Kovulmuşların Evi-Ali Ayçil

Ali Ayçil’in Kovulmuşların Evi Kitabını Oku, Ali Ayçil’in Kovulmuşların Evi Kitabının Konusu, Ali Ayçil’in Kovulmuşların Evi Kitabından Sözler.

Ali Ayçil’in Kovulmuşların Evi kitabından alıntılar:

İyi biliyorum ki, bu, yalnızca kendime yoğunlaştığım bir yolculuk olmayacak. Yol boyunca, aradığı sorunun cevabını bulamamış başka başka insanlar da, bende bir cevap olup olmadığını anlamak için gelip kapımı çalacak.

Bazen de, insanların kapısını çalan ben olacağım.

Gidip, küçük bir caminin iki vakit arasındaki tenhalığına bağdaş kurduğumuzda, bizden başka kıskanılacak kimse yoktur.

Ben aslında bir zamandır, insanlıkla birlikte kendimi istila etmekle meşgulüm!

Bütün o yıllar boyunca kendime ettiğim kötülükler gelecek aklıma; sıkça, ‘güneş ruhumda kimi arıyordu?’ diye soracağım.

Elimize tutuşturduğumuz onca kullanma kılavuzu, onca yol haritası, onca şema ve onca grafiğe rağmen, kuşluk vaktinin içimizde yeşerttiği tabiatın sırrını çözemiyoruz hâlâ. Hâlâ kederli ve şaşkınız bir yaprağa dokunurken.

Şu kocaman dünyanın, aslında insanın kendi küçük çevresinden çok daha fazlasını barındırmadığına, barındırmayacağına inanıp, hayatı hep uzak bir yerde arama gafletinden kurtulabilirdim. “İnsan daha başlangıçtan itibaren, kendinden durmayı bilmeli” diye geçirdim içimden. “Çünkü kendinden durmayanın bir adresi yoktur. Ve eğer insan kendisini bir adres olarak gösteremiyorsa, ona postalanacak bütün mektuplar, bir kere bile açılmadan gönderenine geri dönerler.

Hangi mimar, son taşını tutkuyla yerleştirdiği köprüden, bir zalimin geçmesini engelleyebildi.

Yazıhanenin önünde otobüsü ve yirmi bir numaralı koltuğu beklerken, “oysa şu bilet kesen kadın, hiç de sıradan bir iş yapmıyor,” diye geçirdim içimden. “Bana, on iki saat boyuncu kimsenin ilişemeyeceği bir hayatı verdiğinin farkında değil; oturduğum koltukta, geçmişe ve geleceğe yapacağım yolculuk içindeki yolculuğun da farkında değil.

Baba “baba” demeye başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran bir alışkanlıktır.kovulmuslarin evi ali aycil

Kapıdan çıkarken, “mutsuz bir ülke burası” dedim kendi kendime; “sabahları nasıl uyanması gerektiğini bilmeyen bir ülke; tırnaklarından başlayarak çökmüş bir ülke.

Tabiatımda açılan yara, yaralayıp durmaktadır çevremdeki tabiatı!

Herkesin ölümle ilişkisi başka başkaydı; insanların ölümle aralarındaki mesafeyi, dünyayla ve birbirleriyle olan mesafeleri belirliyordu.

4/5 (3)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺