Eylül-Mehmet Rauf

Eylül Romanının Karakterleri Konusu Anlattığı Yasak Aşkın Analizi, Türk Edebiyatının İlk Psikolojik Romanı Eylül Romanının Yazarı Kimdir, Mehmet Rauf’un Eylül Romanın Kısa Özeti, Mehmet Rauf’un Eylül Romanının Konusu, Mehmet Rauf’un Eylül Kitabından Alıntılar, Mehmet Rauf’un Eylül Romandan Sözler.

Mehmet Rauf’un Eylül adlı romanı; Türk edebiyatının ilk psikolojik romanıdır. Mehmet Rauf’un Eylül romanı Servet-i Fünun dergisinde 1900 yılında yayımlanmıştır. Mehmet Rauf’un Eylül adlı eseri 1901 yılında da kitap haline gelmiştir.

Eylül romanı; Mehmet Rauf’un en önemli eserinin olmasın yanında ilk psikolojik roman olması ile Türk edebiyatının da önemli eserleri arasındadır.

Mehmet Rauf’un Eylül romanından, kitapta anlatılan olaylardan daha çok kitapta yer alan karakterlerin, kitabın kahramanlarının ruh halleri ön plandadır.

Mehmet Rauf’un Eylül Romanının Kahramanları Karakterleri: Süreyya, Süreyya’nın karısı Suad, Neci Bey, Hacer

Mehmet Rauf’un Eylül Romanının Konusu ve Özeti: İlk psikolojik roman olan Mehmet Rauf’un Eylül romanında; Suad ve Süreyya çiftinin evliliklerinin üzerinden beş yıl geçmiştir. Süreyya ve karısı Suad ile beraber babasının evinde oturmaktadır. Fakat Süreyya ve karısı Suad hallerin pek memnun değillerdir. Suad artık iyice sıkılmıştır. Denize yakın bir yerde bulunan bir evde hiç olmazsa yaz tatilini geçirmek istemektedir. Fakat bunun yerine her yaz babasının yüzünden bir Suad’ın sıkıldı bir köye gelirler. Köye Süreyya’nın akrabası olan ve Süreyya’nın çok sevdiği, güvendiği Necip’in gelmesi ile olaylar bir anda farklı bir boyut kazanır.

Yasak aşkın işlendiği bu romanda Suad’ın kardeşi Hacer’in Necip Bey’e olan aşkı ve Necip Bey’e aşık olan Suad’ın yasak aşkı anlatılmaktadır.

Güneşin kavurucu ateşinin yürekleri yaktığı, o ilk sıcaklığın, zamanla karşı konulamaz bir tutkuya dönüştüğü yaz…

Ayrılık rüzgarlarının etrafta sinsice kol gezdiği sonbahar.

Türk Edebiyatının bu ilk psikolojik romanında, Suad, Süreyya ve Necib arasındaki fırtınalı ilişkiler ve kahramanların iç dünyalarına doğru uzun ve keyifli bir yolculuk sizleri bekliyor.

Klasikler, ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir. Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez. Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda. Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan, sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne. Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday. Aşk, dil, kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor. Yeniden…

Yasak aşkın heyecanı, imkânsızlığı, şüpheler, kıskançlıklar, vicdan azapları, öfke ve tutku, ‘’karanlık’’ ve ‘’erkeklik’’ halleri, İstanbul’un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır okura… Bu yüzden de Eylül, o çok söylenen ‘’gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman’’ nitelendirmesi sonuna kadar hak eder.

Bu kitap, edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanıdır.

Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu. Süreyya canı sıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle, ‘’Çılgın kız!’’ diye söylendi.

Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığı görülen karısı dönüp; ‘’Bu gece hava ne güzel!’’ dedi.

Ayrıca Mehmet Rauf’un Eylül romanının geniş özetini sitemizde Mehmet Rauf Eylül Kitap Özeti sayfasında bulabilir ve okuyabilirsiniz.

Mehmet Rauf’un Eylül Romanı Hangi Yayınevinden Kaç Sayfa Olarak Çıkmıştır.

Mehmet Rauf’un Bordo Siyah Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 304 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Kare Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 256 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Say Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 300 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Tutku Yayınevi tarafından yayımlanan Eylül romanı 331 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Sis Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 280 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Kaldırım Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 300 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Özgür Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 288 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Yason Yayıncılık tarafından yayımlanan Eylül romanı 270 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Gün Yayıncılık tarafından yayımlanan Eylül romanı 304 sayfadır

Mehmet Rauf’un Gece Kitaplığı tarafından yayımlanan Eylül romanı 288 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Elips Kitapları tarafından yayımlanan Eylül romanı 282 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Avrupa Yakası Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 280 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Kapı Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 325 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Okunası Kitaplar tarafından yayımlanan Eylül romanı Epub 98 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Antik Kitap tarafından yayımlanan Eylül romanı 288 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Sonsuz Kitap tarafından yayımlanan Eylül romanı Epub 227 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Akçağ Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 446 sayfadır.

Mehmet Rauf’un İlya Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 328 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Akvaryum Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 288 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Anonim Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 352 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Türk Edebiyat Vakfı Yayınları tarafından yayımlanan Eylül romanı 272 sayfadır.

Mehmet Rauf’un İnkılap Kitabevi tarafından yayımlanan Eylül romanı 365 sayfadır.

Mehmet Rauf’un Eylül romanının alıntılar:

İyi bir kızcağız mı? Canlı mı cansız mı? O yaratığa şimdiye kadar kimse rast gelmemiş, eğer bir tılsımla benim için bu mümkün olacaksa… Bence kadınların iyisi kötüsü yoktur, onların hepsi kadındır, hepsi kadındır.

Acaba kötülük gibi iyilik de bulaşıcı mıdır?

Birdenbire karşındaki aynada kendisini gördü. Başkalaşmış yüzünde gözleri o kadar garip bir bakışla bakıyordu ki, durdu. Bu gözler sanki aynadan kendine ”Niçin?” diye bakıyor gibi geldi.

Hiçbir kadına aşık olmadığı zaman bile aşka aşıktır.

Tam tersine zavallı erkekler, Suad Hanım; bir kadının ne olduğunu anlayanlar için asıl zavallı erkeklerdir. Kadın olmayınca erkek hayatının ne kadar kuru, yağmursuz, tesellisiz siyah bir çöl olduğunu bilseniz. Bunu çoğunlukla erkekler de biliyor da, sonradan unutuyorlar. Bir kadının bir erkek hayatına sadece varlığıyla nasıl şiir kattığını ve canlılık verdiğini, ruhu ortadan kaldırdığımızı düşünsek bile yalnız vücut içinde nasıl büyük bir koruyucu olduğunu bildiniz.

Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum.

Mesut olsa bile hayat, sadece harap eden hayat, sadece yiyen, yıkan öldürüp ezen hayat egemen olur.Eylul romani Mehmet Rauf

İki huy ne kadar birbirine uygun görünürse görünsün böyle geceli gündüzlü beraber geçen, senelerce devam eden beraberlik hayatında birtakım anlaşmazlıkların olması zorunlu olarak doğal geliyordu.

Ölünceye kadar, saniyelerine kadar hayatım senindir.

O sadece sevmişti, aşk kelimesinden belirsiz hissolunan en büyük manasına kadar sevmiş, ölümlere kadar sevmişti; fakat onu istemenin bile bir cinayet olduğunu görerek hayatta sevdikleri tarafından sevilenler de olduğunu düşünerek ah ediyordu ve sonra, öyle sevip sevilenler için bütün o felaketler gelecekti değil mi?

4.08/5 (65)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺