Hz. Muhammed-Lev Tolstoy

Ünlü Rus Yazarın İslam Peygamberi İle İlgili Kayıp Risalesi; Hz. Muhammed

Rus edebiyatının en önemli isimlerinden Lev Nikolayeviç Tolstoy’un peygamber efendimiz Hz. Muhammed (Sav) hakkında yazmış olduğu gizlenen kitap.

Lev Nikolayeviç Tolstoy Müslüman Oldu Mu?

Tolstoy’un ölmeden önce Müslüman olduğu iddialar arasındadır. Tolstoy, ölmeden önce Müslüman olmuş mudur, olmamış mıdır tam olarak şu an için tam olarak bilinen bir şey değil. Fakat Tolstoy’un İslam’ı kabul edip Müslüman olarak öldüğü belirtenlerin sayısı da az değildir. Cenazesinin de Müslümanlar gibi kaldırılıp ve Tolstoy’un İslami usullere göre defnedildiği iddia edilmektedir. Bir Arap ile evlendikten sonra Müslüman olan Rus yazar Valeriya Porohova anılarında Tolstoy’un Müslüman olarak öldüğüne yer vermiştir.

Tolstoy Hz. Muhammed Kitabını Niçin Yazdı?

Lev Nikolayeviç Tolstoy Hz. Muhammed kitabını, 1908 yılında Hindistanlı âlim Abdullah El Sühreverdi’nin Hz. Muhammed’in Hadisler adlı eserini okuması üzerine yazmıştır.

Lev Nikolayeviç Tolstoy’un Hz. Muhammed kitabı ile ilgili birçok iddia vardır. Bazı iddialara Tolstoy’un bu kitabı gizlenen bir kitaptır. Bazı iddialara göre ise Tolstoy’un bu kitabı hiçbir zaman gizlenmemiş olan bir kitaptır. Buna benzer birçok iddia mevcuttur.Hz Muhammed Lev Tolstoy

Lev Tolstoy’un İnancı Neydi? Lev Tolstoy’un İslam Dinine Bakışı? Lev Tolstoy’un Hz. Muhammed (Sav) Hakkında Sözleri, Lev Tolstoy’un Hz. Muhammed (Sav) İle İlgili Görüşleri; Lev Tolstoy’un Hz. Muhammed (Sav) hakkında yazdığı Hz. Muhammed kitabında.

Öteki Adam Yayınları tarafından yayımlanan Lev N. Tolstoy’un Hz. Muhammed Ünlü Rus Yazarın İslam Peygamberi İle İlgili Kayıp Risalesi Gizlenen Kitap adlı eseri 128 sayfadan oluşmaktadır.

Karakutu Yayınları tarafından 2006 yılında yayımlanan Arif Arslan tarafından ise Türkçe çevirisi yapılan Lev Nikolayeviç Tolstoy’un Hz. Muhammed Ünlü Rus Yazarın İslam Peygamberi İle İlgili Kayıp Risalesi Gizlenen Kitap adlı eserinin sayfa sayısı 112’dir.

Ünlü Rus yazarı L. N. Tolstoy, 1908 yılında, Abdullah El-SÜHREVERDİ’nin Hindistan’da basılmış ‘’Hz. Muhammed’in Hadisleri’’ kitabını okumuştur. Okuduğu hadislerden bir risale (kitapçık) tertip etmiş, bunu Rusya’nın ’Posrednik’ adlı yayınevinde bastırmıştır.

Rus halkı ve özellikle Rus aydınları, L. N. Tolstoy’u ilahi bir kuvvete sahip görüyor ve onun İslamiyet’i kabul etmesinin duyulmasının Rus toplumu içinde İslam’a güçlü bir akım başlatabileceğini biliyorlardı. Bu yüzden de Tolstoy’un Hz. Muhammed’in hadislerinden derlediği kitapçığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye çalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapçık) ile Rus okurlarını, Hz. Muhammed’in hadisleriyle tanıştırmıştır. Hadislerden seçtiği konularda ’fakirlik’ ve ’eşitlik’ gibi kavramları esas almış, Rus halkına ve onları aldatanlara bir ders verir nitelikte olmasına özen göstermiştir.

Tolstoy, seçip kitapçık haline getirdiği bu hadislerle, gerçek adalet ve eşitliğin, kardeşlik ve fedakârlığın, insana saygı ile sevginin İslam’da olduğunu vurgulamak istemiştir… Prof. Dr. Telman Hurşidoğlu ALİYEV

Lev Nikolayeviç Tolstoy’un Hz. Muhammed Gizlenen Kitap Ünlü Rus Yazarın İslam Peygamberi İle İlgili Kayıp Risalesi kitabından alıntılar:

‘Muhammed her zaman Evangelizm’in (Hıristiyanların) üstüne çıkıyor. O, insanı Allah saymıyor ve kendini de Allah ile bir tutmuyor. Müslümanların Allah’tan başka ilâhı yoktur ve Muhammed onun peygamberidir. Burada hiçbir muamma ve sır yoktur.’ Lev Nikolayeviç TOLSTOY

Kalbimizde Allah’ın nuru vardır, onun adı da vicdandır. Tolstoy

Müslümanların Allah’tan başka ilâhı yoktur ve Muhammed onun peygamberidir. Tolstoy

Yasnopolyana Kayıtları

Dâhi yazar Lev Tolstoy, İslâm dinine olan inancını sadece Vekilov’lara yazdığı mektuplarla açıklamamıştır. Onun çok yakınında bulunan binlerce kalem ve kalp dostları Tolstoy ile İslâm dinine, Hz. Muhammed’in şahsiyetine ulvî muhabbeti hakkında yazılar yazıp, sohbetler ederlermiş. Tolstoy’un, Müslümanlığı kabul etmesi konusundaki ilk net ifadesi ise, aşağıdaki sözlerinden anlaşılabilir…

Tolstoy ve Nakşibendiler

Tolstoy’un 80. yaş gününde Kazan-Tatar Türkçesinde yayın yapan gazete ve dergilerde L.N. Tolstoy hakkında pek çok anma yazısına yer verilir. Tatarların ünlü yazarları Abdullah Tukay, Fatih Emirhan, Fatih Kerimi gibi isimler, Tolstoy’u tanıtan makaleler yayımlar. ‘Fikir’, ‘İdeal’, ‘Vakit’, ‘El- Islah’ ve ‘Şura’ gibi basın yayın organlarında Tolstoy’un felsefesi anlayışı ve dünya edebiyatında ki yeri hakkında yazılar kaleme alınır. Bu arada bazı Tatar yazarların Tolstoy’la mektuplaşmaları da bahsi geçen yayın organlarında yer bulur…

Tolstoy’un İnancı

Dünyaca ünlü Rus yazar Tolstoy’un Hz. Muhammed ismindeki risalesinin (kitapçık) bir sürü özelliği var. Öncelikle bu eser, baskı döneminde Hıristiyan Rusya’sında yazılıp 1909 yılında yayımlanmıştır. Bu risaleyi, Rusya’nın ve dünyanın önemli yazarlarından biri, yaşadığı sürede dahi klasik kabul edilen Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy derlemiştir. Büyük mülk ve servet sahibi olan Lev Tolstoy, dini inançlarının sağlam olması ve doğru olana hizmet etmesi ile tanınmaktadır. Benzerlerinden farklı olarak o, şovenistçe dinde ayrım yapanlardan olmamıştır. Bu doğru olana tutkunluğu ve dünyevi değerlere kıymet vermemesi onu dini gerçeklere yaklaştırmıştır…

Tolstoy’un Müslüman olarak son nefesini verme ihtimalini bilmek dahi bir Müslüman olarak alabildiğine sevindirici bir durumdu bizim için. Ve bu yüzden olsa gerek, böyle bir dahinin Hz. Muhammed (s.a.v.) ile ilgili bir derlemesinin Türkçeye çevrilip kazandırılmasında katkıda bulunmak şahsıma adına onur vericiydi.

Eğer benden isteneni yapmazsam, bu durumda benden istenen şeyi asla kavrayamam. Bunun sonucunda da hepimizden, bütün insanlıktan isteneniyse hiç kavrayamam.

Bir iç hastalık nedeniyle acı çeken bir insanın hâli nasılsa, benim hâlim de öyleydi. Önce hastanın önem vermediği küçük işaretler belirir, sonra bu işaretler gittikçe daha sık tekrarlanır ve zamanla kurtulmanın imkânsız olduğu bir ıstırap haline gelir. Acı giderek büyür ve hasta düşünmeye vakit bulamaz olur. O zaman şunu fark eder ki, kendisinin sağlık içinde yaşarken pek fazla önemsemediği şey, aslında dünyada onun için en önemli olan şeydir: Yani, ölümdür.

Eğer insan yaşamı tek başına alt etmek isterse mahvolur. İnsan, yaşamı sadece kendisi için değil, herkes için alt etmek zorunda. Eğer bunu yapıyorsa mutludur, yaşamı da mantıklıdır.

İnanç, insan yaşamının ya da anlamının öğrenilmesidir.

Eğer ben daha iyi olanı biliyorsam ve buna gücüm de yetiyorsa, kendimi daha iyi olana vermekten neden geri kalacaktım?

Yaşamın anlamını kavramak için her şeyden önce yaşamın anlamsız ve kötü olmaması gerekiyordu.

3.33/5 (3)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺