Hayvanlardan Tanrılara Sapiens-Yuval Noah Harari

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi Kitabının Yazarı Kimdir, Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi Kitabını Oku, Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens Kaç Sayfadır Sayfa Sayısı, Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi Kitabına Yapılan Yorumlar, Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi Kitabının Konusu, Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi Kitabının Özeti, Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi Kitabından Sözler, Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi Kitabı Hakkında.

24 Şubat 1976 doğumlu İsrailli tarih profesörü ve yazar Yuval Harari’nin orijinal adı Sapiens: A Brief History of Humankind olan Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi kitabı Türkiye’de Kolektif Kitap’tan çıktı.

Kolektif Kitap tarafından yayımlanan Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi kitabının Türkçe çevirisini Ertuğrul Genç yapmıştır.

Ertuğrul Genç’in Türkçe çevirisini yaptığı Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi kitabı 412 sayfadır.

Yuval Noah Harari’nin kitabı Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi’nde; Evrim geçiren insanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine kadar pek çok konuya değinmektedir.

Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi kitabı dört kısımdan oluşmaktadır.

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

– Para neden herkesin güvendiği tek şey?

– Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

– Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

– Geleceğin dini bilim mi?

– İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce Yeryüzü’nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak? Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

Yuval Noah Harari’nin “İnsanın yükselişini ne açıklayabilir?” başlıklı TED konuşması: “Yetmiş bin yıl önce, atalarımız önemsiz hayvanlardı. Tarih öncesi insanların en önemli özelliği önemsiz olmalarıdır. Dünya’ya etkileri denizanasından veya ateş böceklerinden veya ağaç kakanlardan daha fazla değildi. Bugün tam tersine, gezegeni biz kontrol ediyoruz. Ve soru şu: Oradan buraya nasıl geldik? Kendimizi, Afrika’nın bir köşesinde kendi işine bakan önemsiz maymunlardan Dünya hükümdarlarına nasıl çevirdik?”

Tarihte adını bildiğimiz ilk kişi kim?

Bir kral mı? General mi? Sanatçı mı? Cevabı tahmin etmek biraz güç. National Geographic

İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Harari, tarihle bilimi biraraya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor. Meral Tamer, Milliyet

Sapiens… Gündelik siyasetten yaşama, ekonomik modelden sınıfsal ayrımlara, erkek egemenliğinden beslenme alışkanlıklarımıza pek çok meseleye bilimsel destekli farklı bakış açıları getiren, zihin açan bu kitap, uluslararası çoksatanların arasında. Mehveş Evin, Milliyet

Hayvanları ve ekosistemi mahveden ve konforunu düşünen, üstelik tatmin olmayan böylesine bir Tanrı’dan daha tehlikeli bir şey olabilir mi? Harari’nin sıraladığı bu soruları, son sürat giden Sapiens’ler olarak kendimize sormanın vakti geleli epey oldu. Ali Bulunmaz EkoiQ

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, vardığı her yere ölüm getiren insan türünün tarihini anlatırken, insanın bugün en güçlü olduğu noktada ne istediğini bilmeyen tanrılara dönüştüğünün altını çiziyor. Erdem Şimşek, Gaia Dergi

[Sapiens] avcı-toplayıcılardan bugüne nasıl geldiğimizden tutun da günümüz toplum ve ekonomisini nasıl düzenlediğimize kadar insan medeniyetini ele alan büyük bir tarih anlatısı. Mark Zuckerberg, Facebook’un Kurucusu

Harari’nin kitabını keyifle okuyorum, öneririm. Asaf Savaş Akat

Ufuk açıcı, beyin sarsıcı, nefis bir kitap istiyorsanız tavsiyem Yuval Harari, Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi. Sevan Nişanyan

Harari’nin Sapiens kitabını kesinlikle tavsiye ederim. Neredeyse konuşma diliyle insanlığın tarihini kısa bölümler halinde anlatıyor. Bilgi muazzam. Cem Boyner

Bu kitabı da mutlaka okuyunuz: Yuval Noah Harari: Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi. Kaan H. Ökten

Kolektif Kitap’ı, Harari’nin SAPIENS kitabı için kutlarım. Okuyun! Buket Uzuner

SBF’de benden İktisadi Büyüme dersi almış olan eski öğrencilerime Harari’nin kitabını mutlaka tavsiye ederim. Aykut Kibritçioğlu

Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi kitabından alıntılar:

Yaklaşık 13,5 milyar yıl önce, Big Bang olarak adlandırdığımız bir şeyle madde, enerji, zaman ve uzay ortaya çıktı. Evrenimizin bu temel özelliklerinin hikayesine fizik diyoruz.

Aristoteles kölelerin “kölece bir doğaları”, özgür insanların ise “özgür doğaları” olduğunu ileri sürmüştü, toplumdaki konumları bu insanların içsel özelliklerinin sadece bir yansımasıydı.

Bugün sanayi toplumlarındaki çoğu kişi hayatta kalabilmek için dünyanın doğal düzeni hakkında çok şey bilmek zorunda değil. Fabrika işçisi, tarih öğretmeni, sigortacı veya bilgisayar mühendisi olmak için ne bilmeniz gerekir? Kendi dar uzmanlık alanınızla ilgili çok şey, fakat yaşamın diğer gerekliliklerinin çoğu için gözünüz kapalı başka insanlara güveniyorsunuz ki, bu insanların da bilgileri kendi dar uzmanlık alanlarıyla sınırlıdır. Kolektif insan bugün eski grupların bildiğinden çok daha fazlasını biliyor. Ama birey olarak bakıldığında, eski avcı toplayıcılar tarihteki en becerikli ve bilgili insanlardı.

Tarihten çok önce insanlar vardır. Modern insanlara benzeyen hayvanlar ilk olarak yaklaşık 2,5 milyon yıl önce ortaya çıktı. Fakat sayısız nesil boyunca aynı çevreyi paylaştıkları çok sayıda organizmadan ayrışmadılar.

Eşitlik ancak daha iyi durumdakilerin özgürlüklerini kısıtlayarak sağlanabilir.

Homo Sapiens, bu kritik eşiği aşıp on binlerce kişiden oluşan şehirler kurmayı ve milyonlarca insanı yöneten imparatorluklar oluşturmayı nasıl başardı? Bunun sırrı muhtemelen kurgunun ortaya çıkmasıydı. Ortak bir mite inanan çok sayıda yabancı başarılı işbirliği yapabilirlerdi.

Ortak bir atadan evrimleşen türler ”cins” adı verilen bir başlıkta toplanır: Aslanlar, kaplanlar, leoparlar ve jaguarlar Panthera cinsinin altındaki farklı türlerdir.

Tarih çok az insanın “yaptığı, geri kalanların da tarla sürdüğü veya su kovaları taşıdığı bir şeydir.

Homo sapiens de bir aileye mensuptur. Bu sıradan bilgi tarihteki en sıkı korunan sırlardan biriydi. Homo sapiens uzunca bir süre kendisini diğer hayvanlardan ayrı, ailesiz (kuzeni veya kardeşi, hepsinden de önemlisi ebeveyni olmayan) bir yetim olarak gördü ama durum böyle değildi. Sevelim ya da sevmeyelim, büyük maymunlar adı verilen gürültücü ve büyük bir grubun üyesiyiz. Yaşayan en yakın akrabalarımız arasında şempanzeler, goriller ve orangutanlar var ve şempanzeler bunların en yakını. Yalnızca 6 milyon yıl önce, tek bir dişi maymunun iki kızı oldu. Bunlardan biri tüm şempanzelerin atası olurken, diğeri de bizim büyükannemiz oldu.

Frankenstein Kehaneti

1818’de Mary Shelley, yarattığı yapay varlık kontrolden çıkıp ortalığı mahveden bir bilim insanının hikayesi olan Frankenstein’ı yayımladı. Son iki yüz yılda bu hikaye sayısız farklı biçimde tekrar tekrar anlatıldı ve yeni bilimsel mitolojimizin temel taşlarından biri hâline geldi. İlk bakışta, Tanrı rolünü oynarsak ve yaşamı tasarlamaya kalkarsak sert bir şekilde cezalandırılacağımız konusunda bizi uyaran Frankenstein hikayesinin aslında daha derin bir anlamı da vardır.

Frankenstein miti, Homo sapiens’i son günlerinin hızla yaklaştığı konusunda uyarıyor. Hikayeye göre, bir nükleer veya çevre felaketi araya girmezse, teknolojik gelişmenin hızı, kısa süre içinde Homo sapiens’in yerini başka varlıkların alacağını ve bunların sadece fiziksel değil bilişsel ve duygusal olarak çok başka bir dünyaya ait olacağını gösteriyor. Çoğu Sapiens bunu rahatsız edici bulur, çünkü gelecekte insanların bizim gibi olacağı ve hızlı uzay gemileriyle bir gezegenden diğerine seyahat edeceğine inanılır. Gelecekte bizim gibi duyguları ve kimlikleri olan varlıkların olmayabileceği, yerimizi bizden çok daha becerikli yabancı formların alabileceği ihtimali üzerine düşünmekten hoşlanmıyoruz.

Her nedense, Doktor Frankenstein’ın korkunç bir canavar yarattığı ve kendimizi kurtarmak için bu yaratığı öldürmek zorunda olduğumuz fikri bizi rahatlatıyor; hikayeyi bu şekilde anlatmayı seviyoruz çünkü böylelikle bizim en iyi varlık olduğumuzu, bizden daha iyisinin hiç olmadığını ve hiç olmayacağını ifade ediyoruz. Bizi yerimizden etme yönündeki tüm girişimler başarısızlığa uğrayacaktır, bedenlerimiz geliştirilebilir olsa da insan ruhuna dokunulamayacaktır.

Bilim insanlarının beden üzerinde yaptığı mühendisliği ruh üzerinde de yapabileceği, bu şekilde gelecekteki Dr. Frankenstein’ların bizden çok daha üstün, bize bizim Neandertallere baktığımız gibi küçümseyerek bakacak bir şey yaratabileceği gerçeğini sindirmemiz biraz zor olacaktır.

2.84/5 (19)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺