Gerçeklerim Ben

Karanlığın gözlerinin içine baktım, sonra yüzüne. Kızgın bir ifadeydi bu. Kötü bir şey değildi bu yaptığım ancak karanlığın yaralandığı belliydi. Şaşkındım. Ağızlarını bir türlü açamayıp kendi karanlıklarına gömülen boş bedenlere inat konuşmayı seçmiştim ben. Bir amacım vardı. Boş bir bedende karanlığımla tek vücut halinde yaşamak istemiyordum. ‘Hayır’ dedim, karşı geldim kendime. ‘Sen bu olamazsın. Yok, et içindekini.’ Az önce yapmıştım bu dediklerimi, yok ettim içimdekini. Son damlasına kadar sıkıp, attım hepsini. Korkmayın, yok etmekten kastım özgür bırakmaktı. Başarmıştım. Artık dopdolu bir bedende yaşayan içinde sadece gerçekler olan bir yaşamı seçmiştim. Karanlıktan korkmazdım normalde. Ama bu karanlık beni çok korkutmuştu.

Diğer boş bedenlerin bana baktığını hissedebiliyordum. Ama şuan tek hissettiğim şey karşımda, benim ona karşı çıkışımı hazmedemeyen kızgın ifadeydi. Karanlığın hiddeti suratıma çarpıyordu. Yine de pes etmedim. Tekrar bağırdım. ‘Hayır.’ Ne güzel bir kelime değil mi? Boş bedenlere ve zihinlere rağmen kabullenmemek. Sevginin bitip tükendiği ve sadece ‘evet’lerin egemen olduğu dünyaya karşı duruşum kimsenin hoşuna gitmeyebilir. Fakat ben bunu da göze aldım. Boş bedenlerin bana iğrenç ve boş gözlerle bakacağını bilerek haykırdım ‘hayır’ı. Hayır, beni o boş bedenleri sindirdiğin gibi sindiremeyeceksin karanlık. Ben senin varoluşunun en büyük hatasıyım. Yanlış kişiyim ben. Siyahın yok edemediği, karanlığın sindiremediği kişiyim ben. Boş bedenlere rağmen her zaman bir yerlerdeyim. Yok olmam, sadece üstümü kapatabilirsin.

Ama ben senin gibi geçici değilim karanlık. Sen benim olduğum yerde sadece bir hiçsin. Kimsin ki sen? Hayır, bile diyemeyen ve boş bedenlere alışmış insanların kaçış yolusun sadece. Ama ben o boş bedenlerin bir gün suratına çarpacağı kişiyim. Sen inanmazsın ama ben o korktuğun gerçeklerim. Kork benden. Senin en büyük düşmanınım. Gözlerini kapayıp kör edercesine sardığın o bedenleri elinden alabilecek tek kişi benim. Gerçeklerim ben. İnsanların bir an olsun akıllarından çıkmayan, onları her zaman ışığıma çekmeye çalışan kişiyim ben. Senin de sevgi gibi tükeneceğin bir günde dünyanın hâkimi ben olacağım. Çünkü karanlığın kalktığı yer her zaman aydınlıktır. Kızgınlığının sebebi de buydu.

Gerçekler acıdır sözünü duymuşsunuzdur. İşte o acı, insanı aydınlığa çekmeye çalışan benim bir parçam. Acıyım ben, sevimsiz. Herkesin hor görmeye çalıştığı ve duymamak için kendini zorladığı bir şeyim ben. Ama karanlık içindeki boşluğuyla çok sevimli gözükür. Bu onun kendini insanlara yamama şeklidir. Boş bir bedende yaşamına devam eden sevimli gözüken bir şeydir karanlık. Kimse ona karşı çıkmaz. Çünkü karanlık sorgulamaz, düşünmez. Sadece inanır ve mutlu olur.

Size bir şey daha söylemek istiyorum. Ben size karanlığın boş bedenlere armağan ettiği göstermelik mutluluğu sağlayamam.

Dediğim gibi ben doğruyum, gerçeklerim ve ben her zaman kötüyüm. Mutsuzluğu seçebilecekseniz gelin yanıma, çünkü burası gerçekten korkunç. Hiçbir şey bilmeden boş bir bedende mutlu olmak mı? Yoksa her şeye rağmen dopdolu bir vücutla karanlığa karşı gelip mutsuz olmak mı? Ben mutluluğu çok seven bir insandım. Ama gerçeklerin olmadığı bir dünyada mutlu olmak bir yol olabilir mi? Hayır, bu mutluluk sahte ve geçicidir. Sadece üstteki insanların mutlu olmasının formülüdür. O insanlar mutlu ve düşünmeyen insanların boş bedenleriyle beslenirler. Bu onların kendilerini mutlu etme şeklidir.

Diyorum ya, ben bir gün mutlaka karşınızda olacağım ama bunun çok geç olmaması gerek. Çünkü ben büyüdükçe acılarımda katlanıyor. Beni erkenden fark etmen gerek. Karanlığa gömülmeden fark et beni. Oku, konuş, yaz. Yapabileceğin en basit şeyler değil mi bunlar? Peki, sen neden bu kadar kolayları varken zor şeyleri seçiyorsun? Oku diyorum, bilmen gerek. Konuş diyorum, anlatman gerek. Yaz diyorum, başka insanların okuma sebebi olman gerek.gerceklerim ben oku

Okumalısın, evet. Görmelisin beni. Ben o hiçbir zaman açamadığın iki dakikanı bile ayırmadığın kitaplarda saklıyım. Ben o korkup saklandığın asla görmeye katlanamadığın gazete kupürlerinde saklıyım. Ama sen ne kadar kaçarsan kaç, aslında ben senin tam içinde saklıyım. Bulacaksın beni, biliyorum. Bunun uzun sürmemesi için ben senin her zaman senin peşinde olacağım. Her kitaba yaklaştığında ya da sayfa karıştırdığında seni içime çekmek için tetikte olacağım.

Guy Montag olacak nice nesiller için…

Melih Gölek

3.62/5 (74)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺