Kayıp Zamanın İzinde Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde-Marcel Proust

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde Romanının İkinci Cildi; Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde

Fransızca özgün adı A l’ombre des jeunes filles en fleurs olan Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde romanı Kayıp Zamanın İzinde romanının ikinci kitabıdır.

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde kitabı Türkiye’de Yapı Kredi Yayınları etiketi ile yayımlanmıştır. Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde kitabının Türkçe çevirisini Roza Hakmen tarafından yapılmıştır. Roza Hakmen’in Türkçe çevirisini yaptığı Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde romanının sayfa sayısı 468’dir.

Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.1919’ta Concourt Ödülünü alan Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Proust’un kendi yaşamından, geçmiş zamanı belleğin gücüyle yeniden yaratışının öyküsünden bir kesit…

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İçinde romanın ikinci cildi Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde kitabından alıntılar:

Çünkü herkes kötü oyuncu ve diğer herkes insan sarrafıdır.

Benim, kendimi bu konuda suçlu hissetmeden, Gilberte haricinde her şeye karşı gösterdiğim kayıtsızlığı o bana gösteriyor diye Gilberte2e ne hakla sitem edebilirdim?

Gün içinde sahip olduğumuz zamanın miktarı esnektir; bizim hissettiğimiz tutkular bu zamanı genişletir, hissettirdiğimiz tutkular daraltır, alışkanlıksa doldurur.

Zaten birtakım bayağılıkları açıkça görmek, sevgiyi hiçbir şekilde azaltmaz; tersine sevgi bu bayağılıkları sevimli gösterir.

Kesin kararlar, daima, süreklilik arz edemeyen ruh halleri yüzünden verilir.

Sevdiğimiz kişiyi bir daha hiç görmek istemediğimizi söylerken tam anlamıyla içten değilizdir, ama görmek istediğimizi söylesek de daha içten olmayız.

Hepimiz, artık sevmediğimiz zaman, biliriz ki, unutmak, hatta bulanık hatıralar bile, mutsuz aşk kadar ıstırap vermez.

Belki boş yere kazanılmıştı, çünkü yakında iyileşecektim. Alışkanlığın bir biçimi olan özveri, bazı güçlerin sürekli artması olanağını verir.

Genellikle de tam tasarruflarımızı biriktirdiğimiz kumbara dolmak üzereyken, bir hamlede boşaltıverir, sağaltımın sonunu beklemeden, üstelik de alışmışken kesiveririz.

Doğa şeytanca bir kurnazlıkla, bizzat bu ele geçirişi mutluluğun yok edilmesine alet eder.cicek-acmis-genc-kizlarin-golgesinde-marcel-proust

Mutluluk olgusu gerçekleşmez, ya da son derece acı tepkilere yol açar.

Az ölçüde kullanılınca bir tehlikesi olmayan ölümcül zehirler gibi, patlar diye korkmadan sigaramızı yakabildiğimiz bir nebze dinamit gibi.

Gilberte’in omuz silkmesinin sıkıntısı geçtikçe, büyüsünün anısı, bana dönmesini istememe neden olan anı da silinecekti.

Arkadaşımızın, bizim eski ve aslına uygun sandığımız hayalini, aslında kendimiz, birçok kere baştan kurmuşuzdur.

2.5/5 (14)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺