Felidae-Akif Pirinçci

Almanya’da Milyonlarca Satan Bir Kitap.

Kedilerin başkarakter olduğu Felidae romanı Almanya’da yaşayan Türk yazar Akif Pirinçci’nin adının duyulmasını sağlayan bir eser. Akif Pirinçci’nin Felidae adı romanı ilk kez 1989 yılında yayımlandı.

Akif Pirinçci’nin Felidae kitabının kahramanı Francis adında bir kedidir.  Polisiye, gerilim, gizem türündeki bu eser dünya çapında birçok farklı dile çevrilmiştir.

Felidae Kelimesinin Anlamı Nedir?

Felidae kelimesi kedigiller anlamına gelen bir kelimedir.

Akif Pirinçci’nin Felidae Romanı Animasyon Filmi Olarak Uyarlandı.

Felidae romanı aynı adla 1994 yılında animasyon filmi olarak sinemaya uyarlandı.

Akif Pirinçci’nin Felidae kitabı ülkemizde Aylak Kitap etiketi ile yayımlandı. Akif Pirinçci’nin Felidae kitabı Aylak Kitap tarafından 2013 yılında Türkçe olarak yayımlandı.

Aylak Kitap tarafından yayımlanan Akif Pirinçci’nin Felidae kitabının Türkçe çevirisini Selehattin Dilidüzgün yapmıştır. Selehattin Dilidüzgün Türkçe çevirisini yaptığı Akif Pirinçci’nin Felidae kitabının sayfa sayısı 292 sayfadır.

Uluslararası bestseller olan Akif Pirinçci’nin Felidae romanı sadece Almanya’da üç milyondan fazla okura ulaştı.

Sadece Almanya’da 3 milyondan fazla okura ulaştı, En İyi Polisiye Roman Ödülünü aldı. Avrupa’nın en pahalı animasyonuna konu oldu. Sherlock Holmes’den sonraki dünyanın en ben dedektif karakteri Francis ile tanışın. O bir kedi! O bir dahi!

Akif Pirinçci’nin Felidae Kitabının Konusu Nedir?

Almanya’da büyük bir şehirde yaşayan Francis adlı bir ev kedisinin, sahibiyle taşındığı yeni semtte garip şeyler oluyor. Burada yaşayan kediler seri cinayetlere kurban gidiyor. Kedinin ölümü merakından! Bu cinayetleri çözmeyi aklına koyan Francis, atıldığı heyecan ve gerilim dolu macerayı, polisiye türünün tüm imkânlarını sonuna kadar zorlayan, hatta bunlara yenilerini ekleyen yaratıcı bir kurguyla okuyucuya aktarıyor. Ortaya çıkan sürpriz son okuru dünyayı ve insanlığı sorgulamaya itiyor.

Felidae, bir insanlık ve uygarlık eleştirisi, bir iç hesaplaşma, bir özeleştiri romanı…

Kitapta ünlü dedektiflere taş çıkartacak cinsten bir kedi olan Francis’in işlenen kedi cinayetlerini araştırması anlatılıyor.

Akif Pirinçci’nin Felidae Kitabına Yapılan Yorumlar:

Tam tamına 35 dile çevrildi, ne acıdır ki, sonuncusu Türkçeydi. Adam dünya çapında bir edebiyatçı, ilginç fikirlerin peşinde koşan, buluşları olan, yabancıların dahi ilan ettiği, Türkiye sınırlarında pek tanınmayan, daha ziyade dünya ”best seller” listelerinde dolaşan, kitaplarının eleştirileri New York Times’da yer alan, Türkçe yazmayan, bir Türk yazar. Geç de olsa, şimdi onu keşfetme zamanı… Fena da olmaz hani. En azından kedileri daha iyi tanımak için. Kitapta bir sürü, ansiklopedide bulamayacağınız kadar kedilere dair bilgi var. Bir de cinayetlere dair… Ben koptum! Daha 14. sayfada. Ayşe Arman

Francis, hemcinslerinin seri katillerini bulmaya çabalayan cin, hinoğlu hin, dessas bir kedi. Bir insan gibi, belki de bir insan. Doğan Hızlan

Akif Pirinçci bir dahi… Stern

Felidae, sıradan polisiye romanın geleneklerini alaya alan bir başyapıt. San Francisco Chronıcle

Akif Pirinçci’nin düş gücü sınır tanımıyor. Kölner Rundschau

Zeka pırıltılarıyla yazılmış heyecanlı bir roman. Express

Akif Prinççi’nin anlatım yeteneğini aşmak olanaksız. O, en büyük. General Anzeiger Bonn

Alışılmışın dışında bir gerilim romanı; iyi, şaşırtıcı, fakat her zaman ‘tutarlı’ düşüncelerden oluşan güçlü bir anlatım. İyi bir polisiye romanın tüm özelliklerini içinde barındırıyor. Die Welt

Akif Pirinçci’ninFelidae kitabından alıntılar:

Eğer benim öykümü gerçekten dinlemek istiyorsanız ki size bunu şiddetle öneririm, dinleyeceğiniz bu öykünün pek de hoş bir öykü olmayacağını size söyleyeyim de ona göre hazırlanın.

Hayatta en nefret ettiğim şey taşınmaktır.felidae-akif-pirincci

Gerçi aylar öncesinde, ”tarihi yapı”, ”restorasyon” ve ”zaman harcamak” gibi şeylerden bahsettiğini sıkça duydumsa da, Gustav’ın restorasyondan ancak bir zürafanın borsadan anladığı kadar anladığını bildiğimden, bütün bunların kapıya isim yazmaktan öteye gidemeyeceğini düşünmüştüm. Ancak şimdi dehşet içinde, onun ”tarihi yapı” ile neyi kastettiğini anlayabiliyorum.

Bütün dünya görüşü, rahatlık, dinginlik ve tam anlamıyla kendi kendiyle barışık olma üzerine kuruludur. Bu kutsal üçgeni yok edebilecek her şeyden kaçınır Gustav. Hırs ve telaş, bu zararsız adam için yabancı kavramlardır.

2/5 (4)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺