İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar-Emre Dorman

Emre Dorman’ın İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar Kitabını Oku, Emre Dorman’ın İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar Kitabının Konusu, Emre Dorman’ın İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar Kitabının Özeti, Emre Dorman’ın İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar Kitabından Sözler.

Emre Dorman’ın 2011 yılında İstanbul Yayınevi tarafından yayımlanan İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar kitabı 183 sayfadan oluşmaktadır

Emre Dorman’ın İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar kitabından alıntılar:

Pek çok insan dünya hayatının geçici ışıltısına aldanıp istek ve arzularının peşinde yok yere tüketir ömrünü. Tıpkı bir yaprak misali savrulur durur yaşam içinde. Bir gün öleceği gerçeğini unutup ölüm sonrası için kayda değer bir hazırlık yapmadığı gibi değersiz ve anlamsız bir şekilde yaşar hayatını. Oysaki ölüm, yaşamın ikiz kardeşidir. Yaşamla birlikte var edilmiştir. Alınan her bir nefesin yarısı yaşam, yarısı ölüm için alınır. Ölüm bize bu kadar yakındır.

Ömür, anne karnı ile toprak altındaki iki karanlık arasında yakılan bir kibrit alevi gibidir. Alev almasıyla sönmesi an meselesidir. Göz açıp kapar gibi geçecek ve bir gün son bulacaktır. Uyanmak için uyumak gerekiyordu önce. Ölmek için yaşamak. Ve biz yaşıyorduk. Yaşıyorken de uyuyorduk. Derin bir uyku içindeyken kendimizi, yaşıyor sanıyorduk.

Bu gerçek ile yüzleşmeye, dünya uykunuzdan uyanmaya ve yaşamınızı sorgulamaya cesaretiniz var mı? Eğer yok ise bu kitabı elinizden bırakabilir, yaşantınıza kaldığınız yerden devam ederek sizin için ayrılan sürenin sonuna gelebilir ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp, hiç yaşamamış gibi ölebilirsiniz. Kaçınılmaz olan ölüm ile yüzleşmeden önce, yüzleşin kendinizle.

Torun, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla sorar: Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur? Dede tatlı bir gülücükle: Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum, deyince torun: Nasıl yani ömür bu kadar kısa mı? der. Dede: Evet yavrum. Ömür, namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır diye cevap verir. Torun yeniden sorar: Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden ne kastettiğini anlamadım dedecim. Bu ne demek açıklar mısın? Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa: Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu. O çocuğun kulağına ezan okundu değil mi? İşte o ezanın namazı kılındı mı? Kılınmadı. O ezan Namazsız ezandı. İnsan öldüğü zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur. O da Ezansız namazdır. Aslında o namazın ezanı insan doğunca okunmuştu kulağına. Bak ey insan! Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk biter, hayatını iyi değerlendir. Boşa vakit harcama! ikazını yapıyordu o ezan. İşte yavrum ömür, ezanla namaz arası kadardır. Sakın boşa geçirme.

Yaşama başlarken;  bir su damlacığının hikâyesi

İlk Yarışımız… Küçük bir su damlacığıyım ben; kimsenin önemsemediği, haberdar dahi olmadığı. Oysa ne potansiyeller barındırıyorum içimde. Hele bir kazansam şu yarışı, işte o zaman herkes görecek benim kim olduğumu. Sabırsızlanıyorum. Sanki on beş milyar yıldır bu anı bekliyorum. Daraldım, artık ortaya çıkmak istiyorum. Heeey, ben de varım, buradayım, işte bakın artık ben de dünyadayım demek istiyorum! Hâlâ bekliyorum. Çok sıkıldım. Öyle çok bekledim ki, kesin ben kazanmalıyım bu yarışı. Milyonlarca rakibimi geçerek birinci olmalıyım. Ben bunu hak ediyorum…insanlar uyurlar olunce uyanirlar emre dorman

Çok yoruldum ama kazanacağım. Şurada bir tabela var: “Fallop Tüpü”. Galiba bu bir tünel. Buradan gidersem belki kestirme bir yol bulurum kendime. Amma da uzun bir tünelmiş. Nereye çıkıyor acaba? İşte orada bir tabela daha gördüm! Rahme gider. Şansımı denemeliyim. Bir şey kendine doğru çekiyor beni

Belki bu dünyadaki yaşantımız için yeryüzündeki insan sayısı kadar farklı hikâye oluşturmak mümkün olabilir.

2.57/5 (7)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺