İbrahim Efendi Konağı-Samiha Ayverdi

Türk Edebiyatının Önemli Kadın Yazarlarından Samiha Ayverdi’nin Milli Eğitim Bakanlığının 100 Temel Eser Listesi’nde Yer Alan Romanı; İbrahim Efendi Konağı

Samiha Ayverdi’nin İbrahim Efendi Konağı 1964 yılında 476 sayfa olarak İstanbul Fetih Cemiyeti İstanbul Enstitüsü Neşriyatı’nda çıkmıştır.

Samiha Ayverdi’nin İbrahim Efendi Konağı adlı eserinin konusu ise konağın sahibi ve Meclis-i Maliye reisi olan İbrahim Efendi’nin ve ailesinin dramı ve devletinin yıkılışını anlatmaktadır.

Türk edebiyatının en önemli eserleri arasında kendine yer bulmuş Samiha Ayverdi’nin İbrahim Efendi Konağı adlı eser kesinlikle okunması gereken kitaplar arasındadır.

Kubbealtı Neşriyat tarafından 12. baskısı 2012 yılında çıkan Samiha Ayverdi’nin İbrahim Efendi Konağı romanının sayfa sayısı 440’dır.

Bu kitap ne bir hikayedir ne masal ne de roman… Zamanı, mekanı, vak’aları, şahısları, isimleri hatta vak’aların seyri, sırası ve detaylarının yüzde doksanı ile otantik ve yaşanmış bir devrin, gerçek ve yaşanmış bir hayat tablosudur.

Biz, İmparatorluk Türkiye’sinin hemen de son evlatları; içinde haşır neşir olduğumuz askeri, siyasi, içtimai ve iktisadi bir tarih meydanında köşe kapmaca oynamış kimseler olarak, görüp duyduklarımızı, tadıp kokladıklarımızı, kudretimiz ölçüsünde, gelecek nesillere intikal ettirmek mecburiyetinin altında bulunuyoruz. İşte bu kitabın meydana gelmesi de o vazife hissinin bir netice ve zaruretinden ibarettir.

Samiha Ayverdi’nin İbrahim Efendi Konağı kitabından alıntılar:

İbrahim Efendi, karısı öldükten sonra evlenmemiş, odalıklarının silik ve şahsiyetsiz mevcudiyetleri, kadın mevzuunda ona yetip de artmıştı.

İhtiyarda ve ihtiyarlıkta, tükenmek üzre olan ömrün çehreye işlediği bir derin güzellik ve asil bir mana vardı ki küçük kız her zaman, alevi hatta koru geçmiş bu kıvılcımlı küle rahat rahat sokulup ısınır ve hatta eşeleyip, derinlerinde kalmış son ateş parçalarını yüze çıkarmakla mesut olurdu.ibrahim efendi konagi samiha ayverdi

İbrahim Efendi konağının protokol emirleri ve yasakları dışında kalan zümre, ancak yakın akrabaları idi.

Sevmeyi bilmek, sevebilmek de bir hüner, bir mutlu Allah vergisiydi. Ne çare ki İbrahim Efendi’nin dağarcığı bu kısmetten nasipsiz yaratılmıştı.

İşte bu bir taraftan siyasi bir taraftan da idari hakimiyetinin makamına perçinlediği İbrahim Efendi, hakikaten bir bakıma maliye demekti.

2/5 (1)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺