Kiralık Hayaller-Ahmed Günbay Yıldız

Ahmed Günbay Yıldız’ın Kaleminden Okunması Gereken Bir Hikaye

Ahmed Günbay Yıldız’ın Kiralık Hayaller romanı memleketini terk etmek zorunda kalan Semih’in hayat mücadelesini konu ediniyor.

Ahmed Günbay Yıldız’ın Kiralık Hayaller kitabı Timaş Yayınları etiketi ile raflarda yerini aldı. Timaş Yayınları tarafından yayımlanan Ahmet Günbay Yıldız’ın Kiralık Hayaller romanı 304 sayfadan oluşmaktadır.

Semih, etrafındaki güçlerin ve maddenin kuşatmasında olan bir kasabada ‘asil kime denir, asil doğulur mu yoksa asalet sonradan hak edilip taşınan bir vasıf mıdır?’ gibi sorularla zihni meşgul bir gençtir. Bu cesur ama toy delikanlının ödediği bedel ise memleketinden sürgün edilmek olacaktır. O’nun artık tek dileği vardır önünde herkesin saygıyla eğildiği biri olarak doğduğu topraklara geri dönmek!

Hayata dokunarak romanlarıyla okuyucularının gönlünde taht kuran Ahmet Günbay Yıldız, yeni romanı ‘Kiralık Hayaller’de memleketini terk etmek zorunda kalmış onurlu bir gencin ‘’hayaller’ini gerçekleştirme uğruna verdiği hayat mücadelesini anlatıyor ve sizi serüvenine ortak ediyor.

Ahmed Günbay Yıldız’ın Kiralık Hayaller kitabından alıntılar:

Kiralık Hayaller
Hülyalarımı kuşanıp yaşayacaktım,
Keşkeler hiç olmayacaktı hayatımda…
Kurşun işlemeyecekti umutlarıma,
Hiçbir zaman…
Vay be!
Demeyecektim,
Yaşadıkça…

Neyi, nasıl özlediği belirsiz bir gönlü vardı Semih’in. Cesur ama toy bir delikanlıydı o. Kendisine zaman zaman sorduğu bir sorusu vardı zihninden silinmeyen: ”Asalet neydi?” insanlar asaletleriyle mi doğarlardı analarından? Yoksa kişi yaşamaya çalıştığı hayatla mı hak ederdi bu sıfatı?

Kral çocukları, padişah çocukları, paşa çocuklarının ya da hayatın imkânlarıyla kuşatılan insanların vazgeçilmez hakları mıydı yoksa asalet?… Bir belirsizlik var bu işte. Zengin çocuklarının ya da güçlü ailelerin, paranın sihirli gücünden kaynaklanan kazançları mıydı asalet? Öyle söylemişti Danış Baba: ”insanlar kıyafetleriyle buyur edilseler bile sonunda mutlaka bilgelikleriyle ve hayat karşısındaki tutarlılıklarıyla uğurlanırlar.”

Ne zaman bir mutluluğa açsam kapılarımı efkarlarım şımarıp yutarlar beni. Kalelerim çöker birer birer ve ben yine o sadık dostlarımla birlikte kalırım, hayallerim ayakta tutar beni. Anlarım ki onlardan maadası sadık bir dostum yokmuş dünyada.

Bir şimşek çakar beynimde, umutlarımın kırıldığı, beklentilerimin gönlümce olmadığı zamanlarda. Der ki düşüncelerim: ‘’Dünya rahat edilecek yer değil.’’ İş, aş ve arzularımızın ayak oyunlarıyla sürüp giden bir hayat tarzı; işte yaşadıklarımız.kiralik-hayaller-ahmet-gunbay-yildiz

İki yüzlülükleri barındıramadım hiç yüreğimde. Definelerini kaybetmekte beis tanımayan kadınların, sarhoş gecelerin ve talihsizliklerine ağlayan kentin, içler acısı manzaraları hançerler yüreğimi.

Üzerlerine kurşun yağmurları döküldü yalnızlıklarımın. Başkalarının çektiği cefaları seyretmekten haz alan gönüllerin var olduklarını hissettikçe öldüm.

Ne zaman bir mutluluğa açtıysam kalbimin kapılarını, efkârlarım bilmediğim nedenlerle şımarıp yuttu beni. ‘’Vay be’’ demekten başka hiçbir şey gelmedikçe elimden, kahroldum…

2/5 (7)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺