Kayıp Zamanın İzinde Sodom ve Gomorra-Marcel Proust

Marcel Proust’un En Büyük Eserlerinden Kabul Edilen Kayıp Zamanın İçinde Adlı Yedi Ciltten Oluşan Eserinin Üçüncü Cildi; Sodom ve Gomorra

Özgün Fransızca adı olan A la recherche du temps perdu-Sodome et Gomorrhe olan Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde Sodom ve Gomorra kitabı Kayıp Zamanın İzinde serisinin üçüncü kitabıdır.

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde Sodom ve Gomorra kitabının Türkçe çevirisini Roza Hakmen yapmıştır. Roza Hakmen tarafından Türkçe çevirisi yapılan Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde Sodom ve Gomorra romanının sayfa sayısı 550’dir.

Yüksek sosyete çevresine ilişkin gözlemlerini ince bir alay ve sıcaklıkla dile getiren anlatıcı, kahramanın kıskançlık ve tutku dolu yaşamı içinde, erkek eşcinselliği ve kadın eşcinselliğini üstün bir dille anlatıyor.

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İçinde romanının dördüncü cildi Sodom ve Gomorra kitabından alıntılar:

Yıldırımdan kurtulan Sodom sakinlerinin torunları olan kadın-erkeklerin ilk ortaya çıkışı.

Kadın Gomorra’ya sahip olacak, erkek Sodom’a. Alfred de Vigny

Andree’nin, o kendine has, zarif hareketlerinden biriyle, sokularak, başını Albertine’in omzuna dayayışını, gözleri yarı kapalı, boynunu öpüşünü görüyordum; ya da ikisinin arasında geçen bir bakışı yakalıyordum; ikisini tek başlarına denize girerken görmüş olan biri, ağzından bir laf kaçırıyordu; bu tür ufak tefek ayrıntılar, normal olarak bizi çevreleyen havada sürekli olarak uçuşur, insanların çoğu bunları gün boyu soluduğu halde, ne sağlıkları bozulur ne de keyifleri kaçar, ama hastalığa eğilimli bir insan için, yeni acılar yaratabilecek tehlikelerdir her biri.

Bildiğimiz gibi, o gün (Guermantes Prensesi’nin gece davetinin olduğu gün), dükle düşese biraz evvel anlattığım ziyareti yapmadan önce, uzun süre pusuya yatıp onların dönmesini beklemiş ve nöbetim sırasında da, özellikle M. de Charlus’ü ilgilendiren bir keşifte bulunmuştum, ama bu keşfi aktarmayı, kendi başına büyük bir önem taşıdığı için, gereğince yer verebileceğim, kapsamlıca ele alabileceğim şu ana kadar ertelenmiştim.

Otel müdürü, beni karşılamaya Pont-à-Couleuvre’e bizzat gelmiş ve geçmişi köklü müşterilerine ne kadar önem verdiğini birkaç kere belirtmişti; beni bir aristokrat zannetmesinden korktuysam da, sonradan, müdürün dil bilgisi hafızasının koyu karanlığında, geçmişi köklü ifadesinin, sadece eski anlamına geldiğini anladım. Yeni diller öğrendikçe, eski bildiklerini daha kötü konuşuyordu. Beni otelin en tepesine yerleştireceğini bildirdi. “Umarım saygıda kusur etmediğimi düşünmezsiniz,” dedi, “size layık olmadığınız bir oda vermek istemiyordum, ama gürültü nedeniyle verdim, böylece üstünüzde kulağınızı çınlatacak (kafanızı şişirecek anlamında) kimse olmayacak. sodom-ve-gomorra-marcel-proustHiç merak etmeyin, pencereleri çarpmasınlar diye kapattırırım. Bu konuda tahammülfersayımdır.” (Bu sözler, müdürün düşüncesini, yani bu konuda tahammülü olmadığını ifade etmiyordu, ama kat hizmetkârlarının düşüncesinin ifadesi olabilirdi pekâlâ.)

Üstelik bana verdiği oda, ilk gelişimde kaldığım odaydı. Odanın kalitesi düşmemiş, ben müdürün gözünde yükselmiştim. Canım isterse şömineyi yaktırabilirdim (doktor talimatıyla, daha Paskalya’da gitmiştim çünkü), ama tavanda ‘’çatlamalar’’ olmasından endişe ediyordu. ‘’Ateş yakmadan önce, bir öncekinin iyice közlenmiş (küllenmiş anlamında) olmasına bilhassa dikkat edin. Önemli olan, şöminede yangın çıkarmamaktan kaçınmak; üstelik odayı biraz şenlendirmek için şöminenin üzerine eski Çin porseleni, büyük bir vazo koydurdum ki hasar görebilir.’’

2.5/5 (16)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺