George Carlin Kimdir Sözleri

George Carlin’in Hayatı, George Carlin’in Sözleri, George Carlin’in Unutulmaz Sözleri, George Carlin’in Resimli Sözleri, George Carlin’in Özlü Sözleri, George Carlin’in En Komik Sözleri, George Carlin’in Zaman Paradoksu Sözleri, George Carlin’in Daha Yüksek Binalarımız Sözleri, George Carlin’in Ülkesi, George Carlin’in Resimleri, George Carlin’in Ünlü Sözleri, George Carlin’in Söylediği Sözler.

Bu yazımızda oyuncu, yazar ve komedyen George Carlin’in sözlerine yer vereceğiz. Ama öncesinde George Carlin kimdir kısaca tanıyalım.

Tam adı George Denis Patrick Carlin olan dünyaca ünlü oyuncu, yazar ve komedyen George Carlin 12 Mayıs 1937 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin New York Eyaleti’nde bağlı Manhattan’da doğdu.

İrlanda asıllı Amerikalı komedyen, oyuncu ve yazar George Carlin, dil, psikoloji ve din gibi alanlardaki tabu sayılan konulara değinmiştir. Bu uğurda da kendi mantık örgüsünde din, sosyal yaşam, psikoloji üzerine tutarlı düşünceleri vardır ve bu düşünceleri dile getiriş şekli de agresiftir.

Comedy Central’ın yayınladığı tüm zamanların en iyi 100 komedyeni listesinde Richard Pryor’un ardından tüm zamanların en iyi ikinci stand-up komedyeni George Carlin, ilan edilmiştir.

George Carlin’in Yedi kirli kelime komedi rutini, 1978’de Amerikan Yargıtayı’nın F.C.C. v. Pacifica Foundation davasına yansımış ve 5’e 4 oyla George Carlin’in oyunu televizyonlarda yasaklanmıştır.George Carlin Kimdir Sozleri

Göğüs ağrıları şikâyeti ile gittiği Santa Monica St. John Hastanesi’ne kaldırılan George Carlin, 22 Haziran 2008 tarihinde 71 yaşında iken öldü.

John F. Kennedy Merkezi, George Carlin’in ölümünden 4 gün sonra George Carlin’e Amerikan Komedisi için Mark Twain Ödülü vermiştir.

Dünyaca ünlü oyuncu, yazar ve komedyen George Carlin’in sözleri:

Ayrıca Amerika’daki medya ve basın organlarını pek ciddiye almam. Onları dinlemem. Onlara gerçekten inanmıyorum. Şunu da söylemeliyim: Sarı kurdeleler ve Amerikan bayrakları beni ağlatmaz.

Barış için dövüşmek bekaret için düzüşmek gibi.

Bazı geceler vardır ki tüm kurtlar sessizliğe bürünür. Sadece ay ulur.

Beni rahatsız eden şeylerden biri ise çocuklar hakkında söylenen yalanları duymak zorunda olmak. Ve biliyorum ki kahraman olduğunu düşünen anne ve babalar bunu sevmeyecek ama birileri onların iyiliği için bunu söylemeli. Çocuklarınız gereğinden fazla değerli görülüyor. Onları tapılacak bir nesneye çevirdiniz, çocuk fetişistisiniz ve bu hiç sağlıklı bir durum değil. Çocuklar hakkında hatırlamanız gereken bazı şeyler var. Onların hepsi sevimli değil. S.dik ve ekşi süt karışımı bir kokuya sahipler. İkincisi çocukların hepsi zeki ve akıllı değildir.

Biliyor musunuz, mutfak masasının etrafında 30 sene önce batan bir sistemin onları nasıl becerdiğini.

Amerikan Devleti’nin bize emrettiği ve öğrettiği gibi hissetmiyorum. Bakın söylüyorum. Benim aklım öyle çalışmıyor. Bir moron gibi yaptığım bir şey var adı: Düşünmek. Kendi görüşlerimi de oluşturmayı sevdiğim için pekiyi bir Amerikalı değilim. Bana söylendiği anda yere yuvarlanmıyorum. Ne yazık ki çoğu Amerikalı emir verildiği anda yere yuvarlanır. Ben böyle değilim. Hayatımda uyduğum kesin kurallarım var. Birinci kuralım: Devletin bana söylediği hiçbir şeye inanmamak. Hiçbir şeye.

Aptal insanlardan oluşan büyük grupların gücünü asla hafife almayın.

Bütün insanlar aynı dilde gülümser.

Çocukları okutmak önemli değildir. Okumak isteyen çocuk okur. Okumayı öğrenmek isteyen çocuk okumayı öğrenir. Öğretilmesi asıl önemli olan şey, çocukların okuduklarını sorgulamasıdır. Çocuklara her şeyi sorgulamaları gerektiği öğretilmeli. Okudukları her şeyi, duydukları her şeyi sorgulamaları. Çocuklara otoriteyi sorgulamaları gerektiği öğretilmeli. Ebeveynler çocuklara otoriteyi sorgulamayı asla öğretmezler. Çünkü ebeveynlerin kendileri zaten otorite figürleridir.

Çocuklarınıza sadece okuma yazma öğretmeyin. Okuduklarını sorgulamayı öğretin, her şeyi sorgulamayı öğretin.

Din milyar dolarlarla oynar, hiç vergi ödemez ve hep daha fazlasını ister.

Ateizm peygambersiz bir organizasyondur.

Bir şey bir başka şeye yol açar mı? Her zaman değil. Kimi zaman bir şey aynı şeye yol açar. Bir bağımlıya sorun.

Bu ülkedeki (Amerika Birleşik Devletleri) ekonomik ve sınıfları nasıl tanımlarım biliyor musunuz? Üst sınıf bütün parayı elinde tutar ve hiç vergi ödemez. Orta sınıf bütün vergileri öder ve bütün işleri yerine getirir. Fakirler de orta sınıfı ürkütmek için vardır.

Din, yaptığınız her şeyi, her günün her dakikasında izleyen gökyüzünde yaşayan görünmez bir insan olduğuna insanları gerçekten inandırmıştır. Ve bu görünmez adamın yapmanızı istemediği on maddelik özel bir listesi vardır. Ve eğer bu listedekilerden herhangi birisini yaparsanız, sizi yaşamanız ve acı çekip yanmanız ve boğulmanız ve çığlık atmanız ve sonsuza ve ‘’zamanın sonuna kadar’’ ağlamanız için göndereceği özel bir yeri vardır, içi ateşle ve dumanla ve yanmayla ve işkenceyle ve ızdırapla doludur. Fakat O sizi sever!

En kanlı, en vahşi savaşlar dini nefrete dayanarak yapıldı. Ki bunda benim için bir sorun yok. Ne zaman bir grup kutsal insan dışarı çıkıp birbirini öldürmek istese, ben mutlu bir adam olurum.

Erkekler bu dünyalıdır. Kadınlar da bu dünyalıdır. Onlarla olun.

Fark ettiniz mi, otomobil kullanırken, sizden yavaş giden herkes aptal, sizden hızlı giden herkes de manyaktır. Trafikte sizden yavaş gidenlerin aptal, hızlı gidenlerin ise manyak olduğu düşünülen bir dünyada normal insan bulmak imkânsız.

Kadınlar ve erkekler hakkında bilemeniz gereken her şey şudur: Kadınlar delidir, erkekler aptal. Ve kadınların deli olmasının sebebi erkeklerin aptal olması.

Dünyanın dört bir tarafındaki askeri mezarlıklar tanrının yanlarında olduğuna inandırılmış, beyni yıkanmış ölü askerlerle doludur.

Mal edinerek mutlu olmaya çalışmak acıkan karnını sandviçe bedeninin çeşitli noktaları ile dokunarak doyurmayı istemek gibidir.

O bir Tanrı hem de anlatılana göre her işe güce yetebilir ama nedense şu para işini bir türlü kendi başına beceremiyor. Din milyar dolarlarla oynar, hiç vergi ödemez ve hep daha fazlasını ister.

Politikacılar bu kelimeyi bilirler. Sizin üzerinizde kullanırlar. Politikacılar geleneksel olarak üç şeyin arkasına saklanmışlardır: Bayrak, İncil ve çocuklar. Ancak bir sebebi var. Bunun bir sebebi var. Eğitimin rezil oluşunun bir sebebi var. Asla düzelmemesi ile aynı sebep. Asla düzelmeyecek. Boşuna beklemeyin. Elde ettiğinizle mutlu olun. Çünkü bu ülkenin Sahipleri bunu istemezler. Gerçek sahiplerinden bahsediyorum: Büyük ve Zengin. Gerçek Sahipleri: Her şeyi denetleyen ve her şeye karar veren büyük ve zengin iş hissedarları.

Uzun zamandır senato, meclis, hükümet binaları ve belediyelerin sahipleriler. Hâkimler arka ceplerinde. Bütün büyük medya ve haber şirketlerinin sahipleriler. Her sene milyarlarca doları lobileşmek için kullanıyorlar. Onlar tek bir şey istemiyorlar. Eleştirel düşünen vatandaş istemiyorlar. İyi derecede bilgilendirilmiş ve eğitim görmüş insanlar istemiyorlar. Çünkü onların çıkarlarına aykırı.

Size çok önemli bir soru soracağım. Dünyayı kontrol etmenin en etkili ve verimli yolu nedir? İki kelime: Akıl Kontrolü!

Muhafazakârlar yaşayan bebekler ister ki, onları ölü askerlere çevirebilsinler.

Politikacıları unutun. Onlar önemsiz. Politikacılar size seçim hakkı tanındığı fikrini sürdürmek için varlar. Hakkınız yok. Seçim hakkınız yok. Sahipleriniz var. Size sahipler. Her şeye sahipler. Bütün önemli topraklara. Kolektif şirketleri denetliyorlar ve sahipleriler.

Görünmez bir adam var gökte yaşayan, her günün her dakikasını izleyen ve bu görünmez adamın yapmanızı istemediği şeylerden oluşan 10 maddelik bir listesi var. Eğer bu listede ki herhangi bir şeyi yaparsanız sizi ateşle dumanla ve işkenceyle dolu bir yere sonsuza dek yaşamaya gönderecek. Zamanın sonuna kadar yanarak, boğularak, çığlık atarak acı çekin diye.  Ama o sizi seviyor.

Hayat o kadar karmaşık değil. Uyanırsın, işe gidersin, yemek yersin, güzelce s.çarsın ve tekrar yatağa dönersin. Gizem bunun neresinde?

Dürüstlük en iyi politika olabilir ama eleme yöntemiyle, yalancılığın en iyi ikinci politika olduğu unutulmamalıdır.

Eğer vatandaşlarınız bencil ve cahilse liderleriniz de bencil ve cahil olur.

Humpty dumpty yok. Tanrı da yok. Ve hiçbir zaman olmadı.

Tarihimizin en acı yanlarından biri, kendini ne kadar tekrar ettiğidir.

Zırvalıklar, bizleri bir ulus olarak birleştiren bir çimentodur.

Medya ve siyasetçiler hep bizi bölen şeylerden bahseder. Bizi birbirimizden farklı yapan şeyler. Bütün toplumlarda ki yönetici sınıflar hep böyle çalışır. Geri kalan insanları bölmeye çalışırlar. Zenginler parayı alıp kaçmak için alt ve orta sınıfları birbirine kırdırır. Oldukça basit bir şey ve hep işe yarar. Farklılıklara vurgu yaparlar. Irk, din, etnik ve milli geçmiş, iş, gelir, eğitim, sosyal statü, cinsiyet. Birbirimizle kavga etmemiz ve onların bankaya gidebilmesi için herhangi bir şey.

George Carlin’in Zaman Paradoksu Sözleri

Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz:

Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş otoyollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var. Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.

Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.

Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.

Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık. Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik. Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.

Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik. Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz. Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz. Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.George Carlin Komik sozleri

Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır. Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız. Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.

Yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür.

3.29/5 (14)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺