Ölü Kelebeklerin Dansı-Hüsnü Arkan

Ölü Kelebeklerin Dansı Romanının Yazarı Kimdir, Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı Kitabının Konusu, Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı Kitabının Özeti, Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı Kitabından Sözler, Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı Romanının Özeti, Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı Romanından Alıntılar.

Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı romanı Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlandı. Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı romanı 154 sayfadan oluşmaktadır.

Ölümümün on altıncı gününde anılarımı yazmaya karar verdim ben.

Öldükten sonra karşılaştığım insanlar, anılar evinde gezinmenin bir ölüye hiçbir yarar sağlamayacağını söyledilerse de onlara inanmadım.

Öldüm ve Tanrı burada da yok! Ne yapabilirim?

Galiba artık yaşamıyorum. Şairin kelebeği gibi, düşümde kendimi bir ölü olarak mı görüyorum, yoksa uyandım da ölmeden önce yaşadıklarımın bir düş olduğunu mu fark ettim, bilemiyorum.

Ölüler yaşamaz! Hayatım boyunca kesinliğine güvendiğim biricik gerçek bilgiydi bu. Şimdi onu da yitirdim. Bana öldüğüm söyleniyor ama konuşabiliyorum. Artık hayatta olmadığım söyleniyor ama düşünebiliyorum, yazabiliyorum, sokaklara çıkıp gezebiliyorum, dişlerimi fırçalayabiliyorum, ayakkabılarımı bağlayabiliyorum.

Bir de özel ölüm şoku var. Gerçekten özel! Ölüm ânınızı unutuyorsunuz; nasıl öldüğünüz, ölürken neler hissettiğiniz aklınızdan siliniyor. Normal bir ölü için pek bir anlam taşımıyor bu şok, ama benim gibi bir ölüyseniz, bir cinayete kurban gitmişseniz, o zaman düşünceleriniz altüst oluyor işte. Katilinizin yüzünü anımsamak için başınızı duvarlara vuruyorsunuz, merak denen şey uykularınızı çalıyor, herkesten kuşkulanıyorsunuz.”

Ölü Kelebeklerin Dansı, ölümünün on altıncı gününde anılarını yazmaya karar veren bir anti kahramının serüvenini anlatırken okuru bir düş dünyasının derin sularında gezdiriyor, ölümü ve yaşamı sorgulatıyor.

Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebeklerin Dansı kitabından alıntılar:

Kalbim, büyük bir aşka hazır olmam gerektiğini söylüyordu. Öyle yüksek perdeden haykırıyordu ki bunu başkaları da duymasın diye, sürekli bağıra çağıra şarkı söylüyordum.

Herkes, görebildiği ve anlayabildiği kadarıyla yaşar zaten. Fakat aynı zamanda herkes, göremediği ve anlayamadığı kadarıyla bir ölüdür.olu kelebeklerin dansi husnu arkan

Henüz hiçbir şeyden emin değilim; öldüğümden, yaşadığımdan, yaşamış olduğumdan.

Biri çıkıp hayatımın son günlerinin bir tahterevallinin üstünde geçeceğini, bir gün yere çakılıp kıçımın kırılacağını, ertesi gün göklere yükselip yüreğimin hop edeceğini söylese, ona inanmazdım. Ama bütün bunlar başıma geldi benim; yere çakıldım, göğe uçtum.

3.85/5 (13)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺