Melek Sanmıştım Şeytanı-Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan Kısa Öyküler.

Melek Sanmıştım Şeytanı romanı yazar ve gazeteci Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından 1943 yılında yazılmıştır.

Romanlarının genel özelliği olan sade bir anlatımı bu kitabında da görmekteyiz. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Melek Sanmıştım Şeytanı kitabını okurken bazı öykülerde kendimizden bir parça bulabiliriz.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Melek Sanmıştım Şeytanı eserinde yer alan her öykü ayrı bir tat bırakıyor okuyucuda.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Melek Sanmıştım Şeytanı kitabında kitaba da ismini veren ilk öykü Melek Sanmıştım Şeytanı adlı hikaye vardır. Allah Gönlüne Göre Versin, Misafir, Dağların Şenliği, Asansör eser de yer alan diğer öykülerdir.

Karbon Kitaplar etiketi ile piyasaya çıkan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Melek Sanmıştım Şeytanı kitabı 2016 yılında yayımlanmıştır.

Karbon Kitaplar tarafından yayımlanan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Melek Sanmıştım Şeytanı kitabının sayfa sayısı 85’dir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Melek Sanmıştım Şeytanı kitabından alıntılar:

İyi, Kötü ne olursa olsun, maksat gönül rahatlığına ermekti. Biz karımla bu huzuru bulmuştuk. Çoğumuz böyle değil miyiz? Hayatın bazı sahte durumlarını gerçeğe almak yanılgısıyla yaşayıp gidiyoruz. Hep aldatmak, aldanmak oyunları içindeyiz. Ahlakça, toplumca, ailece vicdanımızdan gizlenen öyle gerçekler vardır ki, anlamayarak acılarından kurtulduğumuza sevinmeliyiz. Bir saat sonra öleceğini bilmeyen adamın kafaca rahatlığı gibi…

Kibarca bir aile evinde üç yıllık içgüveysiyim. Bilirsiniz, bu sözde biraz sığıntı hali vardır. Karım bana hakim, kaynatam eski gelenekte… Altına iç takkesi giymekle şapkanın günahını biraz hafiflettiğine inanır. Kaynanam dırdırcı, benim en ufak kusurlarımı pervasızca büyülterek, kızını bana karşı tıka basa doldurur.

Bugün bu sıkıntılara katlanmaya cesaret verecek tek bir şey var: Servinaz’ın gülümsemesi. Bir başarı umudunu kurdukça kuruyorum. Bu istek, kafamda ölçüsüz bir taşkınlık yaratıyor. Bu sade kadın, gözümde güzelleştikçe güzelleşiyor. Estetik sınırını aşarak, melekleşiyor…

Karım bu egemenliğinin altında bana candan tutkundur. Bunu çok iyi seziyorum, aldırmayarak yeni görünüyorum. Çünkü elim pek kuvvetli değil, bu içgüveysiliği sayesinde geçim sıkıntım yok; varlık içinde yaşıyorum. Yalnız katlanmakta zorluk çektiğim bir işkence var: Karımın aşırı kıskançlığı… Bu duygusunu sözde dışarı vurmak istemez ama içten içe hem kendini, hem beni yer, bitirir. Evli kadınlar bilmelidirler, fazla kıskançlık ters teper.

İnsan yasak edildiği şeye şiddetle düşkün oluyor.melek-sanmistim-seytani-huseyin-rahmi-gurpinar

Biz bu piyesin sır vermez üç kahramanı, birbirimize tek ses söylemeden dilsiz rolü oynuyoruz.

Servinaz’a olan sevgim kafamdan kovamadığım bir saplantı, bir tebelleş, bir musallat kesilme hızını alıyor. Bu kızdan uzaktan uzağa gördüğüm, ince bir yıldırım gülümsemesi, belki benim ona verdiğim anlam dışındadır. Bu gülümsemeden doğan sevdamın üzerine İspanya’da şatolar kuruyorum. Niçin böyle oluyor? Bu psikolojik halin tahliline uğraşırken şu nedenleri buluyorum: Bu tehlikeli hastalık, aman vermez kıskançlığıyla karımın bana çektirdiği işkenceden doğuyor…

2.43/5 (7)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺