Özlem Cingöz Röportaj

40’lar Kulübü Yazarlarından Özlem Cingöz İle Yapmış Olduğumuz Röportaj:

Merhaba Özlem Hanım. Öncelikle Sizi Yakından Tanıyabilir miyiz, Özlem Cingöz Kimdir? Kendinizden Kısaca Bahsedebilir Misiniz?

Merhabalar… Öncelikle 40’lar Kulübü yazarlarına böyle bir imkân sunduğunuz ve bu heyecanı bizlere yaşattığınız için teşekkür ediyorum. Naçizane bu röportajı yapmak benim için keyif verici…

Ben 1995 yılında Evliya Çelebi’nin tabiriyle – ki bu ifadeyi çok sever ve memleketime çok yakıştırırım- ruhaniyetli şehir Bursa’da adına dünya dediğimiz bu küreye gözlerimi açtım. Çocukluğumdan beridir bir öğretmek sevdası vardı gönlümde. Ne yazık ki bu sevda lise yıllarımda yarım kaldı ve ben bir ticaret lisesinde muhasebe ve finans bölümünde öğrenimime devam ettim. Fakat memnun değildim hayatımdan, gelecekte icra edeceğim meslekten ve içimde yarım kalmış öğretmek sevdasını bir bütün edememekten. Liseyi bitirir bitirmez bir soru sordum kendime: ‘’Özlem adına ömür denilen bu yolculuğa nasıl devam etmek istiyorsun?’’ Cevabı belliydi aslında bu sorunun.  ‘’Ben öğretmek istiyordum…’’ Hayallerim belliydi, imkânlarım belliydi ve duam belliydi. Rabbime hamd olsun ki bir yıl sonra çok isteyerek ve severek yapacağım bir bölümü memleketimde okuyacaktım. ‘’Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği’’ bölümü öğrencisi olmuştum. Bu zamana kadarki süreçte çokça okudum ve kalemimden geldiğince yazdım. Lisedeki edebiyat hocam ‘’Abdullah Şahin’’ yazmak konusunda ilk destekçim oldu diyebilirim. Şu an ‘’Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği’’ bölümü ikinci sınıf öğrencisi olarak öğrenimimi sürdürmekteyim.

Yazarlık Süreciniz Nasıl Başladı, Yazar Olmaya Sizi Teşvik Eden Oldu mu?

Sorunun ikinci kısmından başlayacak olursam yukarıda da belirttiğim üzere yazarlık konusunda ilk destekçim lise yıllarımdaki edebiyat hocam ‘’Abdullah Şahin’’ olmuştur. Yazdığım yazıları hiç sıkılmadan okumuş ve güzel fikirlerini benimle paylaşmıştır. Onun destekleri ve sözleri hâlâ hatırımdadır. Allah uzun ömürler versin…

Lise sıralarında yazdığım yazıları bir kenara koyacak olursam, yazarlık sürecim tam anlamıyla üniversite birinci sınıfta başladı diyebilirim. ‘’Yazmak…’’ dediğimiz bu eylemin, eylem olmaktan ziyade bir ‘’iç dökme’’ olduğunu düşünüyorum. Bazı anlar olur ki insanı insan değil de sadece kendi ve sonra harfler, kelimeler ve cümleler anlar. İşte tam da böyle bir vakitte kaleme sarıldım. O gün bugündür kalemimi hiç bırakmadım. Birtakım dergilere yazılarımı gönderdim. Şükürler olsun, genellikle olumlu dönüşler aldım ve alıyorum. Daha sonra 40’lar Kulübü ile tanıştım ve bu ailenin bir ferdi oldum. Burada olmaktan da çok memnunum.

Şu An Herhangi Bir Yayın Organında Yazı Yazıyor Musunuz?

Şu an 40’lar Kulübü’nde yazılar yazmaktayım. 40’lar Kulübü dışında bazı dergilerde de yazılarımı paylaşıyorum.

Facebook, Twitter, Instagram Gibi Sosyal Medyaları Kullanıyor Musunuz?

Facebook dışında aktif sosyal medya kullanıcısı değilim. Sosyal medyanın özellikle yazı işlerimde çok faydasını görüyorum. Zira 40’lar Kulübü ile Facebook aracılığıyla tanıştım. Facebook sayesinde yazılarımı geniş kitlelerle tanıştırmak için birçok yayın organının kapısını tıklatabiliyorum. Lâkin dikkatli kullanılmadığı takdirde sosyal medyanın zararlı olduğu görüşündeyim. Bu zararları da herkes gibi görüyor ve duyuyorum.

En Çok Beğendiğiniz Şairler/Yazarlar Kimlerdir?

Bu soruyu isim vererek cevaplamayacağım. Özellikle şairler açısından değerlendirecek olursam elbette kendime yakın hissettiğim, kalemlerinde kendimi bulduğum, düşüncelerime uygun şairler var. Lâkin ben edebiyata diğer ideolojilerden bağımsız olarak bakıyorum. ‘’Okumam bu adamı!’’ demeyerek ön yargılardan uzak olmaya çalışıyorum. Çünkü benim için her bir eser, bir emektir. Her şiirin kendine ait dinlemeye değer bir hikâyesi vardır. Şaire sadece şair, yazara sadece yazar gözlüğüyle bakıyor ve edebiyat kitaplarımıza adını yazdırmayı başarmış değerli şair ve yazarların kitaplarını okumaya çalışıyor ve bu kitapları elimin altında bulunduruyorum.

Sizi En Çok Etkileyen Kitap Hangisidir?

Bu soruya tek bir isim vermek çok zor. Beni etkileyen birçok kitap var. Bu soruyu sorduğunuzda aklıma ilk gelen Sabahattin Ali’nin kitapları – özellikle ‘Kürk Mantolu Madonna’-  ve Khaled Hosseini’nin kaleme aldığı Uçurtma Avcısı

Şimdiye Kadar Yayımlanmış Kaç Kitabınız Var?

40’lar Kulübü olarak içinde benimde eserlerimin bulunduğu yayımlanmış iki kitap var. Bunun dışında hali hazırda bulunan ve yakın zamanda yayımlanacak olan bir kitap daha var. Kendime ait yayımlanmış bir kitabım yok maalesef. Fakat bir arkadaşımla ortak bir kitap yazıyoruz. Bu kitabımız için gerekli çalışmalara kısa süre önce başladık ve emin adımlarla hedefimize doğru ilerlediğimizi düşünüyorum.

Önce 40’lar Kulübü’nden Yayımlanmış Ve Yayımlanacak Olan Kitaplardan Daha Sonra Arkadaşınızla Yazmış Olduğunuz Kitaptan Biraz Bahsedebilir Misiniz?

40’lar Kulübü’ndeki ilk kitabım ‘’Aliya’nın izinde Bosna’ya Kırk Adım’’ oldu. Bu kitap vesilesiyle ben de 40’lar Kulübü’ne adım attım. Bu kitapta biz 40 yazar olarak Bosna’da yaşanan zulmü ve Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’i kaleme aldık. İkinci kitap olarak ‘’Kırk Zincirli Ayasofya’’ ile Ayasofya dedik, Fatih dedik, fetih dedik ve derdimizi 40’lar Kulübü okuyucularına dert edindirdik, hemdert olmaya davet ettik… İnşaALLAH kısa süre sonra elime alacağım ‘’Kırk Deli Gömleği ve İslam’’ kitabı da benim üçüncü 40’lar kulübü kitabım olacak. Bu kitapta da izmlerden bahsederek Cemil Meriç üstadımızın ‘’İzmler idrakimize giydirilmiş deli gömleğidir.’’ sözünden hareketle okuyucularımızı bu deli gömleklerinden kurtarmayı hedefledik. İnşaALLAH faydalı bir kitap olur.

Arkadaşımla ortak olarak yazdığımız bu kitapta, mazimizi ve şimdimizi aynı anda kaleme alıyoruz. Bu kitapla okuyucularımız Osmanlı Tarihi’nde bir yolculuğa çıkarken şimdiye de yüzleri dönük olacak…  Anlatmakla olmaz okumak gerek diye düşünüyorum.

Röportaj İçin Teşekkür Ederiz. Eklemek İstediğiniz Bir Şey Var Mıdır?ozlem Cingoz Roportaj

Ben teşekkür ederim… Okuyuculardan şunu bekliyorum: – ki bence tüm genç yazar arkadaşlarım bunu bekliyordur. – Genç yazarlara şans versinler. ‘’Bunun yaşı kaç ki ne biliyor, ne yazacak…’’ gibi sözlerle kalemleri nice heyecanla çağlayan yazarların heveslerini kırmasınlar. Her zaman dile getiriyorum ve yine getireceğim: ‘’Hiçbir usta şair/yazar elde etmiş oldukları başarıları dünyaya gözlerini açar açmaz elde etmediler, her ustanın bir çıraklık evresi vardı ve var olacak…’’ Yazarlığa baş koymuş genç arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Selâm ile…

Bu güzel röportaj için Özlem Cingöz’e çok teşekkür ederiz.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺