Kutlu Kağanlık-Hasan Erimez

Hasan Erimez’in İkinci Romanı Olan Kutlu Kağanlık Çıktı.

Hasan Erimez’in ikinci kitabı olan Kutlu Kağanlık Göktürklerin Doğuşu Ötüken Neşriyat’tan 2016 yılında çıktı.

Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan Hasan Erimez’in Kutlu Kağanlık romanı 528 sayfadır.

İlk kitabı Demirdağın Kurtları ile Türklerin Ergenekon’a hapsolmasını ve buradan çıkış mücadelesini anlatan yegane romanın yazarı Hasan Erimez, ikinci romanı Kutlu Kağanlık “Gök Türklerin Doğuşu” ile karşınızda. Uzun yıllar Aparların boyunduruğunda kalan Aşinalar, Bumin Han ve kardeşi İstemi Yabgu önderliğinde Aparları yenerek Gök Türk Devleti’ni kurarlar. Ancak asıl zorluk, bu kutlu kağanlığın kurulmasından sonra başlar. Bütün Türk boylarını tek bir çatı altında birleştirmek isteyen Gök Türkleri hem içerde hem de dışarda çetin mücadeleler beklemektedir. Türk adını kullanan tarihteki ilk Türk devletinin kurucuları, “büyük ülkülerini” gerçekleştirebilmek için kan deryalarından sabırla geçmek zorundalar. Hasan Erimez, tertemiz bir Türkçe ve duru bir üslûpla bizi Ötüken Yış’tan Asya’nın dört bir yanına götürerek, Gök Türk Devleti’nin destansı kuruluş mücadelesini anlatıyor.

Hasan Erimez’in Kutlu Kağanlık kitabından alıntılar:

Hasan ERİMEZ; 1989 yılında Adana’da doğdu. Lise eğitimini Çobanoğlu Ticaret Lisesi’nde tamamladı. Anadolu Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı alanında eğitim gören yazarın ilk kitabı Demirdağın Kurtları 2015 yılında Ötüken Neşriyat tarafından yayınlanmıştır.

DEMİR OBA

Gök MAVİ, yağız toprak hâkiyken; sular denizlerde en duru renginde ve güneş hepsinin üzerinde doğup batarken; Altaylar’ın yolları demirdendi. Bu yollar, eteklerden doruklara kıvrılarak uzuyor ve at nalları bu yollarda kıvılcımlar çıkararak şakılıyordu. Patikalar boyunca sağlı sollu gövermiş olan iğne yapraklı ballıbabalar, yoldan geçenlere mızraklı çeriler gibi selam duruyor, eteklerden başlayan demir yollar, güyük ağzı gibi uçurumların ve falezlerin kenarından kıvrılarak uzayıp gidiyordu. Acı göl falezinin üstünde, dünyanın bütün yollarının gelip düğümlendiği bir kemer vardı. Bu kemer sanki kızıl tamu ile gök uçmağı birbirinden ayırırcasına, dağın kem gözlerden sakındığı Demir Oba’ya açılan tek kapıydı. Kemeri geçer geçmez demir ocaklarından gelen taş kömür kokuları genzi yakıyor ve bir tül gibi göğe yükselen isler ise karanlığı bir kat daha karartıyordu.

Kutlu Kaganlik Hasan ErimezAtlar, kuvvetli rüzgâra karşı hayli direndikten sonra göknar ağaçlarıyla dolu bir ormanlığa girdiler. Rüzgârın şiddeti burada biraz olsun kesilmişti, fakat uğultusu, hâlâ iki adım ötedeki sesi bile alıp götürecek kadar çınlamaktaydı.

Bumin Han, otağın eşiğinden içeri adımını atınca uyuştuğunu hissetti. Zira içerisi sıcacıktı ve sıcağı hissetmeyeli günler olmuştu. Eşiğin hemen sağındaki küçük bölmeden burnuna gelen tuzlanmış et ve yağ kokularıyla uyuşukluğu daha hoş bir hal aldı. Otağını ve yurdunu özlemişti. Yüzünde ince bir tebessüm belirdi. Otağın içinde, büyük direğin yanındaki korluk hâlâ yanmaktaydı.

3.11/5 (9)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺