Labirent Ay Işığı-Ayşe Nur

Yetenekli Genç Yazar Ayşe Nur’dan Fantastik Bir Roman; Labirent Ay Işığı

Ayşe Nur’un ilk kitabı olan Labirent Ay Işığı romanı kurgusu ve akıcı ile sizi etkisi altına alacak.

Genç yazar Ayşe Nur’un fantastik roman tarzındaki kitabı Labirent Ay Işığı çok akıcı bir dille güzel bir kurgu çerçevesinde yazılmış.

Ayşe Nur’un Labirent Ay Işığı kitabı 2014 yılının Haziran ayında Öğretmenim Dergisi Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Öğretmenim Dergisi Yayınları’ndan çıkan Ayşe Nur’un Labirent Ay Işığı romanı 624 sayfadan oluşmaktadır.

Günler günleri kovalarken, kalem kağıda koşamıyor. Onca saat yutuluyor günlerin arasından, tek satır edemiyor kalem kâğıda. Hasret kalıyor kelimeler cümlelere, karışmak istiyor satırlara. Labirent Ay isigi Ayse NurLakin toplayamıyor yazar, onca kelimeyi bir araya. Nasıl toplasın ki, rüyası sizlere uçuyor ve O bu durumdan endişeli! Biri dürtecek de rüya buhar olacak diye! Daha düne kadar içindeydi ‘Sonsuzluğun’ tüm kargaşası ve O tek başına inandı ‘Beşin Büyüsüne’.

Devir değişiyor, kaleme alınan Sonsuzluk; okuyucuların yüreklerine dokunmaya gidiyor. Bundan böyle ‘’Labirent’’i okuyan okuyucuları da inanacak Beşin Büyüsüne

Labirent, okuyucuya sunulan ilk kitap, yazarın hayalini kucakladığı ilk kitabı; Labirent ilklerin kitabı ve Labirent ‘’Sonsuzluğun Kitabı’’.

Ayşe Nur’un Labirent Ay Işığı romanından alıntılar:

Sen gökyüzü, onlar toprak misali.

O gün Efsa’nın gözlerinde gördüğüm manzara, bugün benim gözlerimde belirmişti.

Kukla değil kukla oynatıcısı olmak marifettir.

Dolunay zamanından önce doğacak! diye de noktaladı Doruk.

Oyunu kurallarına, kurallarımıza göre oynarsak…

Birinci kural; kaç-saklan-sessiz ol!

Daha çok uzun yol var önünde derler ve hiç anlayamadan bitiverir biranda, yolun sonunda buluverirsin kendini, hiç beklemediğin bir macerada…

Ateş, sonsuzluk, Güneş, dolunay, beş kan…

Ben şımarık değilim derken bile şımarıklığımı kanıtlıyormuşum gibi gelir.

İki şey arasında kalmak, her yerde, her daim zordur.

‘’Onu ne kadar çok seviyorsun Görkem Sönmez?’’ dedi tepkisizce, buz gibi olarak. Yanıt vermedim, hareketsizce yatan kardeşime bakıyordum, bir tek onu görmek istiyordum, bir de yanında olabilseydim.

Cam mavinin tam anlamı ve kusursuz rengi karşımıza çıkan bir anlam değildir. Her insan cam mavi dendiğinde aynı rengi düşünemeyebilir, fakat cam mavi dendiğinde birçok kimse ürker ve akıllarda tek bir cam mavi belirir. O da onun can alıcı cam mavi gözleridir’ İnsanlığın her yüzyıl karşı karşıya kaldığı ve dünyayı terbiye edecek bir lanet!

Sen Efsa değilsin, evet bende Doruk değilim… Görkem, Görkem değil… Yiğit, Yiğit değil… Cemre, O zaten yok! Ve biz, biz değiliz!

Labirentin kapısını gerçekten ben mi açmıştım? Çileden çıkartıyordu cevapsız sorular.

Belki de en büyük Ay Işığı’nın Türk olacağını bildikleri için.Labirent Ayse Nur

Anahtar kelime kardeşlik!

Ve sezginin ardından düş kırıklığı…

En güvendikleriniz terk edip gider. Dünya acımasız ama yaşamak da ağır hani.

Önce düşünerek temeli oluşturacak sonra onun olmasını gerçekten isteyerek inanacaksın.

4.1/5 (10)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺