Moby Dick-Herman Melville

Amerikalı Yazar Herman Melville Dünya Çapında Üne Kavuşmuş, Bir Amerikan Klasiği Haline Gelmiş Romanı Moby Dick Beyaz Balina

Romanın başlangıç cümlesi şudur: ”Bana İsmail deyin.”

Herman Melville’in Moby Dick Beyaz Balina romanında olaylar İsmail’in ağzından anlatılır. Romanın konusu; Kaptan Ahab’ın Moby Dick adlı balinayı avlamak istemesini konu edinir.

Herman Melville’in Moby Dick romanı 1851 yılının Ekim ayında yayınlanmıştır. Daha sonra 1851 Kasım ayında da Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanmıştır.

Richard Bentley İngiltere’de Richard Bentley yayınevi tarafından yayımlanmış Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Harper & Brothers yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Yayınlandığı dönem çok büyük bir ilgi görmemiştir.

Herman Melville’in Moby Dick eserinin ilk versiyonları olan; İngiltere Londra’da yayımlanan Herman Melville’in Moby Dick romanı 927 sayfadan, Amerika Birleşik Devletleri New York’ta yayımlanan ise 635 sayfadan oluşmaktadır.

Herman Melville’in Moby Dick romanı hak ettiği üne yirminci yüzyılda kavuşmuştur. Öyle ki Herman Melville’in Moby Dick romanı hakkında incelemeler yapılmış, sinemaya uyarlanmış çeşitli yazılar yazılmıştır.

Özgün adı In the Heart of the Sea olan 2015 yapımı Denizin Ortasında ya da Denizin Kalbinde çevrilen filminde Herman Melville’in Moby Dick romanından esinlenilerek sinemaya uyarlanmıştır.

Herman Melville’in Moby Dick Romanında; Kaptan Ahab kapitalizme, Kaptan Ahab ile Moby Dick arasındaki mücadele insan ile doğaya, Kaptan Ahab ile gemi mürettebatı arasındaki çatışma ise birey ile toplum arasındaki gerilime, Kaptan Ahab’ın ayrıca yirminci yüzyıl diktatörlerinin habercisi olduğuna ve geminin de Amerikan toplumuna benzetilmiştir.

Herman Melville’in Moby Dick romanı Türkiye’de birçok farklı yayın evi tarafından yayımlanmıştır.

Nehir Yayınları tarafından 2001 yılında yayımlanan 648 sayfadan oluşan Herman Melville’in Moby Dick romanının Türkçe çevirisini Haluk İlker yapmıştır.

Sular, aniden halka halka kabarmaya başladı sandalların çevresinde. Hızla su üstüne çıkan bir budağı gibi yükseldiler, sonra, o buzdağının yamaçlarından aşağı akmaya başladılar. Denizin içinden boğuk gökgürültüleri geliyordu. Ve solukları kesilmiş tayfaların bir mızrak atımı önünde, üstünde halatlar, zıpkınlar, mızraklarla dolu devasa bir gövde yüzeye çıktı. Gökkuşağının bütün renklerini yansıtan tül gibi incecik bir sis, havada bir an süzüldü, sonra ağır ağır dalgaların üstüne serpişti.

Moby Dick’in mermer gövdesindeki sular, ilâhî bir fıskiye gibi gökyüzünde yükseldi balinayla beraber. Sonra, Beyaz Balina bütün haşmetiyle sulara gömüldü.

‘’Asılın küreklere!’’ diye kükredi Ahab.

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan 736 sayfadan oluşan Herman Melville’in Moby Dick romanının Türkçe çevirisini Sabahattin Eyüboğlu ve Prof.Dr. Mina Urgan yapmıştır.

Pequod adlı bir balina gemisinin son yolculuğunu, balinaların nasıl avlandıklarını, geminin sonunda nasıl battığını anlatan Moby Dick, ilk bakışta denizlerde geçen bir serüven romanı sayılabilir. Ne var ki insan Moby Dick’i okudukça, okuduklarını düşündükçe, kitabın derinliğini, gerçek anlamını sezmeye başlar. Bu derinliği, bu gerçek anlamı sezmeyenler ise, balina avıyla ilgili, heyecanlı bir öykü olarak, gene de Moby Dick’in pekâlâ keyfini çıkarabilirler.

Mîna Urgan böyle tanımlıyor Beyaz Balina’nın romanını.

“Zaman zaman çıkardığı o garip seslere burnundan konuşma dersiniz, balinayı horlamş olursunuz. Hem balinanın söyleyecek nesi olabilir? Ben, derinliği olan hiçbir varlık görmedim ki, bu dünyaya söyleyecek söz kekelemek zorunda kalır, olsa olsa. Ne mutlu ona ki, dünya duyuverir sesini.”

Melville’nin sesini geç de olsa duymuştur dünya: Düzyazı biçiminde yazdığı bu şiirde, ironi, mitoloji ve gerçekçiliğin iç içe geçtiği bu romanında, denizi, gemicileri, balinaları ve tabii bu arada tutkuların tutsağı olan insan ruhunu anlatıyor.

Oda Yayınları tarafından 2001 yılında yayımlanan 574 sayfadan oluşan Herman Melville’in Moby Dick romanının Türkçe çevirisini Selin Satar yapmıştır.

İnsanın içindeki kötülük duygusuyla savaşmasının görkemli bir anıtı olan Moby Dick ya da diğer adıyla Beyaz Balina 19. yüzyıl romanlarının kilometre taşlarından biridir. Beyaz Balina’yı diğer deniz romanlarından ayıransa, eşsiz kurgusu, tarihten mitolojiye, mitolojiden psikolojiye ve doğa bilimlerine varıncaya kadar, barındırdığı çok katmanlı bir roman olmasıdır.

Tehlikeli bir deniz yolculuğundan bileti olarak da değerlendirebileceğiniz Moby Dick, sizi soluk soluğa olacağınız, ama şiirsiz ve tiyatrosuz da kalmayacağınız bir yolculuğa çıkaracak.

Araf Yayınları tarafından 2014 yılında yayımlanan 164 sayfadan oluşan Herman Melville’in Moby Dick romanının Türkçe çevirisini Selda Noyan yapmıştır.

Pequod adlı bir balina gemisinin son yolculuğunu, balinaların nasıl avlandıklarını, geminin sonunda nasıl battığını anlatan Moby Dick, ilk bakışta denizlerde geçen bir serüven romanı sayılabilir. Ne var ki insan Moby Dick’i okudukça, okuduklarını düşündükçe, kitabın derinliğini, gerçek anlamını sezmeye başlar. Bu derinliği, bu gerçek anlamı sezmeyenler ise, balina avıyla ilgili, heyecanlı bir öykü olarak, gene de Moby Dick’in pekala keyfini çıkarabilirler.

Arkadaş Yayınları tarafından 2014 yılında yayımlanan 120 sayfadan oluşan Herman Melville’in Moby Dick romanının Türkçe çevirisini Ali Aydoğan yapmıştır.

Adım İsmail. Maceraya susamışlığımdır bu balina avı gemisine katılmamın sebebi. Aslına bakarsanız bu yolculuğa başlarken ben de bilmiyordum, beklenmedik bir şekilde Queequeg adındaki bir zıpkıncıyla arkadaş olup Ahab denen ve intikam hırsıyla yanıp tutuşan böyle bir kaptanla karşılaşacağımı.

Engin okyanuslarda, hırçın denizlerde yelken açıyoruz her gün. Hedefimizde bir beyaz balina var. Sıradan bir balina değil bu; adı Moby Dick ve Kaptan Ahab’ın bir bacağını kaybetmesine neden olmuş uzun zaman önce. Tek amacımız var, o da Moby Dick’i bulup, Kaptan Ahab’ın intikamını almasını sağlamak.

Umarım Kaptan Ahab’ın bir tür takıntı hâline getirdiği bu intikam arzusunun bedelini hep birlikte ödemek zorunda kalmayız…

Amerikalı yazar Herman Melville’in (1819-1891) başyapıtı Moby Dick, dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Pek çok kereler beyaz perdeye de uyarlanan roman, tüm dünyada popülerliğini koruyan klasiklerden biri olmaya devam etmektedir.

Altın Kitaplar tarafından yayımlanan 128 sayfadan oluşan Herman Melville’in Moby Dick romanının Türkçe çevirisini Gönül Suveren yapmıştır.

Hayat birdenbire önemini kaybettiğinde ve ölüm çekici bir hal aldığında denize çıkmayı düşünürüm. Ya da etrafımdaki herkese ve genel olarak bütün her şeye öfkelendiğim vakit. Aslında bunun şaşılacak bir tarafı yok. Çoğunlukla bütün insanlar da denize karşı aynı duyguları taşırlar ama bundan pek haberleri de yoktur. Nereye giderseniz gidin, nerede olursanız olun, sonunda her yol denize ulaşır. Denizin bütün insanları kendisine çeken büyüleyici bir güzelliği var sanırım…

Herman Melville’in Moby Dick kitabından alıntılar:

Herman Melville (1819-1891) Bir Amerikan edebiyat klasiği kabul edilen Moby Dick adlı ünü romanın yazarıdır.

Balinacı olarak iş bulmak isteyen gençlerin çoğu New Bedford’a giderler.

Şu an denize açılmak gibi bir alışkanlığım kalmadı ama bu bir gemi yolculuğu yapmayacağım anlamına da gelmemeli.

Adım Ishmael benim. Bir -iki yıl önce- ne kadar yıl önce olduğunu boş verin; paramın suyunu çeker gibi olduğu, neredeyse kuruşumun kalmadığı bir sırada, ayrıca beni karaya bağlayacak hiçbir şey bulunmadığından, enginlere biraz açılayım, dünya denizlerini şöyle bir gezeyim dedim.Moby Dick Herman Melville

Gözle görülen şeyler mukavvadan maskeler gibidir. Ama her olan bitten şeyde, her canlı işte, her su götürmez olayda, bilinen her şeyin içinde, bilinmez bir akıl vardır. Bu akıl, kendi damgasını vurur o akılsız mukavva maskeye. Eğer insan vuracaksa, o maskeye vurmalı. Mahpus, zindandan kaçabilir mi duvarı delmeden? Beyaz balina benim dört bir yanımı saran o zindan duvarıdır işte. Bunun ötesinde hiçbir şey yok sandığım da oluyor zaman zaman. Ama ne olursa olsun, eziyor beni bu balina, kemiriyor içimi. İnsanı küçük düşüren bir güç görüyorum onda. İşte bu anlaşılmaz şeyden nefret ediyorum asıl. Beyaz balina ister kötülüğün bir aracı olsun, ister kötülüğün ta kendisi, ondan alacağım öcümü. Küfürden, dinsizlikten söz etme bana, evlat. Beni güneş küçük düşürse, güneşi vururum. Güneş bana düşmanlık ederse, ben de düşman olurum ona: oyunun kuralıdır bu yarışmadan doğuyor her şey. Ama ben bu oyunun kölesi değilim oğlum. Kimdir benden üstün olan? Gerçeğin sınırları yok.

3.6/5 (10)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺