Kürşat Başar Sözleri

Kürşat Başar’ın Özlü Sözleri, Kürşat Başar’ın Anlamlı Sözleri, Kürşat Başar’ın Resimleri, Kürşat Başar’ın Güzel Sözleri, Kürşat Başar’ın Şiirleri, Kürşat Başar’ın Kitaplarından Alıntılar, Kürşat Başar’ın Gibi Uzaklara Sözleri, Kürşat Başar’ın Başucumda Müzik Alıntıları, Kürşat Başar’ın Kitap Sözleri, Kürşat Başar’ın Keşke Burada Olsaydın Sözleri, Kürşat Başar Şiir Sözleri.

Yaz, Kış İkindisinin Evinde, İğreti Yaşamlar, Başucumda Müzik adlı kitapların yazarı televizyon programcısı, müzisyen ve yazar Kürşat Başar’ın sözleri:

Bazı insanlar başlanmışken bitirilmek için okunan kitaplara benzer. Sonunda ne olacak diye merak edip okursun ama sonunda hiç bir şey olmaz.

Derler ki, Hayat insanın Elindedir, Sakın inanmayın. Hayat; bizim Asla Bilemeyeceğimiz Rastlantılarla Çizilmiş bir Kaderin elindedir.

Güzel kalan yaralar vardır. Sen de benim artık ancak izi belli olan, zaman zaman yanlış bir dokunuş ya da mevsimsiz bir yağmurla sızlayan ama hep güzel kalan yaramsın.

Bazı insanlar hayatlarını kendi istedikleri gibi kurarlar. Geri kalanlarsa onların yaptıklarını birbirlerine anlatıp dururlar.

Hatırlamak güzel derler. Hayır değil. Anılar bir an için bizi gülümsetse bile hemen sonra elimizi uzatıp tutmaya çalıştığımızda silinip giderler ve ne yaparsak yapalım ancak acı verirler.

Ama akıl duygulara pek fazla hükmedemez de duygular aklı kendilerine uydurmayı becerir.

Belki de insanları bir türlü anlamayışımızın, günün birinde en beklenmedik biçimde bizi şaşırtmalarının nedeni, hep bir bütün olarak bize verdikleri görüntüyle yetinip farklı parçalardan oluştuklarını unutmamızdır.

Bir düş yaratıyoruz içimizde. O da beni seviyor benim düşümün adı.

Birbirimizden kaçıncı kez kopuşumuzun simgelerinden biri de rüzgârla dolup soğuyan, sabaha dek sobanın başında çay içtiğimiz ama bir türlü ısınamadığımız o sonbahar akşamı olmalı. Ben yine sessiz, çok sonra ayıklanacak anmalıklar mı topluyordum?

Birini sevmen için elle tutulur bir neden bulamıyorsan, onu sahiden seviyorsun demektir.

Çok uzaklarda, şu anda neler yaptığını, beni nasıl bir fotoğrafla hatırladığını artık bilmediğim bir sevgilim var.

Hayatta insanın başına gelebilecek en kötü şey, doğruları bilip yanlışları seçmek istemesi midir? Belki ondan da kötüsü, yanlışları seçmek istediği halde doğruları seçmek zorunda kalmasıdır.

Hep derler ki, hayat insanın elinde olan bir şeydir, insan kendi kaderini çizebilir. Sakın inanmayın. Hayat bizim asla bilemeyeceğimiz rastlantılarla çizilmiş bir kaderin elindedir. Çünkü hangimiz günün birinde karşımıza çıkan beklenmedik bir rastlantının, masallarda küçük kahramanımızın karşılaştığı ve bütün macerayı başlatan o sihirli işaret olduğunu anlayabiliriz ki?

Belki de herkese göre bir yer var dünyada, diyorum, Herkese göre biri var ama herkes doğru yerde değil.

Hepimiz kalbimize saplanan gizli bir okla sokaklarda dolaşırken, başkalarından, yanımızda yürüyüp giden insanlardan çok farklı olduğumuzu, bulutların üzerine çıktığımızı sanmaz mıyız? Okun acısını duyana kadar tabii.

Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın.

Hiç haberi yoktu. Sadece kendi yaşamını sürdürüyordu. Benim yaşamımdaki bütün alanlara girdiğinden, her sabah onunla uyanıp her gece onunla uyuduğumdan; yüzyıllar öncesinden kalma şiirlerden, televizyonda çalınan sıradan bir şarkıdan ikimize ait bir dünya kurduğumdan haberi yoktu.

Kendimi hem özgür hissediyorum hem de aynı zamanda kafese girmiş gibi… Anlatması zor bir his.

Meğer insan kendisini hiç tanımadan yıllar yılı yaşayabilirmiş. Hatta belki de bütün bir ömür boyunca kendisini bir başkası sanabilirmiş.

O, verdiği sözü her ne olursa olsun tutan, savaşların içinden çıkıp gelmeyi başaran, kendisini orada sonsuza dek birinin bekleyeceğini bilmenin verdiği güçle bütün düşmanları kılıçtan geçiren, o sevgilinin hayaliyle en büyük zorlukları aşan ve gözlerine baktığınız anda eriyip gitmek istediğiniz adamlara ne oldu?

Tenimde, tenimin altında bir yerlerde, o şarkıdaki gibi saklıyorum onu. Bir düşte elimden tutuyor ama çok çok uzakta, göremiyorum bile. Nasıl olup da görünmeyecek kadar uzaktayken elini tutabildiğime şaşırıyorum.

Uyandığınız zaman inanılmaz bir rüya gördüğünüzü, içinizin beklenmedik bir mutlulukla kaplandığını hissedersiniz ama ne gördüğünüzü bir türlü hatırlayıp anlatamazsınız ya, tıpkı onun gibi.

Onu gördüm ve yaz geldi.

Bazen sözcükleri unutuyorum. İnsan sözcükleri istediği gibi bir araya getiremediğinde ölmek istiyor.Kursat Basar Sozleri

Hayatı fazla ciddiye alma, hayatı ciddiye alanlar dünyanın en sıkıcı insanlarıdır.

Ne garip, hep en sevdiklerimize en söylenecek şeyleri söylemiyoruz ya da söylüyoruz ama o zaman da onlar duymuyor.

Sanki yıllar öncesindeki o sabah, onu gördüğüm, tanıdığım o ilkyaz günü zamanın akışına kapılıp gitmedi de, hep benimle kaldı.

Ne olursa olsun hayatını durdurma! Durup hayata bakmaya başladığın zaman yaşamak zordur.

2/5 (1)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺