Kadın Sultanlar-Sibel Eraslan

Kadın Sultanlar Kimlerdir, Sibel Eraslan’ın Kadın Sultanlar Kitabını Oku, Sibel Eraslan’ın Kadın Sultanlar Kitabı Hakkında.

Sibel Eraslan’ın Kadın Sultanlar kitabından alıntılar, sözler:

Onlar, bir rüyadan devlet çıkaran milletin, bir devleti rüya ile ayakta tutmaya çalışan anneleriydiler.

Asırlarca yedi iklime, adaleti, barışı, insana saygıyı ve onuru, refahı ve dayanışmayı götüren, Osmanlıyı bir medeniyet mührü kılan ruh, onların tezgâhında dokundu. Çoğu kez tarihin solgun, eskimiş ve öne çıkarılmayan sayfalarında kaldılar, öne çıkanların ise kadınlık, eş ve annelik hisleri ya yadsındı ya da başka türlü yorumlandı…

Güzelliklerinin ötesinde, pek çok meziyetlere sahip, cihana hükmeden devletli padişahlara eş olan, anne olan Sultanlar…

Avukat Jacques Verges’in biz genç avukatlara verdiği dersler arasında beni en çok etkileyenlerden biridir savunma sanatı… Usta hukukçu, savunmaya hazırlanan gençlere Orta İmparatorluk dönemindeki Mısırlı hiyeroglif ustalarının tavrını salık verirdi. Hukuk, edebiyat, heykel veya mimari olması fark etmez özünde sanat duruşu varsa.

“Bir erkeğin adımını, bir kadının endamını ve en az on bir kuşun kumda atacağı adımları bilmelidir” sanatçı.

Tarihe, suçlamak için bakanlar onda aradıkları her şeyi fazlasıyla bulacaklardır, keza tarihe moral yükseltmek ve nostaljik merakla yaklaşanların da aradıklarını fazlasıyla bulacakları açık.

Tarih, kuşkusuz salt kronolojiden ve müzecilikten ibaret değil.

Yazgının ağırlığı, yaratıldığı ilk günden bu yana Kalem’in belini bükmüştür… Tarih biraz eğriliğe yatkın ise sebebi Kalem’in hallerinden…

Yemin etsem başımın asla ağrımayacağı kadar sadık kaldım tarihin bana kısık sesle anlattıklarına.

Kıyamet günü Son Meleğin son nefesine kadar devam edecek soluklarımızdır tarihi yazan… Hesap Günü terazi kefelerinde tartılacak da yine hikâyelerimiz…

Hilkatin kokusu, yani yaradılışın sırrı ve sanatı.

Bir rüyayla sağlamlaşır bu kökler, gövde ortaya çıkar usul usul. Birden yer gök çatırdar hem de iki kere, tüm dünyaya hükmetmeye başlar, muhteşem gövde, dallar, yapraklar derken hayranlık uyandıran bir sağlamlıkla.

Ağacınız ağacımızdır, selam olsun, kökünün üzerinde daim bulsun.

Hayme Ana’dan Kayı Boyu’nun ve Osmanoğulları’nın hilkat kokusu yükseliyordu.

Rüya devlettir derdi, beni büyüten Rumeli kadınları.

Devletleşme serüvenimizin odak noktasında duran ve hepimizin annesi olan bir kadından bahis açmak istiyorum: Malhun Hatun’dan… Şeyh Edebali’nin kızı; Osman Gazi’nin eşi; Orhan Gazi’nin anası. Evlattır, eştir, anadır, arkadaştır, yoldaştır, kadındır ama hepsinden önce görülmüş bir rüya, bir devlettir Malhun Hatun.

Rüyalar, vahiy perdelerinden bir derecedir ve onların ilahi bir anlamı vardır. Kuran’da, rüya meselesinin hak bir mevzu olarak, bir ilim konusu olduğunun anlatıldığı Yusuf Suresi’ne “ahsen’ülkassas” (kıssaların en güzeli) unvanını veren de bizzat Rabbimizdir.

Rüyası olmayanın devleti de olmaz.kadin sultanlar siberl eraslan

Battuta Anadolu topraklarına adımını atar atmaz memnuniyetini dile getirir: Rum diyarı olarak bilinen bu ülke, dünyanın belki en güzel memleketi! Allah Teâlâ, güzellikleri öbür ülkelere ayrı ayrı dağıtırken, burada ise hepsini bir araya toplamış!

Şeyh Edebali önce kendi iç âlemine yöneldikten sonra, başını kaldırıp Osman Gazi’ye; “Ey yiğit, müjdeler olsun! Sana ve senin nesline padişahlık verildi. Rüyanda gördüğün o ay, koynumdan çıkıp senin koynuna girdi. Sen benim kızımı alıp bana damat olacaksın. Bu evlilikten çocukların ve soyun olacak. Kıyamete kadar yedi iklimde hüküm sürecekler” dedi.

Kayı’nın sırat köprüsünden geçtiği gün” denilen zamanda, işte tüm o masallardan ve tarihlerden geçerek mayalanmış yazgının içinde esen bir hayat rüzgârıydı Hayme Hatun.

2/5 (1)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺