İstanbul Mayısta Bir Akşamdı-Selim İleri

Selim İleri’nin Kitapları, İstanbul Mayısta Bir Akşamdı Kitabının Yazarı Kimdir, Selim İleri’nin Romanları, Selim İleri’nin Eserleri, Selim İleri’nin İstanbul Mayısta Bir Akşamdı Kitabını Oku, Selim İleri’nin İstanbul Mayısta Bir Akşamdı Kitabından Sözler, Selim İleri’nin İstanbul Mayısta Bir Akşamdı Kitabının Konusu, Selim İleri’nin İstanbul Mayısta Bir Akşamdı Kitabı Hakkında.

Everest Yayınları tarafından yayımlanan Selim İleri’nin ‘’İstanbul Mayısta Bir Akşamdı’’ adlı kitabı, İstanbul Sonsuz Şehir, İstanbul’da Edebiyat, Gelmez Günler, Unutulmayanlar ve Mutfaktan olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır.

Mustafa Çevikdoğan’ın yayına hazırladığı ve kapak tasarımını Füsun Turcan Elmasoğlu’nun yaptığı 2014 yılı Nisan ayında Everest Yayınları tarafından yayımlanan Selim İleri’nin ”İstanbul Mayısta Bir Akşamdı” adlı kitabı 312 sayfadan oluşmaktadır.

Selim İleri’nin İstanbul’un sokaklarını, sanatı, edebiyatı, kısacası İstanbul’a hakkında çoğu şeyi anlattığı ‘’İstanbul Mayısta Bir Akşamdı’’ kitabından alıntılar:

Daha önce ‘’İstanbul’un Sesleri’’nde değinmiştim (İstanbul Hatıralar Kolonyan kitabımda): Halide Edib Adıvar’ın bir hikâyesi var, ‘’Kubbede Kalan Hoş Sadî’’. Bu hikâyeyi ablamın ders kitabında okumuştum ve bir daha unutamadım.

Ne kadar heyecanlanmıştım! Gerçi opera hakkında bütün bil­gim, Eylül’den seçme parçadaki piyano başı sahnesiydi, Suad’la Necib’in terennüm ettikleri popüler aryalar falan. Buna karşılık Gülhane Parkı sık sık gittiğimiz bir yerdi; çay bahçelerinde otururduk, orada kukla tiyatrosu seyretmiş, İbiş’i ilk kez görmüştüm. Akşam olunca lâle şekilli ışıldar yanardı Gülhane Parkı’nda. Demek müsabaka orada gerçekleşmişti!

Hayallerimdeki savruluş ne kadar sürdü, bilmiyorum.

Haldun Hürel İstanbul’un Ansiklopedik Öyküsünde anlatıyor ‘’Bu semtteki camisi 1917 Fatih yangınında yanan ve çok zarar gören Molla Gürani, Fatih döneminin en önemli din bilginlerindendi ve 1487’de ölmüştü. Molla Gürani aynı zaman da Süleymaniye yakınındaki eski Aya Teodosios Kilisesi’ni kendi adıyla camiye çevirmiştir. Camisinin yanında tekkesi de dururdu. Her ikisi birden Menderes döneminde Millet Caddesi açılırken ortadan kaldırılmıştır. Bu cadde çevresinde yakın yıllara dek 18. yüzyılın en önemli eserlerinden Hekimbaşı Ömer Efendi Külliyesi bulunuyordu. Bu da yok olmuştur.

Halide Edib o 5 Temmuz 1938 tarihinde İstanbul’a henüz dönmemiştir. 1924’teki büyük yol ayrımından sonra İngiltere’de, Paris’te, Amerika’da, Hindistan’da geçen yıllar. Dönüş 1939’da. Üstü örtük anlatılsa da yan sürgün yıllan, Halide Edib belki gönüllü bir sürgün ama eşi Adnan Adıvar zorunlu sürgün.

Gök ve deniz İstanbul mavisi, güneşin ışığı meçhul zenginin al tınlan gibi parlak ve bol, Gülhane Parkı mahşer gibi, o kadar ki, içeriye sığamayan halk kayıklarda, vapurlarda, ellerinde dürbün, kulakları tetikte, müsabaka konserini görmeye ve işitmeye çalışıyor.

‘’Bu opera eski bir ut hocasının hayatıdır.’’ Opera ve ut!, yan yana, bir arada, birlikte.istanbul mayista bir aksamdi selim ileri kitap

Bu kez en eskilere dönmek, en eskileri yazmak istiyorum. Kim bilir 1960′larda hangi gündü. Tarih, sanat, mimarî, süslemecilik konusunda hemen hiçbir şey bilmediğim halde, camiin çinileri, kubbe pencerelerinden yansıyan ışıklar ortasında, rüyayı andırır bir etki bırakmıştı. O kadar çini ışıltısını, ancak çinilerde o kadar sır ışıltısına kavuşabilen narçiçeği kırmızısını, yeşili ve uçsuz bucaksız maviyi ilk kez görüyordum.

Bence Selim İleri kırk yıldan beri emek verdiği edebiyat alanında mutfağından izbesine kadar evleri, sokakları, insanlarıyla, dünü bugünüyle İstanbul’u kucaklamış, her eseriyle biraz daha ustalaşmış, değerli bir İstanbul yazarıdır… İnci Enginün

3.14/5 (14)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺