Fatih Atar Röportaj

Cennetteki Günlerim Kitabının Yazarı Fatih Atar İle Yapmış Olduğumuz Keyifli Röportaj Sizlerle:

Merhaba Fatih Bey Öncelikle Sizi Yakından Tanıyabilir Miyiz, Fatih Atar Kimdir? Kendinizden Kısaca Bahsedebilir Misiniz?

Merhabalar. Öncelikle teveccühünüz için teşekkür ederim. Ben 1981 İstanbul doğumluyum. İşletme mezunuyum ve havacılık sektöründe çalışmaya devam ediyorum. Bir yandan da son iki yıldır kitap yazımı ve dini konularda araştırma faaliyetlerim var. İlk kitabım olan Cennetteki Günlerim çıkalı henüz üç ay oldu. Şuan kitabın heyecanını yaşıyoruz.

Yazarlık Süreciniz Nasıl Başladı? Yazar Olmaya Sizi Teşvik Eden Oldu Mu?

Tabi yazarlık süreci bir anda başladı bende. Aslında arkadaşlarım yazı dilimin güçlü olduğunu söylerlerdi ancak bir kitap yazmalıyım diye bir fikrim hiç olmamıştı. Bir gün kendisine ve fikirlerine çok değer verdiğim ama dini konulara karşı biraz ön yargısı bulunan bir ağabeyim, arkadaşım bana anlatım dilimin güçlü olduğunu ve anlayabileceğimiz dilde bir kitap yazmayı niçin düşünmediğimi sordu. İşte ilk olarak o andan sonra kitap yazmaya karar verdim. Bir kitap üzerinde odaklandım ve bitirmem altı ayımı aldı. Bu kitap inşAllah 3. Kitap olarak piyasaya sürmek istediğim kitap olacak. İsmi de ‘’Gizemler İçinde Allah’’ Allah’ın varlığı ve birliğinin kâinattaki eşsiz yaratma sanatının aklımızı ve kalbimizi açan güzelliklerini kendi anladığım şekliyle anlatmaya çalıştığım bir kitaptı bu. Ama bu kitap bittikten sonra ilk kitabım olan ‘’Cennetteki Günlerim’’ kitabını yazma fikri doğdu ve bu yolda ilerledim. Tam 1,5 yılımı aldı bu kitabı hazırlamak.

Kitap konusu itibariyle İslami yayıncılar tarafından daha önce hiç basılmayan türünün ilki olma özelliği taşıyan bir kitap oldu. Çünkü İslami kaynaklarca bizlere bildirilen ahiret inancının roman diliyle anlatıldığı herhangi bir kitap biz hiç okumadık ya da bilmiyoruz. Kitapta dünya hayatında düzgün bir Müslüman olarak yaşayan bir gencin ölümüyle beraber ahiret macerasını birinci tekil şahıs ağzından anlatıyorum. Yani İslam’a göre ölüm anından itibaren cennete kadar geçecek olan süreç, kuran ayetleri ve sahih hadisler ışığında kronolojik sıraya uygun bir şekilde senaryolaştırılarak anlatıldı. Bunun bu şekilde olmasını özellikle seçtim çünkü çok güçlü bir empati yapmasını sağladı okuyucularımın. Kitapta sırat köprüsünden dahi geçiyorum. Oradan geçerken ki duygularım, aşağıya düşen insanların çığlık sesleri, köprünün inceliği, hissettiğim korku ve panik gibi birçok konuyu yaşamış gibi anlattığım içinde etkisi büyük oldu kitabın. Özellikle cennet hayatı bölümü tüm okuyucularımın favori bölümü oldu. Çünkü inandığımız cennet hayatının sadece yeşillikler içinde sessiz bir yer olduğunu zannettik her zaman. Oysa kuranı kerimde ve hadislerdeki bilgiler bunun tam aksine son derece eğlenceli hareketli bir hayatın olduğunu bizlere gösteriyor. Müzikli Cennet festivallerinden, akla hayale gelmeyecek spor dallarına kadar her şeyin var olduğu bir cenneti biz hep çayır çimen zannetmişiz. Cennetin bu yönü bizlere hiç anlatılmamış. Bu yüzden de cennet heyecanını ne yaşayabilmişiz nede yaşayanı görmüşüz. Varsa yoksa cehennem konuşulmuş. Oysa cennet hayatı tam olarak konuşmamız gereken ve heyecanını hissetmemiz gereken konuların başında geliyor. Öyle ya madem bir imtihandayız kazanırsak nereye gönderileceğimizi ve orada nasıl yaşayacağımızı ne konuşmuş ne de düşünmüşüz. Sadece kaybedersek nereye gideceğimizi biliyoruz hepsi bu. Çevrenize bakın mesela. Kaç kişinin cenneti konuştuğunu ve bunun heyecanını yaşadığını gördünüz şuana kadar. Belki de hiç. Ama bu kitapla işin rengi komple değişti Elhamdülillah. Allah bu kitapla olağan üstü bir etki yarattı. Kitabı okuyan okuyucuların nerdeyse tamamı ya kitaptan 5-10 adet alıp dağıttı ya da ciddi bir biçimde reklamını yaptı. Bu yüzden zaten bu kadar kısa sürede kitap raflarda ciddi bir yer kaplamaya başladı. Henüz üç ay olmasına ve ilk kitabım olmasına rağmen 3.baskıya geçmek üzereyiz. Hatta NT gibi bazı büyük mağazalar kitabım için geniş yer ayırmaya başladılar raflarında. Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi.

Şu An Herhangi Bir Yayın Organında Yazı Yazıyor Musunuz?

Henüz bu camiada çok yeni olduğum için herhangi bir yerde yazmıyorum. Böyle bir teklifte henüz gelmedi açıkçası.

Facebook, Twitter, Instagram Gibi Sosyal Medyaları Kullanıyor Musunuz?

Aslına bakarsanız bu konuya da kitapla birlikte eğilmeye başladım. Instagram ve facebook hesaplarını kitapla birlikte açtık. Bu yüzden takipçi sayım oldukça az. Ama etkili bir biçimde kullanmaya başladım tabii ki. Bu sayede de takipçi sayımın hızla arttığını görebiliyorum.

Yeni Kitabınız Ne Zaman Çıkacak? Hayranlarınıza Buradan 2016 Yılı İçin Yeni Kitap Müjdesi Verebilir Miyiz?

İlk kitap olan Cennetteki Günlerim belli bir seviyeye geldiğinde Cehennemdeki günlerim olan ikinci kitabı da çıkartacağım inşAllah. Çünkü her iki âleminde roman diliyle anlatılmasının artık bir zaruret olduğunu görüyorum. Çünkü insanlara hayal gibi gelen cennet ve cehennem gerçeği her insana bir nefes kadar yakın. Biz bu röportajı bitirdiğimizde dünya genelinde yaklaşık 5 bin insan normal yollarla ölmüş olacak. Ahirete muazzam bir göç var. Her üç saniyede iki insanın öldüğü bir dünyada yaşıyoruz. Ama şeytan bize ölüm hadisesi çok uzakmış gibi hissettiriyor. Bu satırları okuyan herkesin mutlaka tanıdığı bir insan ölmüştür. Bir gün bizde birilerinin ölmüş tanıdıkları olarak tarih kitabının sayfalarındaki yerimizi alacak ve ahiret hayatına geçeceğiz. Hatta bu satırları okuyan hemen herkes birkaç on yıl içinde ölmüş olacak. Ama yüce Allah bizlere ruhundan üflediği için sonsuzdan beri varmış ve sonsuza kadar da var olacakmışız gibi hissediyoruz. Oysa durum bizim hissettiğimizden çok daha farklı. Bu işin bir şaka olmadığını ciddi bir imtihanın ortasında bulunduğumuzu insanlara iyi anlatmamız gerektiğini anladım. Hayatımın geri kalan kısmını bu uğurda geçirmeye karar verdiğim için okuyucularım ismimi birçok defa daha duyacaklar inşAllah.

Dünyada En Çok Kitap Okuyan Ülkeler Sıralamasına Bakıldığında Türkiye’nin Kitap Okuma Oranı Çok Düşük. Türkiye’de Kitap Okuma Oranının Düşük Olmasını Neye Bağlıyorsunuz? Neden Çok Az Kitap Okuyoruz?

Bir kere bizde kitap okuyan anne baba çok çok az. Yani çocuklarına kitap okumalarını tembihleyen ailelere bakıyorsunuz ömürlerinde on kitap okumamışlar bile. Dolayısıyla çocuklarda kitap okumuyor. Televizyon ve internet hayatımızı tamamen işgal etmiş durumda. İnsanların birbirlerinin kitap okumadıkları için ayıplamaları gerekiyor açıkçası. Başka türlü kitap okumamanın çok ayıp bir şey olduğunu anlatamayacağız. Bu konuda toplumsal bir baskı gerekiyor. Kitap okuyanlara bir şey tavsiye edeceğim. Ben çevremde sohbet sırasında kitap okuyor musun diye birine sorduğumda eğer bana okumuyorum vaktim yok vs. gibi klişe bir cevap verirse çok şaşırmış gibi yapıyorum. Sanki dünyadaki tek kitap okumayan oymuş gibi bir tepki veriyorum. ‘’Nasıl yani gerçekten kitap okumuyor musun? Bu nasıl olur ya. İlk kez duyuyorum böyle bir şey’’ gibi bir tepki verip gülüyorum. Çok komik oluyor bunu mutlaka yapmalısınız. Çünkü muhatap kendini gerçekten kitap okumadığı için kötü hissediyor. Biz nasıl ki içki içmeyen için, sigara içmeyen için hatta zina yapmayan bir erkek için toplum olarak bu tepkileri koyuyorsak kitap okumayanlar içinde aynı baskıyı yapmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Dikkat edin çevrenize ‘’kız arkadaşın var mı?’’ diye birine sorduğunuzda eğer size ‘’Ben evlilik dışı bir ilişkiden Allah’a sığınırım hiç yapmadım yapmamda’’ diyene acıyan gözlerle bakan ve ona ruhen ya da sağlıksızmış gibi davranan erkeklerin sayısının hiç de az olmadığını göreceksiniz. Allah’ın haram saydığı fiilleri yapmayan kişilere nasıl ki böyle bir toplumsal bir baskı var helal olan şeyleri yapmayanlara ya da yapmaları gerektiği halde yapmadıkları şeylerden dolayı da aynı tepkinin koyulması gerekiyor. Bunların başında da kitap okumak geliyor elbette. İlk emri ‘’Oku’’ olan bir dine mensup bu kadar yığınların kitap okumaması içler acısı. Okunan kitaplara da bakıyorsunuz hep aşk kitapları. Allah’tan onlar varda ev hanımları filan okuma oranımızı yükseltiyor.

Kitap Yazmaya Başlamadan Önce ‘’Uzun Süredir Kitap Yazmıyorum Yeni Bir Kitap Mı Yazmalıyım’’ Diyorsunuz Yoksa Anlık Gelişen Bir Olay Üzerine, Birden Hayalinizde Canlanan Bir Düşünce Üzerine Mi Kitap Yazmaya Karar Veriyorsunuz?

İhtiyaca göre kitap yazılması taraftarıyım. İnsan kitap yazmış olmak için kitap yazamaz. Toplumda bu kitaba ihtiyaç var diye düşünmek zorundasınız. Yani yapmacık değil gerçekten de böyle düşünürseniz etkisi olur zaten. Mesela ben kitabı yazarken dünyadaki herkesin bu kitaba ihtiyacı olduğunu düşünerek yazdım. Hala da böyle düşünüyorum. Aklımdaki ilk 6 kitap içinde aynı duyguları yaşıyorum. Gerisi Allah kerim.

Sizce Kitap Yazarken Nelere Dikkat Edilmelidir? Ve Kitap Yazarken Özgün Olmak İçin Neler Yapılmalı?

Benim kitapla alakalı duyduğum en önemli iki şeyden biri kitabın özgün olmasıydı. Yani konuşma dilimle yazdım ben kitabı. Okuyucu benimle konuşur gibi okuyor kitabımı. Bu yüzdende iki şeyden ikinci olan sürükleyicilik devreye giriyor. Kitabı iki günde bitirenlerin oranı sanırım %80 minimum rakam bu. Benim yaklaşık 400 kişiden duyduklarım sonucu bu oran çıkıyor. Tabi bu sadece bana ulaşanlar. Bu yüzden kitap yazarken çok da kasmadan kendin olarak yazarsan mutlaka daha samimi olduğu ile ilgili tepkiler alınacaktır. Bugün bir Zülfü Livaneli’nin kitaplarının kendisinden çok daha büyük romancıların kitaplarından daha fazla satmasının da sırrının bu olduğunu düşünüyorum.

Hayranlarınıza Söylemek İstediğiniz Bir Şey Var Mı?

Hayran demeyelim de okuyucu diyelim biz ona. Bana kendimi Tarkan gibi hissettirdiniz bir anda. Hayranlarımla yaz konserlerinde buluşmak istiyorum demek isterdim ama bu cennette mümkün tabiî ki. Kitabımı okuyanların anlayacağı bir espri tabii ki bu. Ama eski bir müzisyen, eski bir rockçı olduğumdan dolayı da cennette müzik konusunda ismimi çok duyacaklarından emin olsunlar. İnşAllah rabbimiz bizi affeder ve bu ebedi cennet hayatında, ebediliğe mazhar edilmiş gençler olarak bizleri yaşatır ve cemaline ulaştırır.

Röportaj İçin Teşekkür Ederiz. Eklemek İstediğiniz Bir Şey Var Mıdır?fatih atar roportaj

Eklemek istediğim şey şu. Kitabımı okuyan arkadaşlarımın mutlaka din ahlakına ısındırmak istedikleri kişilere kitabımı tavsiye etmeleri ve beni sosyal medyadan takip etmeleri olacak. Çünkü kitapta Allah’ın olağan üstü bir etki yarattığını gelen okuyucu mesajlarından görebiliyoruz. Bu kutlu yolculuğumuzda bizlere destek olanlarda Ahirette inşAllah kardeşimiz olur sevabımıza da ortak olurlar. Çünkü peygamber Efendimizin (sav) dediği gibi ‘’Sebep olan yapan gibidir.’’ Allah’a emanet olunuz.

Instagram  @fatihatar_    @cennetteki_gunlerim

www.facebook.com/FatihATAR

www.facebook.com/CennettekiGÜNLERİM

Web Sitemiz Adına Yazar Fatih Atar’a Bu Güzel Röportaj İçin Teşekkür Ederiz.  

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺