Leyla-Alexandra Cavelius

Alexandra Cavelius’un Leyla adlı romanı Türkiye’de Pegasus Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Alexandra Cavelius’un Leyla adlı romanı hakkındaki yorumlar:

Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan bir kapının eşiğinde olduğunuzu bilmelisiniz. İnsan denilen yaratığın bütün kötülüklerini sergiye çıkarttığı bir coğrafyaya, Balkanlara adım atacaksınız… Kadınların beden ve ruhlarının nasıl lime lime edildiğini okurken ‘’insan uygarlığı’’ denilen barbarlıktan kaçıp, en vahşi hayvanların şefkatli uygarlığına sığınmak isteyeceksiniz… SydsvenskaDagbladet.

Bu kadar acı ve yürek burkucu bir kitap okumadım. Ağlayarak elimden bıraktığım kitaba her seferinde geri döndüm. Korkunç bir öyküydü. Bir zamanlar basın organlarında Yugoslavya’nın adıyla birlikte duyduğum ‘etnik temizlik’, ‘toplama kampı’, ‘toplu tecavüz’ gibi sözcüklerin ne anlattığını bu kitapla anladım… Allt om Böcker

Balkanlarda neler olup bittiğini anlatan sarsıcı bir kitap. Leyla kendisinin ve başka kadınların yaşadıkları cehennemi haykırıyor… Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitirmeden duramıyorsunuz… SvenskaDagbladet

Eğer yetkim olsa her okula insanlık dersi diye bir ders koyar ve bu kitabı herkesin okumasını zorunlu kılardım… DagensNyheter

Alexandra Cavelius’un Leyla Adlı Kitabının Konusu: Bosnalı çok güzel bir kız olan Leyla’nın yürek burkan gerçek hayat hikâyesini anlatmaktadır.

Alman gazeteci ve yazar Alexandra Cavelius’un Leyla adlı kitabından alıntılar, en güzel sözler:

Bosnalı bir kızın yüreğinizi burkacak ve tüylerinizi ürpertecek gerçek hayat öyküsü.

Seni tekrar görmeyi, sesini duymayı acı verircesine öyle çok istiyorum ki.

Neden seni bir çiğ damlası gibi. Böylesine titrek, böylesine hassas görmeliyim?

Sen, hayran olduğum düşsel kadın, Bir buz dağı gibi olan kalbin. Bütün insanlara acı çektirmek için mi böyle. Yoksa sadece senin için yaşayanlara mı?

Eskiden yaşamayı yürekten severdim. Birçokları gibi fırtınalı yaşadım. Ve şimdi benim için artık hiçbir şey önemli değil. Çünkü hayatımı bir bardak su gibi çalkaladın.

Annem hep, ‘’Başkaları için savaş bitti. Ama bizim için daha yeni başladı,’’ diyor.

Tanrı’nın her şeyi gördüğü söylenir. Bu bazen biraz uzun sürse de.

Kül tablası ağzına dek dolu. Yanı başında çikolata ve şeker kâğıtları yığılı. Annem bu tür şeylere ‘’ruhun gıdası’’ der.

Hatta kimileri Pamuk Prenses kadar güzel olduğumu iddia ediyor. Beyaz ten, siyah saçlar ve kömür gibi gözler. Uzun ve ince. Çirkin olmayı ne çok istedim. Belki o zaman bazı şeyleri kendime saklayabilirdim.

Çocukluğum, bugün artık neredeyse hatırlayamayacağım kadar uzaklarda kaldı.

Çevremizde dağlar ve ormanlardan başka hiçbir şey yok. Kışlar uzun ve dondurucu. Bu çevreden hiçbir zaman pek etkilenmemiştim. Hep dağların ardında ne olduğunu görmek isterdim.

4/5 (11)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺