Frida Kahlo Aşk ve Acı-Rauda Jamis

Meksikalı Ressam Frida Kahlo’nun Hayatını Merak Edenler Meksikalı Kökenli Yazar Rauda Jamis’in Frida Kahlo Aşk ve Acı Kitabını Kesinlikle Okumalı.

Rauda Jamis’in özgün adı Frida Kahlo: Presses de la Renaissance olan Frida Kahlo Aşk ve Acı kitabı ülkemizde 2002 yılında Everest Yayınları etiketi ile yayımlanmıştır. Frida Kahlo’nun hayatını anlatan kitaplardan biri olan Rauda Jamis’in Frida Kahlo Aşk ve Acı kitabında çok güzel özlü sözleri, alıntıları bulabilirsiniz.

Everest Yayınları’ndan çıkan Rauda Jamis’in Frida Kahlo Aşk ve Acı kitabı 317 sayfadan oluşmaktadır. 317 sayfadan meydana gelen Everest Yayınları’ndan çıkan Rauda Jamis’in Frida Kahlo Aşk ve Acı kitabının Türkçe çevirisini Hülya Uğur Tanrıöver yapmıştır.

Ayrıca web sitemizde Frida Kahlo Sözleri başlığı altında Frida Kahlo’nun en güzel sözlerini, Frida Kahlo Resimli Sözleri başlığı altında Frida Kahlo’nun en güzel resimli sözlerini bulabilirsiniz.

Rauda Jamis’in Frida Kahlo Aşk ve Acı kitabından alıntılar:

Frida Kahlo Ask ve aci Rauda JamisGecelerim, çarpan kocaman bir yürek gibi. Gecelerim aysız; pencereden süzülen gri ışığa gözünü kırpmadan bakıyor. Gecelerim aysız; pencereden süzülen gri ışığa gözünü kırpmadan bakıyor. Gecelerim ağlıyor, yastığım nemli ve soğuk. Gecelerim beni yokluğuna itiyor; seni arıyorum, yanımdaki dev bedenini, soluğunu, kokunu arıyorum. Neredesin? Bedenim, şu sakat külçe, senin sıcaklığında bir an kendini unutmak istiyor. Gecelerim paçavraya dönmüş bir yürek. Gecelerim beni aşkla tutuşturuyor, ama senin eksikliğini çektiğini biliyor ve bu gerçek karanlıkta bir bıçak gibi parlıyor. Gecelerim sana uçabilmek, seni uykunda sarmalayıp bana bana getirebilmek için kanatları olsun istiyor. Ama gecelerim her türlü deliliğin yasak olduğunu ve düzensizlik yarattığını biliyor.

Babam Guillermo Kahlo, çok ilginçti, davranışları, yürüyüşü oldukça zarifti. Sakin, çalışkan, yılmak bilmez bir adamdır. Frida Kahlo

Bedenim bitkin. Ve bundan kaçmam mümkün değil. Tıpkı hayvanlar gibi kendi ölümümün gelip de yaşamımın ta içine yerleşmeye başladığını duyumsuyorum; bu öylesine güçlü bir duygu ki, tüm mücadele olanağımı yok ediyor. Herkes benim mücadele etmeme öyle alıştı ki, kimse inanmıyor bana. Yanılmış olabileceğimi düşünmeye cesaretim yok artık, bu tür parlak fikirler gitgide daha az geliyor aklıma.

Çok uzağa giden, bir daha asla geri dönmeme riskini göze alır, bunu hiç unutma.

Belki kültür eksikliğini gidermek için, belki de manastırda yetişmiş annesinin etkisiyle, Matilde yaşamı boyunca ateşli bir dindar olarak yaşadı.

Kendimi hem kendim için yaşayabilecek denli güçlü ve iç zenginliğine sahip hissediyorum, hem de değil bir davranışın, en ufak bir düşüncenin bile paralayabileceği kadar dayanıksızım.

İlk aşk kedi gibi sessizce yanaştı. Onun gelişini ne gördüm, ne de duydum.

Frida sevinçle, her dostluk da biraz da suç ortaklığı bulunduğunu öğrendi.

Hayır, ben gerçeküstücü değilim. Bütün bunlar, gereğinden fazla gözde gözde büyütülmüş şeyler. Oysa ben en azından bir şeyden eminim: Kendi gerçeğimi resmediyorum.

Yazgının dişleri köpekbalığınınki gibidir. Bir gecede her şeyi yitirdim. Ağlamamın, inlememin ve çığlıklarımın duvarların ötesinden duyulduğu söyleniyor.

Asıl önemli olan da atılımımızın yaşamsal olmasıydı. Saftık, henüz kirlenmemiştik.

Neden yürümek için ayaklarım olsun ki; uçmak için kanatlarım var.

İnsanın kanını tükettiği gibi ben de gözyaşımı tüketiyorum.

Birdenbire yolculuk etmekten, iki ülke arasında, iki otel arasında mekik dokumaktan bıkkınlık duydu. Yaşamının bagajlar içinde dörde katlanmış olduğu kanısına vardı.

İnsanların ölmesini istemiyorum. Ölümden korkmuyorum fakat yaşamak istiyorum. Ama acıya gelince, hayır acıya dayanamıyorum.

Esas hayvanat bahçesi olan yaşamın ta kendisi. Hayvanlara gelince, unutulmuş ruhlar hayvanların içine girmiş. Hey, ayrıca onlar benim çocuklarım.

Kötüyüm, gitgide daha da kötü olacağım ama yavaş yavaş yalnız kalmaya alışıyorum, bu bile bir şeydir. Bir avantaj, bir zaferdir.

Ben aynasız odada, banyonun üzerindeki düşünceyim.

Umutsuz düşler insanı öldürür.

İlerleme, diyaloğun engellenmesiyle sağlanamaz.

Eğer aşk her şeyi kapsıyorsa, çelişkileri ve taşkınlıkları, aşırılıkları ve söylenemeyenleri, evet, o zaman buna aşk diyebiliriz.

Çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğimi umarım.

Başıma gelen en iyi şey acı çekmeye alışmaya başlamam.

Gecelerim öğüt vermiyor. Gecelerim uyanık görülen bir düş gibi seni düşünüyor.

Nasıl olsa umutsuz olacaksam, hiç olmazsa üretken olmalıyım.

Diego onu unutuyor ya da en azından, ondan kopmaya çalışıyordu. Kesin olan bir şey varsa, o da Frida’yı görmeye hiç gitmediğiydi. Mademki kendisine hiç gereksinim duymuyordu, o zaman bu kopmayı kabullenmek gerektiğini düşünüyordu Frida; kendisinden başka kimseyi sevmediğini söyleyen ama kendisi dışında tüm kadınlarla ilgilenen bir adamı zorla tutmanın hiçbir anlamı yoktu.

Aşk mıydı? Bilmiyorum. Eğer aşk her şeyi kapsıyorsa, çelişkileri ve taşkınlıkları, aşırılıkları ve söylenemeyenleri, evet, o zaman buna aşk diyebiliriz. Ama aksi takdirde, hayır, aşk değildi bu.

4.25/5 (4)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺