Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde-Aidin Salih

Yaklaşık 35 Yıl Alternatif Tıp Üzerine Araştırmalar ve Çalışmalar Yapan Özbekistanlı Tıp Doktoru Aidin Salih‘in İslam Tıbbının Esaslarını Günümüze Anlatan Tüm Dünyada Geniş Bir Yankı Uyandıran Ölümsüz Eseri; Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde

Aidin Salih; Ukrayna’da Tıp Fakültesini bitirdikten sonra yıllarca Sovyetler Birliği’nde tıp doktorluğu yapmış ayrıca Uluslararası Alternatif Tıp Okulu’nu bitirmiş ve elde ettiği bilgi ve birikimlerini Gerçek Tıp-Yitik Şifanın İzinde kitabında toplamıştır.

Aidin Salih’in Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde kitabı her evde bulunması gereken bir eser.

Aidin Salih’in bu eşiz eseri Gerçek Tıp-Yitik Şifanın İzinde birçok ülkede çok satanlar listesinde yer almış ve hala da almaktadır.

Aidin Salih’in Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde kitabı 2007 yılında yayımlanmıştır.

Aidin Salih’in Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde kitabı Türkiye’de Yazı Yayıncılık ve Sade Hayat Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Aidin Salih’in Türkiye’de Sade Hayat Yayınları’ndan çıkan Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde kitabının Türkçe çevirisini Hatice Misge yapmıştır.Gercek Tip Aidin Salih

Hatice Misge’nin Türkçe çevirisini yaptığı Aidin Salih’in Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde kitabı 447 sayfadan oluşmaktadır.

Çağdaş tıp müthiş bir hızla ilerliyor ve yeni tedavi yöntemleri geliştiriyor. Bunlarla daha sağlıklı olmayı beklerken acaba daha çaresiz hale mi geliyoruz? Her geçen gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor ve hastalıkların direnci artıyor. Bu da görünüşte daha etkili, ancak gerçekte daha tehlikeli ilaçların denenmesi anlamına geliyor. Ameliyatlar, gen teknolojisi, kimyevi ve nanoteknolojik ilaçlar, sezaryenler, yapay besinler, kan ve organ nakilleri gerçekten de kaçınılmaz yöntemleri? Tüm bunlarla tedavi olabiliyor muyuz, yoksa gittikçe daha fazla mı hasta oluyor, ilaçlara bağımlı hale geliyoruz? Sağlıklı olmak bu kadar zor ve karmaşık olabilir mi?

Biyolog ve Doktor Aidin Salih, Gerçek Tıp’ta, unutulan şifa kaynaklarını, çağdaş insanın karşılaştığı tüm sağlık sorunlarına karşı kullanılabilecek biçimde tekrar canlandırıyor.

‘’Gerçek Tıp’’, hastalıkların gerçek sebeplerini, hastalıklara karşı çaresiz olmadığımızı, ilahi kanunları çiğneyerek şifaya ulaşılamayacağını ve yitirdiğimiz şifanın izini tekrar sürebileceğimizi anlatırken sade ve hikmet dolu bir gerçeğe işaret ediyor.

Tüm sağlık meselelerinin gerçek bir tıp yaklaşımıyla ele alındığı bu çalışmayla ‘’az yiyerek’’ ve ‘2doğru beslenerek’2 sağlığınızı koruyabilir; önerilen yöntemlerle hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.

‘’Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi.’’ (Buhari, ‘’Kader’’, 4)

Aidin Salih’in Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzinde kitabından alıntılar:

Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte biri kronik hastalıkların etkisi altında yaşamakta ve hasta sayısında sürekli artış gözlenmektedir. Kronik hastalıklar arasında yüksek tansiyon, diyabet, kronik obstruktif akciğer hastalığı, koroner kalp hastalığı, tiroid hastalıkları, psikolojik ve ruhsal problemler yer almakta, nüfusun %40’ında farklı derecelerde anemi bulunmaktadır. Bunun dışında kanser vakaları büyük bir hızla yaygınlaşmakta, hemen hemen her genç kızda, son yıllarda erkeklerde ve çocuklarda da endometriozis görülmekte, kısırlık çığ gibi büyümekte, tüp bebek üretimi artmaktadır.

Hastalık Nedir

Organizmada bütün sistemler, organlar, hücreler, hücre organelleri ve üretilen bütün maddelerin zerrecikleri birbirinden haberdardır ve mükemmel bir uyum (homeostatis) içindedir.

Az Çiğnemek

Sindirim, ağızda tükürük bezlerinin salgıladığı fermentler ile başlar. Organik asitler, aromatik maddeler ve tuzlar çiğneme sırasında fermentlerle karışır ve bir kısmı ağızdaki kılcal damarlara süzülür. Karbonhidratların ağızda başlayan sindirimi midede aynı enzimlerle devam eder.

Alınan besinin kimyasal yapısı hakkında toplanan veriler ağızdaki akupunktur noktaları vasıtasıyla beyne gönderilir. Beyin bu bilgiyi analiz eder ve sindirimi buna göre programlar. Besin ne kadar iyi çiğnenirse, beyin sindirim sistemini o kadar iyi hazırlar. Yeterince çiğnenen bir besinin tadı ve kokusu ağızda dağılır ve kaymağa benzer bir nesne (kimus) haine gelir. Bu ise 15-40 çiğneme hareketi ile sağlanabilir.

Ağızda çok miktarda akupunktur noktası bulunur (her bir dişin dibinde 2’şer tane). Çiğneme esnasında besinlerden ayrılan enerji bu akupunktur noktaları vasıtasıyla vücudun genel enerji dolaşımına karışır. Bu yüzden küçük yudumlarla içmek ve küçük lokmalar halinde yemek gerekir.

Süt, et suyu, meyve-sebze suyu veya su küçük yudumlarla alınır, ağızda ılıtılır, tükürükle iyice karıştıktan sonra yutulur. Gıdalar yeterince çiğnenmezse, sindirim ilk basamaktan itibaren bozulur.

Hızlı yiyen daha çok yemeye mecbur kalır, çünkü vücut sadece kimyasal bağlantıları çözme işlemi sonucunda oluşan enerjiyi kullanır, ağızdaki akupunktur noktaları vasıtasıyla besinden alınması gereken enerjiyi kullanamaz. İyi çiğnenmemiş yemek, kütleler halinde mideye gelir. Mide bu kütleleri hazmedemez, sadece çürütür. Taze ekmek, beyaz ekmek (özellikle kan grubu ‘’0’’ için) ve et parçaları (özellikle kan grubu ‘’A’’ için) en zararlısıdır.

Midede çürümeye başlayan kütleler ve parçalar bağırsaklara iner ve orada çürümeye devam eder. Bağırsaklardaki çürüme kandaki lökositleri (akyuvarlar) arttırır. Bağışıklık sistemi bu duruma karşı koruma programı geliştirmek zorunda kalır. Bu hata, her yemekle birlikte tekrarlandıkça, bağışıklık yetmezliğine kadar götürür.

Ancak taze meyve ve sebzelerin lifleri, çekirdekleri ve kabuklarında böyle bir tehlike sözkonusu değildir. Bunlar bağırsaklarda yaşayan yararlı mikropları arttırır. Bunun için meyve ve sebzeleri kabuklarıyla ve birkaç çekirdeğiyle birlikte yemek gerekir.

İyi Çiğnemenin Yararları

Yemeği iyi çiğneyen, az çiğneyene göre, daha az yer içer. Çünkü besinden aldığı enerjiyi eksiksiz kullanmış olur.

Karışık yenen yemeğin zararı azalır.

Sindirim süreci kısalır.

Mide, pankreas, karaciğer ve bağırsakların işi kolaylaşır.

Çok daha az enzim (insülin dahil) harcanır.Gercek Tip Yitik sifanin izinde Aidin Salih

Mide, bağırsak, karaciğer, pankreas, bağışıklık sistemi, diyabet, tümör, kanser, alerji, diş, sinir ve ruh hastalıklarından emin olunur.

Mevcut olan hastalıklar hafifler.

Şişmanlığın önüne geçilir, v.s.

Büyük alimler uyuşturucu, sigara, alkol bağımlılığı gibi psikolojik, ruhsal ve sinirsel hastalıkların temelinde az çiğnemenin yattığı konusunda hemfikirdir. İyi çiğnenmeyen yemek karaciğer, dalak ve kalp için ağır bir yüktür.

4.52/5 (641)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺