüyüm ben ve yolculuktayım Ve tanıyorum toprağı ve hüzünlüyüm.

Seni sevdiğimi anlayacaksın sevmediğim zaman.

En hüzünlü şiiri yazabilirim bu gece. Ben onu sevmiştim ve oda beni sevmişti bazen.

Sen ve ben yazgılıydık sevdalanmaya. Nice erkek nice kadın arasında.

Biten bir aşkın hemen ardından bir başkasıyla başlayan şeyin adı, İlişki değil çelişkidir.

Hiç sevmediği halde neden hep değerli olur bırakıp giden ve neden hiç düşünmeden teslim olur kalbin; o seni hiç sevmemişken.

İçeri girin, efendim, buyurun alın anayurdu ve toprağı, meskenleri, kutsamaları, istiridyeleri, burada her şey satılır.

Hayatta hiçbir zaman bir başkasına tüm benliğinle güvenme, Çünkü hiç kimse sana tüm benliğiyle görünmez.

Her bir adım fosfordan bir akıntıydı. Yıldızla yazdık biz dünyayı.

Her neydiyseniz atıldınız öteye: alışkanlıklar, aşınmış heceler, göz kamaştırıcı ışıktan maskeler.

Her sabah, hayatlarınızın bulanık sabahlarında bulacaksınız o buharlı ve sıcak öğünü her biriniz… Her sabah, her hafta, her zaman, Almeria’nın kanıyla pişirilmiş bir öğün, önünüzde, her daim.

İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında, arkandan konuşmaya başlarlar.

İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin.

Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. İhtiyaç kalmaz.

Ne yapalım yani? Bu dünyanın gerçekleri varsa. Bizimde hayallerimiz var.

Ne yapmalıyım, sevgilim, sevdiceğim bilmiyorum nasıl sever başkaları eskiden nasıl severlerdi, yaşıyorum, bakarak, severek seni, aşk tabiatımdır benim.pablo-neruda-resimli-sozleri

O kadar çok ki ölümüz ve o kadar çok ki kızıl güneş önünde setler. Ve o kadar çok ki çarpık kabuklu başlar. Ve o kadar çok ki öpücüklerimizi engelleyenler. Ve o kadar çok ki unutmak istediklerim.

Yalnızlığa yenilmemek için, sık sık hayaller kurulur; ama aslında neyin hayalini kurarsan kur, yalnızlık her hayalin sonudur.

Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman, çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat. Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın, ateş de pay alır kendine soğuktan…

Sırf birisi ‘’İyi geceler’’ demediği için. İyi geçmeyen geceler vardır.

Şair, her şeyden önce yaşadığı toplumun sorunlarına, giderek tüm dünyaya karşı sorumludur.pablo-neruda-sozleri

Yavaş yavaş ölürler. Seyahat etmeyenler. Yavaş yavaş ölürler. Okumayanlar, müzik dinlemeyenler. Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler. Alışkanlıklarına esir olanlar. Her gün aynı yolları yürüyenler. Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler. Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler. Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler. Heyecanlardan kaçınanlar. Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler. Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler, rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar. Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar. Yavaş yavaş ölürler.

2.75/5 (12)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺