Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul-Mustafa Armağan

Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul Kitabının Yazarı Kimdir, Mustafa Armağan’ın Tarihi Kitapları, Mustafa Armağan’ın Kitapları, Mustafa Armağan’ın Romanları, Mustafa Armağan’ın Eserleri, Mustafa Armağan’ın Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul Kitabının Özeti, Mustafa Armağan’ın Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul Kitabının Konusu, Mustafa Armağan’ın Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul Kitabından Sözler:

‘Fatih’in Rüyası’ adlı kitabın yazarı olan araştırmacı yazar Mustafa Armağan’ın ‘Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul’ kitabından alıntılar:

Byzantium, Byzantion, Antoniopolis, Yeni Roma, Konstantinopolis, Koslantiniyye, Istinpolin, Çarigrad, Dersaadet, Deraliyye, Asitane, İstanbul veya sadece Şehir (Polis)…

Her millet ona farklı bir dilden seslendi. Onun ismini sayıkladı rüyalarında.

“Tarihle birlikte düşünmek” için yola çıkan Mustafa Armağan, bu kitabında Osmanlı’yı İmparatorluk Yapan Şehir olan İstanbul’un kabuğunu kırmaya çağırıyor okurunu. Bu kabuk kırılırsa fışkıracak enerjinin geçmişimizi olduğu kadar geleceğimizi de aydınlatacağına inanıyor. Çünkü Tanpınar’ın dediği gibi İstanbul bizim ‘hakiki ruh mimarımızdır’.

Romalıların gururu, barbarların medeniyet hocası!

Konstantinopolis’in şöhreti yalnız manevî ve mistik gücünden değil, aynı zamanda ticarî bir merkez, ana ticaret yollarının kavuşma noktası olmasından da ileri geliyordu.

Ayasofya Camii’nin yanı başındaki iki bin yıllık Milion Taşı’nın dünyanın ortasını gösterdiğine inanıyordu Bizanslılar. Görkemli imparator Justinianus Kudüs’teki Süleyman tapınağına rakip olarak Ayasofya’yı inşa etmişti. Ya Fatih’in Büyük İskender’in Zülkarneyn olarak portresini aklının baş ucunda kılıç gibi taşıması neyin göstergesidir sizce? Genç Fatih, daha 32 yaşında iken bir büyük eğitim sitesi inşa etmişti şehrin kalbinde. Vakfiyesi’ndeki sözler Mekke’nin fethinden dönmekte olan İki Cihan Serveri’nin (sav) fem-i mübareğinden dökülen incileri derliyordu adeta: “Küçük cihad bitti, şimdi büyük cihad başladı. Bunun içindir ki, daha Fatih’in tarihçisi Tursun Beğ’in kaleminden başlayarak İstanbul merkezli bir bakış, Osmanlı’nın dünyaya açılma felsefesinin sütunlarından biri olacak ve Beylerbeyi Sarayı’nda mahpus bulunan sabık padişah II. Abdülhamid’e, kardeşi Reşad’ın İstanbul’u terk etmesi ricası iletildiğinde şu acı sözleri söyletecekti: Fatih’e karşı şehrini kahramanca savunan İmparator Konstantin kadar da mı olamayacağız? Osmanliyi imparatorluk istanbul Mustafa ArmaganBuradan bir yere gitmiyorum. Gerekirse bana bir silah verin, İstanbul’un savunmasına katılayım!

12. yüzyılda şehri ziyaret eden Yahudi tüccar Tudelalı Benjamiıı, “Buraya Babil’den, iran’dan, Hindistan’dan, Mısır’dan, Kenan ülkesinden, Rusya’dan, Macaristan’dan, Peçenek ve Hazar ülkelerinden, Lombardiya ve ispanya’dan her ırktan tüccar geliyor” diyerek onun haiz olduğu olağanüstü ticari potansiyelin renkli bir profilini çiziyordu.

2/5 (1)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺